Kar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2013 Perşembe

Serçeler ve Cam Kırıkları


-Bir türlü yerine oturtamıyorum yardım etsene!
-Defalarca denedin olmuyor işte boşver..
-Ya nasıl soğukta mı duracağız,peki ya çocuklar?
-Çocuklar battaniyenin altında üşümezler nasılsa..

..annem kendisi de yanımıza sokularak sinirden evin alçak tavanından fırlamaya hazır babamı bu cümlelerle sakinleştirmeye çalışıyordu..

Hava nasıl soğuk dışarısı nasıl rüzgarlı ve ne gariptir ki..rüzgarı en çok çatısı alçak evler hisseder..belki küçük oluşları rüzgarın azametini ve büyüklüğünü daha da çok hissettirir hatta büyütür de bazen..

Hele çocuksan ve soğuktaysan ve seni ısıtmak için bir sobanın başında yüzü gözü isten kararmış anne-babanın konuşmalarına şahit olduysan..

Hem tebessüm ettiren hem de özlem uyandıran durumlar..

Sobanın boruları bir türlü yerine oturmuyor,oturtursun kenarından ekleme yerinden duman kaçırır..ev duman kokar is kokar..soba çekmez..rüzgar çevirir evin içi duman olur soba çekmez odunlar ateş almaz gaz dökersen kağıt koyarsın çamakla kibritle tutşturmaya çalışırsın ancak sonuç hep hüsrandır..

Bahçede bir nar ağacı bir şeftali ağacı bir de çeşmemiz vardı..nar ağacının yaprakları küçük oldukları için bahçenin her yeri bu yapraklarla dolardı..
Çıplak dallarına serçeler konardı..saksağanlar konardı bazen..bütün kuşlar aç gelir bahçemizden tok bir şekilde ayrılıyordu..

Kapıyı ne zaman açsan evin içi sararmış yaprak dolardı..ve rüzgar tekrar tekrar evimize girmeyi bir şekilde başarıyordu..

Ne zaman kar yağsa odun yığının üzeri beyaz yastıklarla dolardı..dokunmaya kıyamazdım ordaki karlara..
Annem odun getirmemi istediği zaman o beyaz yastıkları bozmamak içindi belki odun getirmeyi hiç sevmeyişim...yoksa soğukta dışarı çıkmayı istemediğimden değil..

O küçük karlı bahçeye ne ceylanlar,ne alageyikler ne küheylanlar uğrardı..hayallerim o kadar çoktu ki..
Dünyanın her yeri her karlı ülkesi her tüten bacası her kibritçi kızı o bahçeye uğrardı..

Giriş kapısının rengi en son turkuvaz mavisiydi..
Giriş kapısının üzerinde cam kırıkları var..kıymetli ev eşyalarımız yoktu..lüks denilecek hiç bir şeyimiz yoktu aslında ama kapının ve evin bahçesini muhafaza eden duvarın üzerinde beton harcına batırılmış cam kırıkları vardı..
Güvencemiz buydu..alarmımız polisimiz buydu bizim..

Ne kadar da güvenliydi ama..gece bir ses duysan aklına hemen o cam kırıkları gelirdi de sakin bir şekilde yatağında yer değiştirip devam edebiliyordun uyumaya..rüzgar sesi de uyutuyordu ya seni ..

O ev yıkıldı yıllar sonra..
Yerine üç katlı bir apartman dikildi..
O evin yıkılmasını istemezdim sorulsaydı fikrim ..betonu hiç sevmezdim..hala da sevmiyorum..
İçimi sızlatan tek şey o evin elimde çok az resimleri oluşu..
O evi tekrar görebilmek için şimdi..bu gün..neler neler..vermezdim..

Neler neler..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

4 Şubat 2013 Pazartesi

Yalnizim


Bazen yalnizligi gorursun..baska da hic bir sey..
Bazen etrafindaki hersey anlamsizlasir,seffaflasir..kaybolur,atar rengini..
Genis bir alanda tek basina kalmis bir agac gibi hissedersin kendini..
YALNIZIM!..dersin..

Bakmadan dallarina..dallarin uzerindeki yasami fark etmeden YALNIZIM dersin..
Oysa ki senin uzerindedir hersey..hersey senin icindedir..
Etrafindakilerden anlam katmaya calisma kendine.
Sendeki anlam ile etrafina anlam kat.

Bir agac oldugunu dusun bombos bir vadide tek basina duran..

Dusunsene..

O agac kac kisiye meskendir,kac canliya yuva..



Hayirli sabahlar dostlarim..


..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

19 Ocak 2013 Cumartesi

Bu ihtiyacin adi nedir?..



Bir pazar gunu..
En guzel sekilde degerlendirmek istedigimiz gun...Ne ev isine,ne temizlige,ne saygi ziyaretlerine,bunlarin hic birine ozellikle bu gunde zaman ayirmak istemez insan..
Boyle bir gunde..hani dusuncelerimizi hatirlayarak ''Ah..nerdeee?'' dedigimiz gunleri aklimizda canlanirmaya calisabilirmiyiz?..bu cumleyi kurduran sebepler siralamaya calistim nacizane.. asagidakilerden kacina ''Evet,ben bunu cok kez soylemistim'' diyebilirsiniz?..



Bir hayal kirikligi veya bir ayriligin ardindan,ic dunyanizin aci cektigi bir anda..
Ah,bir deniz kiyisinda olsaydim..dediniz mi hic?



Lapa lapa yagarken kar..anne,baba,hala,teyze,ananne veya babanne oldugunuzu unutarak bir anda disariya cikip kar tanelerinin yuzunuzu islatmasini,yuzunuze konmasini onlara dokunma ihtiyacini kalbinizde arzuladiniz mi hic?


Yapayalniz oldugunuz halde,asla yanlizlik hissetmediginiz tam aksine bu sessizlik esliginde bir fincan kahve alip pencere kenarinda oylece hic bir sey yapmadan oturmayi,karsiya bakmayi,bir noktaya dalmayi istediniz mi hic?..


Hava kosullarina aldirmadan,bir an evvel evden cikip,yagmurda karda defalarca yaninda gecip de 5 dakika ayiramadiginiz o parka gidip oturmayi,islanmayi karlar altinda kalmayi goze aldiniz mi hic?..

................................................................

Eminim bir cogumuz bunlarin tumunu ya da en cogunu hissetmis ve dusunmus-arzulamistir zaman zaman..
Peki hic bir sebebi olmadan boyle hissetmemize sebep olan,bu tur arzularin sicakligi icimizi isitmasina sebep olan sey nedir..
hic dusundunuz mu?


Nefsimiz lezzetler ve zevkler icindeyken an gelir tukenir..ve tikanir butun kapilar..
Nimetlerin sayisi ne kadar buyukse o derece de korelebilir insan..ruh havasiz kalinca ve yapay lezzetlere doyuma ulasinca vucudun hapsinden kurtulmak icin boyle guzel durumlari arac olarak kullanir..sana guzel gosterir sogugu,sicak evinden cikartir boylece..
Sana guzel gosterir yagmuru,kurulugunu islatir boylece..
Sana hos gosterir gunbatimini,omur bitimini unutturur boylece..

Ruh..Sahibine kosma cabasindadir o an..bitme noktasindadir o zaman..
Ruh senden cikip uzantin olur bazen..govdenden ustundur ruh..sana bas egmistir belki de soz dinleyerek ayak uydurmustur ruh..

Bu tur kacislarimiz..Allah'a yaklasmak istedigimizin en guzel ornegidir..nefs bunu gostermez..nefs bunu orter ve yok eder..
Ama ruh Yaraticisina hasret olunca ve yaklasmak isteyince O'na..

O'ndan gelen kar'a..O'ndan inen yagmura..O'ndan gonderilen guzelliklere bir an evvel kavusmak ister..
Topraktan gelen insanoglu..topraga ve dogaya karismak ister..

Bu ihtiyacin adi...
Tefekkurdur..

Ruh tefekkur etmek ister..

Sen yapraklarini istedigin seylerle doldur..

Ruh..Yaraticisini ozler..nefs ise bunu hep engeller..

 Âlimler buyuruyor ki:

Tefekkür, insanı bilgili eder. Bilgili olan da amel eder. (Vehb bin Münebbih)

Tefekkür, iyilik ve kötülüğünü gösteren bir aynadır. (Fudayl bin Iyad)

Allahü teâlânın azametini düşünen insan, Ona isyan edemez. (Bişr-i Hafi)

Tefekkür zekâyı açar. (İmam-ı Şafii)
Dünyayı düşünmek, ahirete perdedir. Ahireti düşünmek, gafletten kurtarıp hikmet konuşturur. (Ebu Süleyman Darani)


Ruhumuzun tefekkure ihtiyac duydugu zaman..iste tam da o zaman..
Yani can..
Sen bunu talep etmesen bile,ruhun bunu senden istiyor ve bilincsiz yapilsa bile bunu senden aliyor can..
Ruhunu kurutma..oksuz birakip mahzun duruma dusurme, etme..

Burada guzel bilgiler var..okuyabilirsin dilersen..



Hayirli bir pazar gunu diliyorum butun dostlarima..


Tefekkurle..


..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Recent in Recipes

SON YAZILAR