Ruhuma sinebilecek bir kahraman arıyorum.
Sağda solda evde çarşıda değil..içimden yola çıkarak içimden bulunanlarla yola çıkarak arıyorum..
Kendimi bırakarak ve tamamen güvenerek arıyorum..
Ya da arayamıyorum,arayamadığım için böylece tıkanıp kalıyorum bir noktada.
An gelir bilge biri mahallende yaşasın istersin..an gelir çok bilgili olduğunu savunan birine ulaşarak iki soru sormak istersin de hani,o bilge mütevazi ve cazip olmayı karakterinden ve huylarından sildiği için ulaşılmaz olmuştur..yanaşamazsın..
Başka bir lüksün yoksa veya takdire şayan bir imamın oturup Kur'an'ı Kerim'i açıp danışabilirsin Rabbine..
Rabbinin kelamını açıklayacak sana anlatacak bir insana ihtiyaç duyabilirsin ama bu durumda..
Ne yaparsın?
Sabırla ilgili beynime çuk diye oturacak bir söz belki de bir kelime peşindeyim.
Sözüne güvendiğim sözüne itibar ettiğim herkesle tek tek görüştüm..
Unuttuklarımı veya bilmediklerimi anlattılar..olmadı.
Sabır ile ilgili makaleler okudum,sözler,atasözleri hadisler dualar,olmadı..
Bu durumda ya benim nefsimin bir yanı kabardı hiç bir şeyi algılamama müsaade etmiyor ya da duyduklarım gerçekten duymamam gereki değildi arayışımı sürdürmem manasına geliyor.
Devam ediyorum bütün bu merak bu arayışa..
Nefsimimi düşünsem,imanımın ne denli kuvvetli sağlam olduğunu mu?bunları düşünmemin dışında sorgulamak değil de muhasebe tadında yapılırsa aradığımı unuturum diye aklım karışır darmadağın olur ve dilim bağlanır..
Eşim konuşur cevap mekanik..oğlum konuşur cevap mekanik..
İçime bir soru düştü içim cevapsız kaldı..
Bu ana dek aklıma sıcak gelen bir hadis ve Mevlananın bir sözü var sadece..ama aradığım açıklama-söz-anlam-mana-hikmet her neyse henüz bulunmuş değil..
..
Cenâb-ı Hak, kuluna, ameliyle ulaşması zor bir makam takdir buyurmuşsa, ibadet ü tâatıyla o zirveye ulaşması imkânsız görünen kimseleri, nefis ve aileleri itibarıyla müptelâ kılar.. sonra da o ibtilâya karşılık onlara sabır verir; derken, onları yükseltip o menzile erdirir.Bu hadisi okuyunca imanımı sorguladım hatta şüphe ettim..
Bu ölçüler içindeki bir sabır mülâhazasını Hz. Mevlânâ, Mesnevî'sinde şöyle özetler:
Bir buğdayın, insana gıda ve kuvvet, onun dizlerine derman, gözlerine nur ve yaşamasına esas olabilmesi için, onun, toprağın bağrına gömülmesi, toprakla mücadele ede ede filizlenip gelişmesi, sonra biçilip harmanda dövülmesi, samandan ayrılıp değirmende öğütülmesi, teknelerde yoğrulup hamur hâline getirilmesi, fırınlara atılıp ateşte pişirilmesi, sonra dişlerle bir kere daha parçalanıp mideye gönderilmesi şart ve zaruridir.
Daha çok pişmek için mi sabır dilesem şu anda piştiklerimize mi bilemedim?..
Soramıyorum da artık kimselere..herkes dedi diyeceğini ama ben hala cevapsızım..
Sen hiç böyle oldun mu?..
Sen beni anladın mı?
Yaz gülüm..yatsıyı eda edip geleceğim inşallah, Rabbim düşüncelerinle merhem gönderir belki..serinletir ruhumu..
Sevgilerimle sabırla bekliyorum..
..


