zorluklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zorluklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zorluklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zorluklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2014 Cuma

Utanma!



Kalbimin tam karşısında duran için

Kapı içinde kapı,kapıların içinde oda odaların içinde başka kapılar.
Bunların ucu başka yollara her biri başka zorluğa çıkarır seni.

Büyüklüğü belli değil başı var sonu belli değil.
Böyle bir hal içinde yürüyorsun.
Kimi zaman dünyanın içinde tek başınaymışcasına kimi zaman kalabalığın içinde daha kalabalıkmışcasına kimi zaman sessizliğin içinde atamadığın çığlık,uzanamayan ellerin sana doğru sallandığını gördüğün halde her birinin soğukluğu dünyaya dalmışlığı ve belki de bu labirent ve çaresizlik gereği uzaklar,saplar,uzanamazlar ve kesikler.

Bir ileri gitsen iki geriye atar seni sabah.
Gece olur bir ileri daha gitmeye niyetin doğsa da günün ilk ışıklarıyla yok etmek için avucundaki ve kalp köşelerindeki son umudu delicesine çaba arf eden sebeplerin başarısını görmek nasıl bir duygu?

Boşa koysam olmaz doluya koysam almaz mantığı ve hesabını yap dur.
Günbegün..aylarca bazen ve nihayet yıllarca yavaş yavaş Allah'ın parmak uçlarında olan kalbin döndürülüp durmaktadır.

Senin için yazılanı ve takdir edileni kabullenmektir en zor olan.
Senin için uygun olanı budur gerçeğini nasıl yutabilir insan?

Rıza bayram sabahı içi zehir dolu bir kuyuya atılmaktır.

Çaresizliğin gözlerine iner önce sonra kalbine iner sonra aklına yükselir sonra mantık gömleğini zorlar,düğmelerini bir bir koparır.
çaresizlik tellere asar rüzgarda bırakır yağmurları yağdırır üzerine.

Tüm bunların içinde sen gömlek olduğunu beyaz renkte olduğunu böyle olup böyle kalman gerektiğini an gelir,unutursun.

An gelir bir silme bezinden yoktur farkın,senin kendi gözlerinde.
An gelir,ayaklarını yürüten hiç bir güç yoktur.
Hiç bir hareket hiç bir ses hiç bir heyecan havalandıramaz cismini.

Cismin kalbin,kalbin kul,varlığın gömlek konumun ve bulunduğun yer asılı vaziyette kurumaya belki de daha çok ıslanmaya rüzgarla dövülmeye bırakıldığın iptir.

Mantık kalıbı kırılmış.
Akıl kalıbı kırılmış.
Sebep kalıbı kırılmış.

Anlamlandıramamak,netleştirememek,yüzeye çıkamamak ve nerdeyse dibe batmak için bazen kendini bıraktığın sadece bir saniyeliğine bile olsa ipten düşmeyi arzuladığın anları yaşıyorsun.

Kıyas,çaresizlik,umutsuzluk,bıkkınlık,bitkinlik,tükenmişlik.

Onurunu,şerefini,saygını ve değerini sıfırlayan tehlikeli duygular karışımını sıklıkla ilaç gibi takdir edilen dozda alırsın.

Sana bakan gözlere gerçeği söylemek,gerçeği onların anlayacağı şekile anlatmak,anlatılanı bir mantığa sokmak kolay mı?

Senin dahi çözmeye zorluk çektiğini,elleri ellerinde kalbi kalbinin üstünde duran gözlerin sahibine bu durumu açıklamak kolay mı?

Yavrum,bunun adı imtihandır!demek ne kadar güç ne kadar olgunluk ne kadar adamlık gerektirir?

Azalanı ve bitenleri,yerine yenileri alınamayanları,sıradan ve varlığı alışılmış nimetlerin yokluğunu nasıl izah edersin?

İmtihan yavrum!..

Seninle yürüyeni,seninle yol alanı senle beraber büyütür,olgunlaştırır zorluklarla yetiştirir böyle zamanlarda Allah.

Kanaati sana cümlelerle değil duygularla canlı örneklerle öğretmen için malzeme verir.

Aylarca,yıllarca ve bol miktarda.

Utanıyorum dedirtemiyor,çekiniyorum dedirtemiyor sana.
Demiyorsun,söylemiyorsun,susuyor ve içmeye çekmeye devam ediyorsun.

Ta ki ilk ışıkları görünene kadar tekrar tünelin.
Son ışıkları ve son adımlarını yürüdüğünü fark edene kadar sen,aklından çok kalbine,kalbinden çok gözlerine,ellerine,dizlerine alnını koyduğun seccadene yaz ve kazı bunu:

Allah'ın Sana verdiği İmtihandan Utanma!



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

13 Kasım 2013 Çarşamba

Acı&Tatlı



Mevsimlerin her biri..
Çılgın yeşilliklerin ve narin fidanları taşıyan dallarıyla ilkbaharın tazeliği,güneşin gücünü ve hayatımızdaki güzelliği yansıtan denize olan arzumuzu tetikleyen suya olan ihtiyacımızı hatırlatan yaz,gönlümüzdeki yanıkları ve ıslak günleri kuru yaprakları ve uzun yürüyüşleri tatlı bir nostaljiyle yaşatan sonbahar,ömrümüzün de bir sonunun olacağını,barınmanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu dünyanın giyebileceği en güzel ve saf elbisesini gözlerimiz önüne seren kış mevsimiyle her biri ayrı güzel..

Her biri güzel dünyanın ve her bir güzellik ancak güzelliğin derecesinde bir zorluğu içerdiği sürece anlamlı ve bir o kadar kıymetlidir..

Ama bilemiyoruz..

Kolayını hızlısını hemen ulaşılabilir anında sahip olunabilir güzellikleri yaşamak ve tatmak istiyoruz..
Bütün saflığı orjinalliği ve kalitesiyle üstelik..

Okul yolunu kışın soğuğunda yürümüş bir öğrenci zorluğuna ve soğuğun çetinliğine rağmen otobüsle ulaşan bir çocuğun hatıralarından daha güzel hatıralar saklar yüreğinde..

Uzaklarda bulunan bir dostun hasreti ve onunlabirlikte vakit geçirme arzusu hemen yanında kapı komşun olan bir dostundan daha kıymetlidir..
Anında ulaşılabilenin emeği ne kadar olabilir ki..içinde ne kadar sabır ne kadar azim ne kadar arzu barındırabilir ki..

Böyle ve buna benzer hallerdir bizden anlamı alan,çalan vegeri vermeyen..
Biz izin verdiğimiz müddetçe dostluklar dostluk değil,konfor ve lüks gerçekten şart değildir..

Düşünüyorum da;bir sonbahar akşamı dost ile içilen bir kahvenin yerini ne alabilir?
Sesinin içine karışan sesimiz,sözlerine karışan sözlerimiz,gözlerimizin karşılaştığı ve içimize geçtiğimiz her anın yerini ne alabilir?

Aylarca alınması istenen bir ayakkabıya sahip olunan anda hissedilen duygunun yerini ne alabilir ki?
Kutusuna dahi bakmadan,eskiden yaptığımız gibi kokusunu dahi koklamadan çoğu zaman dokunamadan ona sahip olmanın güzel bir şey olduğunu düşünmüyormuyuz?

Yerine ne konabilir aylarca ana karnında taşınan bir bebeğe kavuşma anının yerini?
Uzun yıllar olmasa da artık,uzun aylar beklenen sevgiliye kavuşmanın haz ve huzurun yerini ne alabilir?

İniş ve çıkışlarımız..sevinç ve gözyaşlarımız birbirini tamamladığı ve takip ettiği sürece güzel olur hayat..

Acısı ve tatlısıyla derler ya..

Sarısı ve yeşiliyle..
Siyahı ve beyazıyla..
Meltemi ve fırtınasıyla..

Baharı ve kışıyla güzelleştiği gibi dünya,kolaylık içeren her şey ama her şey zorluğunu kaldırmakla sanmıyorum ki kaybettiğimiz mana ve derinlikler kolaylıktan daha değerli daha güzel ve daha eğitici olabileceğini..






Resim:Değmesin Yağlı Boya
Manken:Sararmış çiçeğim
Mekan:Penceremin saksısı


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Recent in Recipes

SON YAZILAR