kitap tavsiyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap tavsiyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap tavsiyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap tavsiyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2014 Çarşamba

Can-Can


Türkiye demek İstanbul demektir benim için bir bakıma...Türkiyeye her gidişim de kitap almak anlamına da gelebilir diyebilirim..geçen ay yine İstanbul'a düşünce yolum çevreyi ve manzaraları insanları ve mekanları çekmek yerine hedefim sadece ve sadece bir yer bir mekandı..

Kitapçılar!..
Burada(Yunanistan)kırtasiyede görüp de almadığım kitaplara İstanbul'a gidince kavuşma hayali Sultanahmet'e bir an evvel bulunma arzusunu tetikleyip durdu..



Önce Simit sarayında güzel bir kahvaltı edildi ardından da dost kapısı çalındı..


Güzel insanlar olunca çay hiç bir zaman ne yeterli gelir ne de mutluluğu tarif edecek kadar içilir..
Dostun sohbeti yetmediği gibi çay da yetmedi bize :)
Çok şükür ki hamarat hanımlar ocağın üstünden indirmedi çaydanlığı günlerce..dolayısıyla her fırsatta sohbet meclisi kuruldu her fırsatta çaylar içildi..


Sıra şehri biraz gezmeye gelmişken de soluğu dediğim gibi kitapçıda aldım..
Timaş Yayınlarının çocukların dini ve ahlaki yönden gelişmeleri ve bu tür anlayış ve algıları olabildiğince aşılamak amacıyla hazırladığı kitaplardan ne yazık ki sadece birini bulabildim..
Daha fazlası da var..şiddetle annelerin edinmesi ve çocuklarına okuması gerektiğini düşünüyorum..


Kitabın içeriği İslam alimlerinin ve daha bir çok ünlü isimlerin kıssa hikaye tadında hayatlarını kaleme almıştır..


Bu kitap serisini mutlaka edinmek ve bol bol okumak gerek yavrularımıza..kul hakkının,tövbe etmenin önemini,daha henüz aile kurulmadan eşlerin samimiyeti temiz yürekliliği ve güzel ahlakı dünyaya gelecek güzel insan ve müslümanların  habercisi olduğu ve en önemli tohumları evlilikten önce atıldığını çocuklarımızdan çok biz büyüklere de öğreten güzel bir kitap..

Çeşitli kıssalar masal tadında net güzel sade bir dil ile anlatılmış..
İlgimi çeken bir başka yönü ise hikayelerde geçen kahramanların isimlerini kızımın sonraki gün de hatırlıyor olması hatırlayamadıklarını tekrar sorarak öğrenmek istemesi..

-Abdulkadir miydi neydi anne?
-Sabit miydi Salim miydi yoksa üüf neydi ya annee..

Tek başına oynarken bile tekrarladığı ve etkilendiğini özellikle buradan anladığım cümle ise..Tövbe edin,tövbe edin cümlesiydi..

..bir değil bir çok damla hikmet de barındırıyor içinde bu kitap kanımca..

Sevgiyle kalın Allah'a emanet olun dostlarım..

İnternet üzernden temin etmek isteyen veya incelemek isteyenler için:Dini Hikayelerle Ahlak Eğitimi





O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

18 Haziran 2014 Çarşamba

Öv Beni Öveyim Seni




Blog aleminde mahalle havası vardır..bunu çok seviyorum..
Mahalle havası olduğu gibi komşuluk davranışları da doğal olarak meydana gelmektedir..Blogları ziyaret etmemiz birbirimizin yayınlarına yorumlar bırakmamız..yorumlarımızla da çoğu zaman yayın sahibini övmemiz güzel sözler söylememiz nerdeyse adet haline gelmiştir..

Elbette emekle yapılan işlere değer vermek saygı göstermek güzel bir şeydir..bazen yorumlardır blogun devamlılığına veya kapatılmasına sebep olan.
Blog yazarı yapılan yorumlar sonucu yol alır yazmaya devam eder veya blog fikrini tamamen terk edip hayal kırıklığına uğrayabilir..

Yorumları herkes sever!..
Teşvik onlar sayesinde gelir..bazen de hiç beklemediğimiz bir şey daha getirir beraberinde..ve ardı arkası kesilemez yavaş yavaş derinleşen bir hastalığa dönüşüverir.

Karşı tarafın veya okuyucuların onayını alamayan,beğenilmeyen yayınlar blog yazarını etkiler,gerilmesine ve ne yazık ki 'başarılı'blog yazarlarına karşı hased duymasına sebep olur..

Çok yorum alan,yorumlarının içerdiği ve çoğu zaman gerçeklik payı az olan satırların hissettirdiği kibir,övgünün,beğenilmenin bize verdiği zarardır..her zaman beni korkutan yorumların içinde bulunan övgüler, yaklaşılmaması gereken bir nimet gibidir bazen.

Her insan özeldir tektir birdir benzersiz olarak Allah tarafından yaratılmıştır..
Bir insanı hak ettiğinden yükseğe taşımak,halk arasında mahareti veya yeteneği sebebiyle övmek ve bu insanın bunun tadını çıkarmak hem zararlı hem de bir felakettir..

İmam Gazali'nin DİL BELASI kitabından bir kaç satır paylaşarak büyük İslam alimimizin satırlarıyla bu durumu daha iyi anlayabilir kendimizi gözden geçirebiliriz..


Haklı olarak birini yüzüne karşı övmek, onun felaketine sebep olabilir. Çünkü sevdiği kimseyi övmek, aşırılığa kaçar ve yalan karışabilir. Sevmediği kimseyi övmekte ise riya olabilir.

Bazen bir kimseyi övmekle, övülen kimse sevinir, kendini beğenir, insanlar beni örnek alsın diye gösterişe kapılabilir. Kendini diğer insanlardan üstün görebilir. Halbuki kendini aciz, eksik, günahkâr gören, kibirlenemez, salih amel işlemeye ve haramlardan daha çok sakınmaya gayret eder.

Kendisini başkalarından üstün gören kimse ise, bütün faziletlerden mahrum kalır. Övülen kimse, kendisinde bir şeyler olduğunu zanneder. Resulullah efendimizin yanında birisini övdüler. Övene, (Onun boynunu kestin, duyarsa iflah olmaz) buyurdu. (Buhari, Müslim)

Birini övmek, onun kibirlenmesine sebep olabilir. Kibir ve ucub ise, insanı helak eder. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Din kardeşinden bir ihtiyacını isterken onu övmekle söze başlamayın. Böyle yapan onun belini kırmış olur.) [İbni Lal]

(Birbirinizi övmekten sakının. Çünkü övmek onu boğazlamaktır.) [İbni Mace]

(Kişiyi yüzüne karşı övmek, onu boğazlamaktır.) [İ. Ebiddünya]

Bizi öven bize iyilik etmiş olmaz. Bizi arkadan hançerlemiş olur. Onun için övenlerin sözlerine itibar etmemeli. İki hadis-i şerif meali:
(Meddahların [herkesi övenlerin, yağcıların] yüzüne toprak saçın!) [Müslim, Tirmizi]

(Meddahların ağzına toprak atın.) [İbni Hibban]

(Toprak saçmak, onu aşağı bilmek, sözlerine değer vermemektir.)

İyileri övmek uygun olmayınca, fasıkları, yani açıktan günah işleyenleri övmek hiç uygun olmaz. Bir hadis-i şerif meali:
(Fasık övüldüğü zaman Allahü teâlâ gazaplanır.) [İbni Ebiddünya, Beyheki]


DİL BELASI kitabını temin edip okumamız gerekir diye düşünüyorum..hayatımızın her alanını şekillendiren İslam ve her davranışımızın nasıl olması gerektiğini bizzat kendi yaparak uygulayarak gösteren Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.s)en iyi model en iyi rehberimizdir..

Tevazu Allah'ın en sevdiği davranışlardan biri olsa gerek..Tevazu insanın en nefis elbisesi olsa gerek..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

22 Ocak 2014 Çarşamba

Cıvıl Cıvıl Bir Gün&Zor Bir Ayrılık



Güzel bir gündü dün..bu günde güzel bir güne benziyor..daha şafak sökerken tüm renkleriyle yoğun yoğun bir ton paleti vardı gökyüzünde..
Dün kütüphane yolunu tuttuk kızımla..kendisine masallar ,okuduğum kitapların bir kısmını iade edip dayanamayıp bir kaç adet kitap daha alacağımı bile bile çıktık evden..


Her yer cıvıl cıvıldı..bir çok kişiyi kısa kollu giysilerle görmek böyle güneşli bir havada Ocak ayında insanın içini ısıtsa da garipsemiyor da değil..
Güzel tarihi yapılarla dolu olan şehirde böylesine sıcak bir günde dolaşmak yapılacak en iyi şeylerden biridir..
Yukarıdaki görselde artık Yunan tavernalarının en modern halini görmektesiniz..


Bu ve buna benzer sayısız cafeler mevcut..büyük bir üniversiteye ev sahipliği yapan şehrimizin nufüsu çoğunlukla gençlerden oluşmaktadır..


İndirimlere çok az bir süre kala vitrinler hazırlıklarını yavaş yavaş tamamlıyor..fiyatlar çoğu zaman şaşırtacak kadar uygun ve düşükler..


Kütüphaneye gitmek her zaman mutluluk verir bana..bu seferki öyle değildi ama..içim buruktu..bu güne dek okuduğum tarifi zor duygularımı ifade etmekte zorlandığım bir kitabı iade etmem gerekiyordu.
İnsan tarafından yazılmış hiç bir eser kalbime bu kadar yakın olup kalbimi bu derece derinden etkilememişti..
Sayısız not aldığım..gittiğim her yerde yanımda bulunan..okurken yaşadığım duygulara bir daha dayanamayışım kitabı ikinci kez okumama engel oldu..

Kendine bir şeyler arayan..
Bir yerlere gerçekten ve doğru bir şekilde ulaşmak isteyen.
Bu dünya hayatının bir çok yüzünü farklı bir gözle görmek isteyen.
Biz insanların sayısız günlük hata ve nefsimize olan düşkünlüklerimizi fark edip düzeltmek kısaca Allah yolunda nasıl yürülür sorusuna sayısız cevaplar içeren bir eserdir..

Kitap eski..kitap kütüphaneye ait ve ben onu iade etmekten başka hiç bir şey yapamam..

İade ettim..üzerine bir çizgi çekemeden..gerçekten not etmek istediklerimin notunu alamadan..içime istediğim veya hak ettiği gibi sindiremeden iade ettim..

KİTAPTAN NOTLARIM:

Notlar okurken farkındalıklar,pişmanlıklar,karar caydırmalarına,yer yer utanmaya kendimi kıyaslamama ve tartmama hesaba çekmeme sebep olmuştur..

1:Kim Allah'ı tanır da kendisini tatmin etmezse bedbahtır.

2-Takvadan başka azık yoktur,ister al ister alma.

3-Allah kibirlenenleri kendi yakınlarından sıkıntı çektirmeden;hırslıları bir lokma ekmekle bir yudum suya muhtaç etmeden,böbürlenenleri kendi pisliğinde bulaştırmadan dünyadan çıkarmaz..

4-Kudsi hadiste buyrulur:
Kibir ve ululuk Bana Allah'a(c.c) mahsus giyeceklerdir.Kim bunları giymek isterse cehenneme atarım.

5-Allaha ancak temiz vucütlar ibadet edebilir.

6-Baziları mideyi kalbin altında bir tencereye benzetirler.Tencere ne kadar kaynarsa o derece çok buhar çıkarır.Bu durum üstünde duran kalbi rahatsız eder.

7-Mide aç olursa diğer azalar tok olur,mide toksa diğer azalar aç olur.

8-İnsanda zuhur eden her iyi-kötü hareket mideye inen gıdaların eseridir.Ona giren haramsa çıkan da haramdır.Giren helalse çıkan da helaldir.Gıdalar tohum mide tarladır.Oraya ne ekilirse o biçilir.

9-Bir muradına ermek için çok aç dur.Çünkü çok yemek aklın doğruyu bulma kabiliyetini yok eder.Bu tecrübe edilen bir şeydir.

10-İbadet bir sanattır.Atölyesi tenhalık,aleti açlıktır.

11-İnsanlar arasında malının çokluğu ve iyi şeyler yemekle öğünmek,gösteriş yapmak için alınan gıdaları bu niyetle toplanan malın ve gıdanın kıyamet gününde sahibinin hesaba çekilmesine ve hapsedilmesine sebep olur.
Kişinin malı ve mülkü ile insanlar arasında gösteriş yapmak günahtır.

12-Allah buyurur:Sonra,yemin olsun o gün mutlaka nimetlerden sorulacaksınız.Tekasür sur:8

13-Efendimiz(s.a.s)buyurur:Kazancın helali için hesap haramı için azap vardır.

14-Dünya Allahın düşmanıdır.Allah sevgisini izale eder.Allah ise insanın sevgilisi ve efendisidir.

15-Halk heva'yı nefsinin peşinde giden halk,kişi için büyük zararlar açar.Muhalefet etsen sana düşman olurlar.Düşmanlığa zorlarlar,böylece onların yoluna girmiş olursun.Seni methemekle kibirlenmene gururlanmana böbürlenmene,zemmetmekle (kötülemek, çekiştirmek)de hüzünlenmene öfkenelmene sebep olurlar.
Her iki hal senin için felakettir.

16-Allah sonu gelmeyen saadetler veriyor.Düşün ey miskin,sen böyle vefasız aciz elinden hiç bir şey gelmeyen nankörleri nasıl tercih ediyorsun..

İMAM GAZALİ:Abidlerin Yolu kitabından notlarım.

İstifade etmenizi umduğum için buraya aktarmak istedim dostlar..

Güzel geçsin gününüz..

Sevgilerimle..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

25 Kasım 2013 Pazartesi

İmam Gazali:Ey Oğul'dan Notlarım

 

İmam Gazali'nin(Allah ondan razı olsun) eski talebelerinden biri yıllarca hizmetine devam etmiş ondan okuyarak ilimleri en ince noktalarına kadar öğrenmiş ve ruhi faziletlerini geliştirerek kemale erdirmişti.

Günün birinde bu eski talebe kendik kendine düşünürken:''Şimdiye kadar çeşitli ilimler okudum,ömrümün baharını bunları öğrenmek ve toplamakla harcadım.
Şimdi bilgilerden hangilerinin yarın ahirette bana fayda vereceğini ve kabrimde yardımcı olacağını bilmem lazım ki,luzümsuz olanları terkedeyim.
Nitekim Resulullah(s.a.s):''Allahım faydasız ilimden sana sığınırım''diye dua etmiştir..


Daha evvel internette okuduğum veya kanallarda şiir halinde naat halinde kulağımın alışkın olduğu alışkın olmasına rağmen anlamı ve derinliğini bilmediğim güzel bir kitaptan bahsetmek istiyorum..
İçeriğinden çok kitabın genel görünümünden başlamak istiyorum..
Kütüphanemizde çok sayıda eski kitaplar olduğunu daha evvel sizinle paylaşmışmıydım hatırlamıyorum ancakiş te bu kitap kütüphanemizin sahip olduğu 68'nci kitap olmakla beraber yayınlandığı tarihi kitapta not edilmemiştir.
Görünce beni mutlu eden kitabın 6'ncı baskını olduğuydu..bu da demek oluyor ki kitap oldukça eski olmalı..
Kitaptan notlarım beni en çok etkileyen satırları defterime aktardım..
Yeni baskılarına bakınca kitabın elimdekinden biraz farklı olduklarını görünce mutlaka bu baskıdaki çeviri ile bende kalmasını istedim..ve not ettim.

NOTLARIM:

1-Kitabın girişinde ilgimi çeken ilk şey:
İmam Gazal, hicri 488 yılında birdenbire ruh aleminde büyük bir sarsıntı oldu.
Bunu kendi tercüme-i hali (otobiyografisi)olan Munkizu mine'd-Dalal adlı eserinde anlatmaktadır.

2-İnsan sadece iman etmekle cennete girebilir denilse,buna ''Evet!''diye cevap veririz.
Fakar oraya ne zaman erişir ve o hedefe varmak için ne kadar zor engeller katedecektir?
Bu engellerin en başta geleni imandır.
Zira amelle kuvvetlendirilmeyen iman cennete kadar dayanabilir mi?

Sarsıcı bir tespit değil mi?

3-Hz.İsa (a.s) İncil'de şuna rastladım ''Bir ölünün tabuta konulduğu saatten,kabrin kenarına getirildiği ana kadar,Allah Teala azametiyle o ölüden kırk sual sorar:
Birincisi:''Ey kulum!Senelerce halkın gözüne güzel görünmeye çalıştın.Bana ise bir saat bile hoş görünmeye çalışmadın''halbuki Allah teala her gün her an senin kalbine nazar eder(bakar) ve sen O'nun nimetlerine gark olduğun halde başkaları için çırğınıyorsun!
Halbuki sen bu hitabı işitemezsin çünkü sağırsın!''..

4-Hz.Ebu Bekir Es-Sıddık (r.a) Bucesetler ya bir kuş kafesidir yahut bir hayvan ahırıdır,diyor.
Kendi kendine biraz düşün,sen bunların hangisindesin?

5-Firasetli kişiye tek bir söz dahi kafidir.


Feraset zihin uyanıklığı, bir şeyi çabukça anlayış kabiliyeti, bir insanın ahlakını, kabiliyetini yüzünden anlamak melekesi demektir.
Feraset iki türlüdür. Biri bir nevi ilham eseridir ki, sebebi bilinmeksizin meydana gelir. Diğeri bir kazanma eseridir ki, muhtelif tabiatlara vakıf olmak sebebiyle meydana gelir.
Ferasetin zıddı ahmaklıktır, zekadan mahrumiyettir. Ferasetli kimselerin huzurlarında uyanık bulunmalı, edebe, fazilete aykırı şeylerden kaçınmalıdır. “Müminin ferasetinden sakınınız. Çünkü o, Allah’ın nuruyla bakar.” buyurulmuştur. (Tirmizi, Taberani)
Kaynak: Büyük İslam İlmihali, Ömer Nasuhi Bilmen 


Beni en çok etkileyenleri not almakla yetindim..
Kitap küçücük olduğu için bir saatte okunabilir diye düşüncesini yerle bir eden,üzerinde duruldukça insana başka şeyler veren..ne enteresan bir şeydir ayrıca şunu da fark ettim ki bahsetmemek olmaz.kitap beni içine çekmesinden çok ruh halime bir sessizlik tarifsiz bir huzur izi bıraktı..

Bu büyük İslam alimlerinin feyzi ve bereketi..isimlerinin dahi yazılı durması evimizin bir yerinde inanıyorum ki evimize ve hayatımıza da derinlik,mana ve bereketin inmesine vesile olacaktır..

Dikkatimi çeken bir şey daha oldu..


Kitabın arka kapağın.. öylesine güzel bir nasihat içeriyor ki arka kapak..hala,günümüzde dahi yapılabilecek muhteşem bir amel olduğunu düşünüyorum..

Sevgilerimle..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

2 Eylül 2013 Pazartesi

Kemal Sayar-Yavaşla-Okunur ama Bitmez


Kemal Sayar'ın ''YAVAŞLA'' kitabını bittirdim demeye varmasa da dilim sonuç itibariyle görünen kitabın nihayete erdiğidir..
Okunacak yerleri bitmedi,üzerinde durulacak noktaları bitmedi,çizilecek cümleleri henüz çizilemediyse de bu kitabı okumanın ne denli doğrular ne kadar yerinde tespitler içerdiğini tekrar tekrar okunan bir satır veya bir cümleye dönüş yaptığınızda anlaşılıyor..

Bitti diyemiyorum bu kitaba..çünkü sürekli açıp içindekilerden faydalanabileceğim bölümleri mevcut..bu durumda böyle özelliği olan kitaplar asla bitti tabirine layık değiller kanımca..

Kitabı aldığımda zamanın hızından,teknolojinin sürekli ve ayarsız gelişiminden kısaca modern günlük hayatımızı yavaşlatacak içeriğe sahip olduğunu düşünmüştüm,yine öyle..yine öyle olmasına da..bu kitap bundan daha fazlasını verdi bana..

Sezgileri biraz daha fazla çalışan veya daha doğrusu biraz daha fazla gelişmiş olanlar bu kitaptan kesinlikle istifade edebilecek,farkında olup da anlamladırmakta zorluk çektiklerine anlam girdirebileceklerdir..

Altını çizdiklerim tekrar tekrar okumak istediklerim değil..üzerinde düşündükçe 'ne kadar da doğru,ne kadar da yerinde bir tespit' dediklerimdir..

Her psikoloğun kitabı okunmaz görüşündeyim..
Bu kitap okutuyor kendini..






Altını çizdiğim o kadar çok tespit-cümlesi var ki buraya aktararak sizi ve gözlerinizi yormak istemedim..
İkiyüzonyedi sayfalık ince denilecek bir kitap..size vereceklerin ağırlığı şüphesiz çok daha fazla çok daha ağır..

Düşündürebilir..başka pencereden baktırabilir,eski güzel üzerinde savaştığımız,üzerinde emek verdiğimiz değerlerimizi hatırlatabilir..


Bir teşekkür:

YAVAŞLA kitabını hediye eden arkadaşım Bahar YORGUN(BAHAR'IN ELLERİ)a bir kez daha teşekkür etmek istiyorum huzurlarınızda..

Sağolasın can..

Sevgilerimle..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Edep geleneğimiz


Osmanlı'da İlkokul Eğitimi yani o zamanların deyimi ile Sıbyan Mektepleri... Bu mekteplerin en önemli özelliği normal eğitimlerin yanında din eğitimlerinin de birlikte verilmesidir. Bu okullarda okuma, yazma, gramer, Kur'an Bilgisi, fıkıh gibi ilimler verilirdi. Özellikle kızların eğitimleri çok önemsenir, gelecek nesilleri yetiştirecek olmaları hasebiyle bu konu üzerinde önemle durulurdu. Bu mekteplerde okutulan kitapların başında "Envarü'l Aşıkın ve Mızraklı İlmihal" gelmektedir. Musiki olarak da Mevlid-i Şerif, Kaside-i Bürde, İlahi, naat okutulurdu. Bunların yanında Geleceğin Ev Hanımlarına, sebze ve meyveleri mevsiminde kurutulup saklamayı, reçel, turşu, sucuk, pastırma, peynir yapmayı, dikiş dikmeye kadar ev idaresi dersleri öğretilirdi.E vin kurulmasından ısıtılmasına, eşyanın yerleştirilmesinden temizlenmezine; ütü, ekmek yapımı, hasta bakımı, ilk yardım bilgileri, çocuk ve yaşlıların bakımı ile gelir gideri ayarlamak bu okullarda okutulan derslerden öğretilirdi. Yine çocuk dört yaşından dört ay alınca Sıbyan Mekteplerinden kıraat usulü öğrenirdi. Kur'an ve Arapça ders öğretiminin yanında farsça öğretilir, Gülistan, Bostan ve Hafız'ın eserleri de okutulurdu. 

Yukarıdaki bilgiler Dervişler.net sitesinde yayınlanan bir yazının bir kısmıdır kardeşlerim..
Haluk Sena Arı hanımefendinin Semerkand Tv'de yayınlanan hanımlar buyurun programındaki söyleşisine bir çok kez kulak kabartmış büyük bir ilgiyle güzel sözlerini dinlemiştim..

Söyledikleri günümüzdeki yaşananlar o kadar zıt şeyler ki..
Edep geleneğimiz kitabı ilk fırsatta sahip olmak istediğim bir kitap oldu bu sebeple..

Akşam vakti balkonumda oturduğum zaman hava kararır kararmaz süslemiş kokulanmış henüz 15 yaşına yeni girmiş genç yavrularımıza bakınca aklıma daima Haluk Sena hanımefendinin anlattıkları gelir..

Edep,usul ahlak..tevazü..utanmak saklanmak örtmek ve sergilememek..
İnsan sakındıkça,esirgedikçe,seçici oldukça olabildiğince ve düşünerek hareket ettiği sürece KALİTE'yi elde eder kaliteli olur..

Cazip olmayan ortada pek sergilenmeyen hep bulunmayan hint kumaşı olanlar çok eskilerde kaldı gibi şimdilerde..


Bir çok şey var aslında bununla ilgili söylenip yazılabilecek..
Lakin kitabı kendime tavsiye ettiğim gibi sizlere de tavsiye etmek isterim kardeşlerim..ilk fırsatta alınırsa daha ziyade bilgiler de paylaşmayı arzu ediyorum..

Gençlerimizi seviyorum..annelerini seviyorum..
Ancak sokakta tesettürlü bir annenin yanında saçı başı açık yarı çıplak kız çocuğunu görünce içim cız ediyor..

Annelerimiz anne adaylarımız mümkün mertebe hamile kalmadan evvel bilinçlenmeli okumalı bilgilenmeliler..

Bebeğin ihtiyacı elbette ki huzurlu bir ortamdır annedir babadır..
Ama şu var ki ahlaksız,bilgisiz oldukça esnek ve kolaylıkla taviz verilen bir ortama gelen bebek şeytana apaçık sunulan bir kurbandır dostlarım tedbirli olmak lazım tavsiyelere nasihatlere daha fazla kulak kabartmak lazım önem vermek ciddiye almak lazım...

Dilerim temin edilir okunur ve istifade edilir bu güzel eserden..

Haluk Sena hanımefendiye sevgi ve selamlarımızı göndererek bolca da dualar edelim inşallah..



Sevgilerimle..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

21 Nisan 2013 Pazar

Okunası kitaplar:Vakit disiplini

Selamunaleykum sevgili dostlarim..ne sakin bir haftasonu var degil mi blog aleminde :)
Haftasonunun geldigini hissediyor insan yani haftaici oldukca aktifiz oldukca hareketli geciyor ama haftasonu gelince hareketin azaldigini gorebiliyor insan..
Sevindirici bir durum..insanlarin sanal alemi degil baska bir sey yapmayi tercih ettikleri icin..sevindirici..belki aileleriyle birlikte vakit geciriyorlardir..belki sila-i rahim icin yakinlarini ziyarete gitmislerdir..belki hayirli bir is icin kollari sivamislardir..
Bloglarimiz sakin olsun dilerim ki her haftasonu..hatta haftaici de bu denli sakin olursa yine sevinecegimi dusunuyorum artik..
Bir cihaz veya makineye bagli olmadigimizi bilmek sevinc verici degil de nedir :)

Kitap hakkinda bir kac satir yazarak cikacagim dedim ama bu duygu ve dusuncelerimi de paylasmadan edemedim dostlarim..

Bu aralar okudugum ve her gece uyumadan once sakin ortamda mutlaka en az bir kac satirini okudugum (veya okuyabildigim kadarini) kitabim yukaridaki karedeki kitaptir..
Beni defalarca aglatan,duygulandiran burnumun diregini sizlatan kendimi silkelememe sebep olan bir eserdir..okumadiysaniz ismi cismi sizi korkutmasin..4 buyuk halifeden bahseden bu kitap mutlaka okunmali diye dusunuyorum artik..

Dusunduruyor cunku sahabelerin hayatlarini anlatiyor cunku buyuk halifelerin olay ve durumlar karsisinda nasil hareket ettiklerini gosteriyor cunku..
Onlarin bu derece sevilmeleri ve onlari sevmenin neden farz oldugu bu kitabi okuyunca anladim..
Allah hepsinden razi olsun..

Bu guzel kitabim bitince (ki oyle bir acelem yoktur,severek okuyorum)bu kitapla es deger veya en azindan bu itap kadar faydali ve egitici baska bir eser arayisina girmistim..

Buldugum bir kac kitap var almak istedigim..Menakib-' cihar yar-i guzin bittikten sonra..

Bunlardan biri:

Vakit disiplini.kardesim Gisim ile bilgisayar veya blogda gecirdigimiz vakit hakkinda konusurken kendisine bu kitabi coktan not ettigimi,almak istedigimi paylasmistim,kendisi de almayi dusunenlerden..
Bilgisayarda gecirdigim vakti artik oldukca azaltmis olmama ragmen (gunluk1-2 saat maksimum)yine de bu kitabi okumayi arzu ediyorum..ki,vakti daha iyi anlama,tanima ve degerlendirme bakimindan icimden bir his gercekten destekleyici ve yonlendirici olacagini soyluyor..

Insallah kitabim bitince alip okumayi nasip etsin Allahim..


Vakit disiplini hakkinda kisacik bir yazi dusulmus onu da paylasmak isterim:
Zaman iyi değerlendirme konusunda, yarına dair bir kaygı taşımayan  bir düşünceyle, “sürat”, “telaş” ve “kazanım” adına, zaman yönetiminde sınır tanımayan bir anlayış, insanlık için bir huzur ve kurtuluş vesilesi olabilir mi acaba? Kırık bir kum saati düşünün üstten akan kum tanecikleri, saatin altındaki bölmesine değil de, dışarı dökülüyor. Amacımız bu deliğin kapatılmasını hatırlatmak…

Erkam Yayınları
Özcan Hıdır

 
Vakit disiplini kitabini online satin almak icinse dostlarim suraya tiklayabilirsiniz:VAKIT DISIPLINI



MENÂKIB-I ÇİHÂR YÂR-İ GÜZİN kitabini merak eden dostlarim asagidaki linkten sesli olarak kitabin tumunu veya bir kismini dinleyebilirler..

Dinlemek icin:MENÂKIB-I ÇİHÂR YÂR-İ GÜZİN

Benim de sana tavsiye edebilecegim faydali manali ve cok guzel bir eser biliyorum diyorsan lutfen bunu yapmani rica ediyorum dostum..

Sevgilerimle..


 




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Recent in Recipes

SON YAZILAR