Okunası kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okunası kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okunası kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okunası kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2014 Çarşamba

Öv Beni Öveyim Seni




Blog aleminde mahalle havası vardır..bunu çok seviyorum..
Mahalle havası olduğu gibi komşuluk davranışları da doğal olarak meydana gelmektedir..Blogları ziyaret etmemiz birbirimizin yayınlarına yorumlar bırakmamız..yorumlarımızla da çoğu zaman yayın sahibini övmemiz güzel sözler söylememiz nerdeyse adet haline gelmiştir..

Elbette emekle yapılan işlere değer vermek saygı göstermek güzel bir şeydir..bazen yorumlardır blogun devamlılığına veya kapatılmasına sebep olan.
Blog yazarı yapılan yorumlar sonucu yol alır yazmaya devam eder veya blog fikrini tamamen terk edip hayal kırıklığına uğrayabilir..

Yorumları herkes sever!..
Teşvik onlar sayesinde gelir..bazen de hiç beklemediğimiz bir şey daha getirir beraberinde..ve ardı arkası kesilemez yavaş yavaş derinleşen bir hastalığa dönüşüverir.

Karşı tarafın veya okuyucuların onayını alamayan,beğenilmeyen yayınlar blog yazarını etkiler,gerilmesine ve ne yazık ki 'başarılı'blog yazarlarına karşı hased duymasına sebep olur..

Çok yorum alan,yorumlarının içerdiği ve çoğu zaman gerçeklik payı az olan satırların hissettirdiği kibir,övgünün,beğenilmenin bize verdiği zarardır..her zaman beni korkutan yorumların içinde bulunan övgüler, yaklaşılmaması gereken bir nimet gibidir bazen.

Her insan özeldir tektir birdir benzersiz olarak Allah tarafından yaratılmıştır..
Bir insanı hak ettiğinden yükseğe taşımak,halk arasında mahareti veya yeteneği sebebiyle övmek ve bu insanın bunun tadını çıkarmak hem zararlı hem de bir felakettir..

İmam Gazali'nin DİL BELASI kitabından bir kaç satır paylaşarak büyük İslam alimimizin satırlarıyla bu durumu daha iyi anlayabilir kendimizi gözden geçirebiliriz..


Haklı olarak birini yüzüne karşı övmek, onun felaketine sebep olabilir. Çünkü sevdiği kimseyi övmek, aşırılığa kaçar ve yalan karışabilir. Sevmediği kimseyi övmekte ise riya olabilir.

Bazen bir kimseyi övmekle, övülen kimse sevinir, kendini beğenir, insanlar beni örnek alsın diye gösterişe kapılabilir. Kendini diğer insanlardan üstün görebilir. Halbuki kendini aciz, eksik, günahkâr gören, kibirlenemez, salih amel işlemeye ve haramlardan daha çok sakınmaya gayret eder.

Kendisini başkalarından üstün gören kimse ise, bütün faziletlerden mahrum kalır. Övülen kimse, kendisinde bir şeyler olduğunu zanneder. Resulullah efendimizin yanında birisini övdüler. Övene, (Onun boynunu kestin, duyarsa iflah olmaz) buyurdu. (Buhari, Müslim)

Birini övmek, onun kibirlenmesine sebep olabilir. Kibir ve ucub ise, insanı helak eder. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Din kardeşinden bir ihtiyacını isterken onu övmekle söze başlamayın. Böyle yapan onun belini kırmış olur.) [İbni Lal]

(Birbirinizi övmekten sakının. Çünkü övmek onu boğazlamaktır.) [İbni Mace]

(Kişiyi yüzüne karşı övmek, onu boğazlamaktır.) [İ. Ebiddünya]

Bizi öven bize iyilik etmiş olmaz. Bizi arkadan hançerlemiş olur. Onun için övenlerin sözlerine itibar etmemeli. İki hadis-i şerif meali:
(Meddahların [herkesi övenlerin, yağcıların] yüzüne toprak saçın!) [Müslim, Tirmizi]

(Meddahların ağzına toprak atın.) [İbni Hibban]

(Toprak saçmak, onu aşağı bilmek, sözlerine değer vermemektir.)

İyileri övmek uygun olmayınca, fasıkları, yani açıktan günah işleyenleri övmek hiç uygun olmaz. Bir hadis-i şerif meali:
(Fasık övüldüğü zaman Allahü teâlâ gazaplanır.) [İbni Ebiddünya, Beyheki]


DİL BELASI kitabını temin edip okumamız gerekir diye düşünüyorum..hayatımızın her alanını şekillendiren İslam ve her davranışımızın nasıl olması gerektiğini bizzat kendi yaparak uygulayarak gösteren Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.s)en iyi model en iyi rehberimizdir..

Tevazu Allah'ın en sevdiği davranışlardan biri olsa gerek..Tevazu insanın en nefis elbisesi olsa gerek..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

22 Ocak 2014 Çarşamba

Cıvıl Cıvıl Bir Gün&Zor Bir Ayrılık



Güzel bir gündü dün..bu günde güzel bir güne benziyor..daha şafak sökerken tüm renkleriyle yoğun yoğun bir ton paleti vardı gökyüzünde..
Dün kütüphane yolunu tuttuk kızımla..kendisine masallar ,okuduğum kitapların bir kısmını iade edip dayanamayıp bir kaç adet kitap daha alacağımı bile bile çıktık evden..


Her yer cıvıl cıvıldı..bir çok kişiyi kısa kollu giysilerle görmek böyle güneşli bir havada Ocak ayında insanın içini ısıtsa da garipsemiyor da değil..
Güzel tarihi yapılarla dolu olan şehirde böylesine sıcak bir günde dolaşmak yapılacak en iyi şeylerden biridir..
Yukarıdaki görselde artık Yunan tavernalarının en modern halini görmektesiniz..


Bu ve buna benzer sayısız cafeler mevcut..büyük bir üniversiteye ev sahipliği yapan şehrimizin nufüsu çoğunlukla gençlerden oluşmaktadır..


İndirimlere çok az bir süre kala vitrinler hazırlıklarını yavaş yavaş tamamlıyor..fiyatlar çoğu zaman şaşırtacak kadar uygun ve düşükler..


Kütüphaneye gitmek her zaman mutluluk verir bana..bu seferki öyle değildi ama..içim buruktu..bu güne dek okuduğum tarifi zor duygularımı ifade etmekte zorlandığım bir kitabı iade etmem gerekiyordu.
İnsan tarafından yazılmış hiç bir eser kalbime bu kadar yakın olup kalbimi bu derece derinden etkilememişti..
Sayısız not aldığım..gittiğim her yerde yanımda bulunan..okurken yaşadığım duygulara bir daha dayanamayışım kitabı ikinci kez okumama engel oldu..

Kendine bir şeyler arayan..
Bir yerlere gerçekten ve doğru bir şekilde ulaşmak isteyen.
Bu dünya hayatının bir çok yüzünü farklı bir gözle görmek isteyen.
Biz insanların sayısız günlük hata ve nefsimize olan düşkünlüklerimizi fark edip düzeltmek kısaca Allah yolunda nasıl yürülür sorusuna sayısız cevaplar içeren bir eserdir..

Kitap eski..kitap kütüphaneye ait ve ben onu iade etmekten başka hiç bir şey yapamam..

İade ettim..üzerine bir çizgi çekemeden..gerçekten not etmek istediklerimin notunu alamadan..içime istediğim veya hak ettiği gibi sindiremeden iade ettim..

KİTAPTAN NOTLARIM:

Notlar okurken farkındalıklar,pişmanlıklar,karar caydırmalarına,yer yer utanmaya kendimi kıyaslamama ve tartmama hesaba çekmeme sebep olmuştur..

1:Kim Allah'ı tanır da kendisini tatmin etmezse bedbahtır.

2-Takvadan başka azık yoktur,ister al ister alma.

3-Allah kibirlenenleri kendi yakınlarından sıkıntı çektirmeden;hırslıları bir lokma ekmekle bir yudum suya muhtaç etmeden,böbürlenenleri kendi pisliğinde bulaştırmadan dünyadan çıkarmaz..

4-Kudsi hadiste buyrulur:
Kibir ve ululuk Bana Allah'a(c.c) mahsus giyeceklerdir.Kim bunları giymek isterse cehenneme atarım.

5-Allaha ancak temiz vucütlar ibadet edebilir.

6-Baziları mideyi kalbin altında bir tencereye benzetirler.Tencere ne kadar kaynarsa o derece çok buhar çıkarır.Bu durum üstünde duran kalbi rahatsız eder.

7-Mide aç olursa diğer azalar tok olur,mide toksa diğer azalar aç olur.

8-İnsanda zuhur eden her iyi-kötü hareket mideye inen gıdaların eseridir.Ona giren haramsa çıkan da haramdır.Giren helalse çıkan da helaldir.Gıdalar tohum mide tarladır.Oraya ne ekilirse o biçilir.

9-Bir muradına ermek için çok aç dur.Çünkü çok yemek aklın doğruyu bulma kabiliyetini yok eder.Bu tecrübe edilen bir şeydir.

10-İbadet bir sanattır.Atölyesi tenhalık,aleti açlıktır.

11-İnsanlar arasında malının çokluğu ve iyi şeyler yemekle öğünmek,gösteriş yapmak için alınan gıdaları bu niyetle toplanan malın ve gıdanın kıyamet gününde sahibinin hesaba çekilmesine ve hapsedilmesine sebep olur.
Kişinin malı ve mülkü ile insanlar arasında gösteriş yapmak günahtır.

12-Allah buyurur:Sonra,yemin olsun o gün mutlaka nimetlerden sorulacaksınız.Tekasür sur:8

13-Efendimiz(s.a.s)buyurur:Kazancın helali için hesap haramı için azap vardır.

14-Dünya Allahın düşmanıdır.Allah sevgisini izale eder.Allah ise insanın sevgilisi ve efendisidir.

15-Halk heva'yı nefsinin peşinde giden halk,kişi için büyük zararlar açar.Muhalefet etsen sana düşman olurlar.Düşmanlığa zorlarlar,böylece onların yoluna girmiş olursun.Seni methemekle kibirlenmene gururlanmana böbürlenmene,zemmetmekle (kötülemek, çekiştirmek)de hüzünlenmene öfkenelmene sebep olurlar.
Her iki hal senin için felakettir.

16-Allah sonu gelmeyen saadetler veriyor.Düşün ey miskin,sen böyle vefasız aciz elinden hiç bir şey gelmeyen nankörleri nasıl tercih ediyorsun..

İMAM GAZALİ:Abidlerin Yolu kitabından notlarım.

İstifade etmenizi umduğum için buraya aktarmak istedim dostlar..

Güzel geçsin gününüz..

Sevgilerimle..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

25 Kasım 2013 Pazartesi

İmam Gazali:Ey Oğul'dan Notlarım

 

İmam Gazali'nin(Allah ondan razı olsun) eski talebelerinden biri yıllarca hizmetine devam etmiş ondan okuyarak ilimleri en ince noktalarına kadar öğrenmiş ve ruhi faziletlerini geliştirerek kemale erdirmişti.

Günün birinde bu eski talebe kendik kendine düşünürken:''Şimdiye kadar çeşitli ilimler okudum,ömrümün baharını bunları öğrenmek ve toplamakla harcadım.
Şimdi bilgilerden hangilerinin yarın ahirette bana fayda vereceğini ve kabrimde yardımcı olacağını bilmem lazım ki,luzümsuz olanları terkedeyim.
Nitekim Resulullah(s.a.s):''Allahım faydasız ilimden sana sığınırım''diye dua etmiştir..


Daha evvel internette okuduğum veya kanallarda şiir halinde naat halinde kulağımın alışkın olduğu alışkın olmasına rağmen anlamı ve derinliğini bilmediğim güzel bir kitaptan bahsetmek istiyorum..
İçeriğinden çok kitabın genel görünümünden başlamak istiyorum..
Kütüphanemizde çok sayıda eski kitaplar olduğunu daha evvel sizinle paylaşmışmıydım hatırlamıyorum ancakiş te bu kitap kütüphanemizin sahip olduğu 68'nci kitap olmakla beraber yayınlandığı tarihi kitapta not edilmemiştir.
Görünce beni mutlu eden kitabın 6'ncı baskını olduğuydu..bu da demek oluyor ki kitap oldukça eski olmalı..
Kitaptan notlarım beni en çok etkileyen satırları defterime aktardım..
Yeni baskılarına bakınca kitabın elimdekinden biraz farklı olduklarını görünce mutlaka bu baskıdaki çeviri ile bende kalmasını istedim..ve not ettim.

NOTLARIM:

1-Kitabın girişinde ilgimi çeken ilk şey:
İmam Gazal, hicri 488 yılında birdenbire ruh aleminde büyük bir sarsıntı oldu.
Bunu kendi tercüme-i hali (otobiyografisi)olan Munkizu mine'd-Dalal adlı eserinde anlatmaktadır.

2-İnsan sadece iman etmekle cennete girebilir denilse,buna ''Evet!''diye cevap veririz.
Fakar oraya ne zaman erişir ve o hedefe varmak için ne kadar zor engeller katedecektir?
Bu engellerin en başta geleni imandır.
Zira amelle kuvvetlendirilmeyen iman cennete kadar dayanabilir mi?

Sarsıcı bir tespit değil mi?

3-Hz.İsa (a.s) İncil'de şuna rastladım ''Bir ölünün tabuta konulduğu saatten,kabrin kenarına getirildiği ana kadar,Allah Teala azametiyle o ölüden kırk sual sorar:
Birincisi:''Ey kulum!Senelerce halkın gözüne güzel görünmeye çalıştın.Bana ise bir saat bile hoş görünmeye çalışmadın''halbuki Allah teala her gün her an senin kalbine nazar eder(bakar) ve sen O'nun nimetlerine gark olduğun halde başkaları için çırğınıyorsun!
Halbuki sen bu hitabı işitemezsin çünkü sağırsın!''..

4-Hz.Ebu Bekir Es-Sıddık (r.a) Bucesetler ya bir kuş kafesidir yahut bir hayvan ahırıdır,diyor.
Kendi kendine biraz düşün,sen bunların hangisindesin?

5-Firasetli kişiye tek bir söz dahi kafidir.


Feraset zihin uyanıklığı, bir şeyi çabukça anlayış kabiliyeti, bir insanın ahlakını, kabiliyetini yüzünden anlamak melekesi demektir.
Feraset iki türlüdür. Biri bir nevi ilham eseridir ki, sebebi bilinmeksizin meydana gelir. Diğeri bir kazanma eseridir ki, muhtelif tabiatlara vakıf olmak sebebiyle meydana gelir.
Ferasetin zıddı ahmaklıktır, zekadan mahrumiyettir. Ferasetli kimselerin huzurlarında uyanık bulunmalı, edebe, fazilete aykırı şeylerden kaçınmalıdır. “Müminin ferasetinden sakınınız. Çünkü o, Allah’ın nuruyla bakar.” buyurulmuştur. (Tirmizi, Taberani)
Kaynak: Büyük İslam İlmihali, Ömer Nasuhi Bilmen 


Beni en çok etkileyenleri not almakla yetindim..
Kitap küçücük olduğu için bir saatte okunabilir diye düşüncesini yerle bir eden,üzerinde duruldukça insana başka şeyler veren..ne enteresan bir şeydir ayrıca şunu da fark ettim ki bahsetmemek olmaz.kitap beni içine çekmesinden çok ruh halime bir sessizlik tarifsiz bir huzur izi bıraktı..

Bu büyük İslam alimlerinin feyzi ve bereketi..isimlerinin dahi yazılı durması evimizin bir yerinde inanıyorum ki evimize ve hayatımıza da derinlik,mana ve bereketin inmesine vesile olacaktır..

Dikkatimi çeken bir şey daha oldu..


Kitabın arka kapağın.. öylesine güzel bir nasihat içeriyor ki arka kapak..hala,günümüzde dahi yapılabilecek muhteşem bir amel olduğunu düşünüyorum..

Sevgilerimle..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

30 Nisan 2013 Salı

Yavasla-Okuru var mi burada?


Bir kitaptan bir kac satir paylasmak istedim..okuyani oldu mu diye sormak icin..okunasi bir kitap gibi gorunuyor,Kemal Sayar'in Herseyin bir anlami var kitabini almis ama okumakta cok zorlanmistim..bana hitap etmiyordu..yazilanlar degil..tarzi belki de ifade sekli..hediye ettim ..
Simdilerde bir cok yerde karsima cikan bu kitap dikkatimi cekti..satirlarin icinde kendimden bir seyleri benzetebildim..


"Hayatı sadeleştirmek gerekiyor,basit yaşayan insanlar,kanaat edebilenler,ele geçirmeyi reddedenler,kendilerini sınırlandırabilenler bir adım önde yürüyor. Onlar,nadide sarı laleler gibi,ışıltılarıyla dünyayı güzelleştiriyor."
— Kemal Sayar


Hız uyuşturuyor. Artık her yerde ve hiçbir yerdeyiz. Aslında bütün varlığımızla bir yerde değiliz, parça parça orada ve buradayız. Anlaşmak için zaman gerekir, zaman ve mekan. Konuşmanın yanında susmak da gerekir, birbirinin söylediğine dikkat kesilebilmek, kalbini dostunun kalbine yaklaştırmak gerekir. İnsana ve gerçek hayata ayrılan zaman azaldıkça yabancılaşma çoğalıyor. Gerçek hayattan ayrılan bilinç, sanal ses ve sanal sohbetle uyuşuyor.
_Kemal Sayar

Yakın ilişkilerin mahremiyete ihtiyacı vardır. Kişinin ruh arkadaşına ifade ettiği his, tutku ve düşünceler toplum önünde söylendiğinde anlamını kaybeder ve başka bir şey olur.  
-Kemal Sayar



Yavaşla ! Bu Dünyadan Birkere Geçeceksin / Kemal SAYAR




Gun bitti dost..yapragini yirtmayi unutma omur takvimi yureginden..
Bu gun yasananlar da gun ile gittiler..isik ile gittiler..takas edildi gunduzun duygulari gece hisleriyle..
Gulumse..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

21 Nisan 2013 Pazar

Okunası kitaplar:Vakit disiplini

Selamunaleykum sevgili dostlarim..ne sakin bir haftasonu var degil mi blog aleminde :)
Haftasonunun geldigini hissediyor insan yani haftaici oldukca aktifiz oldukca hareketli geciyor ama haftasonu gelince hareketin azaldigini gorebiliyor insan..
Sevindirici bir durum..insanlarin sanal alemi degil baska bir sey yapmayi tercih ettikleri icin..sevindirici..belki aileleriyle birlikte vakit geciriyorlardir..belki sila-i rahim icin yakinlarini ziyarete gitmislerdir..belki hayirli bir is icin kollari sivamislardir..
Bloglarimiz sakin olsun dilerim ki her haftasonu..hatta haftaici de bu denli sakin olursa yine sevinecegimi dusunuyorum artik..
Bir cihaz veya makineye bagli olmadigimizi bilmek sevinc verici degil de nedir :)

Kitap hakkinda bir kac satir yazarak cikacagim dedim ama bu duygu ve dusuncelerimi de paylasmadan edemedim dostlarim..

Bu aralar okudugum ve her gece uyumadan once sakin ortamda mutlaka en az bir kac satirini okudugum (veya okuyabildigim kadarini) kitabim yukaridaki karedeki kitaptir..
Beni defalarca aglatan,duygulandiran burnumun diregini sizlatan kendimi silkelememe sebep olan bir eserdir..okumadiysaniz ismi cismi sizi korkutmasin..4 buyuk halifeden bahseden bu kitap mutlaka okunmali diye dusunuyorum artik..

Dusunduruyor cunku sahabelerin hayatlarini anlatiyor cunku buyuk halifelerin olay ve durumlar karsisinda nasil hareket ettiklerini gosteriyor cunku..
Onlarin bu derece sevilmeleri ve onlari sevmenin neden farz oldugu bu kitabi okuyunca anladim..
Allah hepsinden razi olsun..

Bu guzel kitabim bitince (ki oyle bir acelem yoktur,severek okuyorum)bu kitapla es deger veya en azindan bu itap kadar faydali ve egitici baska bir eser arayisina girmistim..

Buldugum bir kac kitap var almak istedigim..Menakib-' cihar yar-i guzin bittikten sonra..

Bunlardan biri:

Vakit disiplini.kardesim Gisim ile bilgisayar veya blogda gecirdigimiz vakit hakkinda konusurken kendisine bu kitabi coktan not ettigimi,almak istedigimi paylasmistim,kendisi de almayi dusunenlerden..
Bilgisayarda gecirdigim vakti artik oldukca azaltmis olmama ragmen (gunluk1-2 saat maksimum)yine de bu kitabi okumayi arzu ediyorum..ki,vakti daha iyi anlama,tanima ve degerlendirme bakimindan icimden bir his gercekten destekleyici ve yonlendirici olacagini soyluyor..

Insallah kitabim bitince alip okumayi nasip etsin Allahim..


Vakit disiplini hakkinda kisacik bir yazi dusulmus onu da paylasmak isterim:
Zaman iyi değerlendirme konusunda, yarına dair bir kaygı taşımayan  bir düşünceyle, “sürat”, “telaş” ve “kazanım” adına, zaman yönetiminde sınır tanımayan bir anlayış, insanlık için bir huzur ve kurtuluş vesilesi olabilir mi acaba? Kırık bir kum saati düşünün üstten akan kum tanecikleri, saatin altındaki bölmesine değil de, dışarı dökülüyor. Amacımız bu deliğin kapatılmasını hatırlatmak…

Erkam Yayınları
Özcan Hıdır

 
Vakit disiplini kitabini online satin almak icinse dostlarim suraya tiklayabilirsiniz:VAKIT DISIPLINI



MENÂKIB-I ÇİHÂR YÂR-İ GÜZİN kitabini merak eden dostlarim asagidaki linkten sesli olarak kitabin tumunu veya bir kismini dinleyebilirler..

Dinlemek icin:MENÂKIB-I ÇİHÂR YÂR-İ GÜZİN

Benim de sana tavsiye edebilecegim faydali manali ve cok guzel bir eser biliyorum diyorsan lutfen bunu yapmani rica ediyorum dostum..

Sevgilerimle..


 




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Recent in Recipes

SON YAZILAR