Güzellikler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güzellikler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güzellikler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güzellikler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2013 Çarşamba

Acı&Tatlı



Mevsimlerin her biri..
Çılgın yeşilliklerin ve narin fidanları taşıyan dallarıyla ilkbaharın tazeliği,güneşin gücünü ve hayatımızdaki güzelliği yansıtan denize olan arzumuzu tetikleyen suya olan ihtiyacımızı hatırlatan yaz,gönlümüzdeki yanıkları ve ıslak günleri kuru yaprakları ve uzun yürüyüşleri tatlı bir nostaljiyle yaşatan sonbahar,ömrümüzün de bir sonunun olacağını,barınmanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu dünyanın giyebileceği en güzel ve saf elbisesini gözlerimiz önüne seren kış mevsimiyle her biri ayrı güzel..

Her biri güzel dünyanın ve her bir güzellik ancak güzelliğin derecesinde bir zorluğu içerdiği sürece anlamlı ve bir o kadar kıymetlidir..

Ama bilemiyoruz..

Kolayını hızlısını hemen ulaşılabilir anında sahip olunabilir güzellikleri yaşamak ve tatmak istiyoruz..
Bütün saflığı orjinalliği ve kalitesiyle üstelik..

Okul yolunu kışın soğuğunda yürümüş bir öğrenci zorluğuna ve soğuğun çetinliğine rağmen otobüsle ulaşan bir çocuğun hatıralarından daha güzel hatıralar saklar yüreğinde..

Uzaklarda bulunan bir dostun hasreti ve onunlabirlikte vakit geçirme arzusu hemen yanında kapı komşun olan bir dostundan daha kıymetlidir..
Anında ulaşılabilenin emeği ne kadar olabilir ki..içinde ne kadar sabır ne kadar azim ne kadar arzu barındırabilir ki..

Böyle ve buna benzer hallerdir bizden anlamı alan,çalan vegeri vermeyen..
Biz izin verdiğimiz müddetçe dostluklar dostluk değil,konfor ve lüks gerçekten şart değildir..

Düşünüyorum da;bir sonbahar akşamı dost ile içilen bir kahvenin yerini ne alabilir?
Sesinin içine karışan sesimiz,sözlerine karışan sözlerimiz,gözlerimizin karşılaştığı ve içimize geçtiğimiz her anın yerini ne alabilir?

Aylarca alınması istenen bir ayakkabıya sahip olunan anda hissedilen duygunun yerini ne alabilir ki?
Kutusuna dahi bakmadan,eskiden yaptığımız gibi kokusunu dahi koklamadan çoğu zaman dokunamadan ona sahip olmanın güzel bir şey olduğunu düşünmüyormuyuz?

Yerine ne konabilir aylarca ana karnında taşınan bir bebeğe kavuşma anının yerini?
Uzun yıllar olmasa da artık,uzun aylar beklenen sevgiliye kavuşmanın haz ve huzurun yerini ne alabilir?

İniş ve çıkışlarımız..sevinç ve gözyaşlarımız birbirini tamamladığı ve takip ettiği sürece güzel olur hayat..

Acısı ve tatlısıyla derler ya..

Sarısı ve yeşiliyle..
Siyahı ve beyazıyla..
Meltemi ve fırtınasıyla..

Baharı ve kışıyla güzelleştiği gibi dünya,kolaylık içeren her şey ama her şey zorluğunu kaldırmakla sanmıyorum ki kaybettiğimiz mana ve derinlikler kolaylıktan daha değerli daha güzel ve daha eğitici olabileceğini..






Resim:Değmesin Yağlı Boya
Manken:Sararmış çiçeğim
Mekan:Penceremin saksısı


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Kabe'nin güzellik ve özellikleri


Hayırlı sabahlar olsun inşallah canlarım..
Güzel bir güne uyanıp Allah'ın zorlarımızı kolaylaştırmasını diliyorum..
İstikamet Cennet'im için konu girerken bu gün bir çok siteyi dolaştım kaynaklarımdan konu alıp paylaşımlarımı yaptım..gün içerisinde yayınlanacakların dışında an itibariyle bir konu sevgili ziyaretçilerimin ve kardeşlerimin istifade etmeleri için yayındadır..


Kabe ile ilgili söylenenleri çocukluğumdan beri duyarım..Kabe'yi sevmek Kabe'yi hayatımı 5 güzel noktayla birleştiren namazı kılmak için uzaklardan arayışım,kıbleye yönelişimin en güzel yanlarından biridir.
Kabe ile ilgili çok az bilgiye sahibim..
Bu sabah çok güzel bilgilere rastlayıp bunları sizinle de paylaşmak Kabe sevgimizi artırmak istedim..

Kabe'nin kelime anlamı meslea:
Sözlükte dört köşeli veya kip şeklinde olmak anlamlarındaki ka'b kökünden gelen Kabe ''Küp şeklinde demektir.

Kabe'ye Allah'ın evi denmesinin sebebi ise:
''Bir zamanlar Kabe'nin yerini İbrahim'e şu şekilde hazırlamıştık.Sakın bana bir şeyi ortak koşma tavaf edenler orada kıyama duranlar,rukü edenler ve secdeye varanlar için evimi tertemiz et'' Hac suresi 26'ncı ayet.
İlk olarak Hz Adem'den de önce melekler tarafından yapıldığına inanılmaktadır.
Daha sonrasında Hz İbrahim ve Hz İsmail tarafından tekrar yapılmıştır.
Mescid-i Haram'ın tam ortasında yer almaktadır.
Kabe'nin etrafını halen çevirmekte olan Kabe yüksekliğini aşmayan kubbeli yapı(revaklar) II.Selim zamanında yapılmış,planlarını Mimar Sinan hazırlamıştır..

Kabe ilk inşaasından bu güne kadar 12 kere yeniden inşaa edilmiştir.
Şu an mevcut kapısı saf altından yapılmış olup Kral Halid b.Abdulaziz tarafından yaptırılmıştır.


Kabe'nin içinde ne var?
Kabe'nin duvarları siyah taşlardan yapılmıştır.
25 cm yüksekliğinde ve 30 cm kadar çıkıntılı bir mermer kaide üzerinde bulunmaktadır.
Kabe'nin içinde tavana çıkmak için bir merdiven ve üç ağaç sütun bulunmaktadır.

İç duvarlar ve yerler mermerle kaplıdır.
Tavanda altın ve gümüş kandiller asılıdır.
Yerden 2 metre kadar yükseklikte olan kapısı altındır yukarıda da bahsedildiği gibi.

Kanuni Sultan Süleyman tarafından onarılan kabe,beşinci onarımını I.Ahmed döneminde görmüş,IV Murad döneminde çıkan sel baskını sonucunda üç cephesi yıkılmış ve yine aynı padişah tarafından onarılmıştır.

 Topkapı Saray'ında Kabe'nin örtüsünü anahtarını hatta Kabe'nin üzerinde yağmur suyunun aşağıya akmasında işe yarayan yalak tarzındaki parçaları görmek mümkün..
İstanbul'da olanlar büyük bir değer ve hazineyle iç içeler..
Mümkün olduğu zaman İstanbul'a gittiğimde Topkapı Saray'ını ziyaret etmem için güzel bir nedendir..


Kabe ile ilgili söyleyecek paylaşacaklarım bu kadar..dileğim o ki Rabbim kimin gönlü Kabe'yi görme sevdasıyla akıyor çarpıyorsa girmeyi görmeyi nasip etsin..
İnşallah bana da..


Sevgilerimle..




..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Recent in Recipes

SON YAZILAR