Tebessüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tebessüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tebessüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tebessüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2014 Salı

Hamilelik İlanı ve Tatlı Fikirler


Mutluluk getiren bir haberi mutluluk vererek daha da artırmanın yolları vardır elbet..belki küçük bir not belki kısa bir mesaj..


Hamilelik boyunca bitmek blmeyen günler haftalar aylar resimlenince ne kadar çabuk geçtiğini fark edebiliyor insan..güzel bir anı ve hatıra olarak kalabilir o günler..o hiç geçmek bilmeyen dakikalar özellikle :)


Beklenen olmak ne kadar güzel :) 






Beklenen gelince beklendiğini göstermek de güzel olmaz mı böylece :)

Sevgilerimle..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

11 Aralık 2013 Çarşamba

Blogumda Çalan Müziğin Aslı-Astarı-Adları Burada



Brrrrr...öyle soğuk ki dışarısı..Rabbim kimseyi dışarıda soğukta bırakmasın..
Yoğun istek üzerine :) blogumda çalan şarkıların-müziğin adını aslını ve listesini nihayet yayına alabiliyorum..aferin bana :)

İlk listem bir koleksiyondan oluşuyor yani sıra sıra çalan parçaların ismini bilmediğim için vermem mümkün değil..ismini yazdığım şekilde vermiş olduğum  Youtube linkine tıkladığınızda hemen karşınıza çıkacaktır canlarım...












ŞARKI LİSTESİ- 1

Chill Out Time 93 (Guitar Chill)













İkinci listem ise aşağıda tüm parçaları tek tek seçerek hazırladığım severek uzun zaman dinledikten sonra bloguma eklemeyi ve ilk eklediğim listedir..




ŞARKI LİSTESİ - 1

1::Brian Crain - Wind
2:Back then and now - ORIGINAL Arabic Music
3:Moroccan Spirit - Moroccan Soul
4:Cafe Anatolia - September Storm
5:Cafe de Beyoğlu - Elbet Bir Gün Buluşacağız.
6:Age Of Glory - EPIC Arabic music (ORIGINAL)
7:İstanbul Kanatlarımın Altında - Aşk -Gülay
8:Arabic Chillout
9:High Highs Flowers Bloom
10:cafe anatolia - fikrimin ince gülü.Hazırlayan:Mustafa Özer
11:Gungor "Please Be My Strength"
12:The Forgoten Treasure - Arabic western music
13:Wonderful Oriental Arabic Chill Out Music - Oud - Le Trio Joubran Roubbama
14:Nanobyte - Honour
15:It's a Lovely Day - Erica Jennings
16:"Sparrow"~ Melancholy, by Adam Hurst
17:El Corazon - Arno Elias
18:Bliss-Sunshine






Umuyorum ki dinlemeye devam edersiniz..
Bir bakıma büyüsü bozulacaktır belki müziğin insan bilmediğini daha çok merak ve ilgiyle izler ve algılar diye düşünüyorum ama şu da olabilir öğrendikten sonra ya daha fazla ilgi duyarız ya da büyüsü bozulduğu için kısa bir süre sonra unuturuz..lakin iyi ve kaliteli şeylerin son kullanım tarhi yoktur..:)

Sıcacık ılıcık mekanlarda olun hava buz gibi..karlar henüz teşrif etmediler hasretle beklenmelerine rağmen olsun umut var hemde bolca :) çayınızı yudumlayın kitabınıza gömülün..notlar alın notaları alın onlar da sizi alsın..kış muhteşem bir nimettir Elhamdülillah..tadını çıkartıp ritmimizi biraz yavaşlatsa da düşünmeye hayatın küçük ama bir o kadar da derin ve güzel anlarını fark edip tadına varmamıza sebep oluyor..

Hayat yaşadığımız andır demişler..

Ne kadar doğru ve güzel bir söz :)



...giderayak bir hatırlatmam var canlarım..çok kısa bir süre kaldı gözünüzden kaçmış olabilir diye zaman zaman hatırlatmak istiyorum şablon çekilişimin sonuçlanmasına az kaldı blog sahipleri veya blog açmayı düşünenlerin katılmasını tavsiye ederim..

animated falling snow photo: snow animated 111ww.gif


Keyifli dinlemeler..


Sevgilerimle..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

3 Eylül 2013 Salı

Pembe Göller-RETBA-HİLLER


Selamünaleyküm dostlar..
Hani bilgiler olmasa,ansiklopedilerde videolarda ve kısaca görsel ile ıspatlanmamış olsa 'Şakamısınız siz yaa :)diyebileceğim yerler varmış dünyada..

SubhanAllah..

SubhanAllah..

Gölün pembesi parkın pembesi olur mu demeyin..
Önyargılı olmayalım :)

Buyrun bakalım beraber :)

RETBA GÖLÜ-SENEGAL




 

HİLLER GÖLÜ-AVUSTRALYA



RETBA GÖLÜ:

Retba Gölü ya da Lac Rose Senegal'de Cap-vert yarımadasının kuzeyi boyunca uzanır. Senegal'in başkenti olan Dakar şehrinin kuzey doğusunda bulunmaktadır.
İsmini göl suyunun pembe oluşundan almıştır, pembe olmasının nedeniyse içinde bulunan Dunaliella Salina adındaki su yosunudur. Gölün rengi kurak iklimlerde oldukça belirginleşir. Göl aynı zamanda yüksek oranda tuz içermesiyle de bilinir -Yaklaşık olarak %40-. Tıpkı Ölü Deniz gibi Retba Gölü de insanların su yüzeyinde kolayca kalabilmesini sağlar. Yüksek miktarda tuz içermesi endüstriye katkı sağlarken kentte yapılan Dakar Rallisi'nin de bitiş noktası olarak Retba Gölü belirlenmiştir.

Resim:buzzfeed
Metin:Wikipedi


HİLLER GÖLÜ:

Hiller Gölü
Batı Avustralya'da bulunan Hiller Gölü pembedir.Yüce Allahın bir sanatı hikmeti olan bu sırrı çözmek tabiiki çok zordur. Hiller Gölü pembedir ve bilim adamları bunun sebebini halen açıklayamamaktadır.

Avustralya'daki Hillier Gölü bir tuz gölüdür ve barındırdığı tuz tüketen ve karşılığında bu pembe rengi üreten algler sayesinde suyla değil çilekli süt ile doluymuş gibi görünmektedir.

Batı Avusturalya güney kıyılarındaki Recherche Archipelago takımadalarından biri olan Middle adası üzerinden bulunan göl alışılmışın dışındaki soluk pembe rengi ile dikkat çekiyor.
İlk kez 1802 yılında keşfedilen ve yaklaşık 600 metre genişliğindeki gölün çok tuzlu bir suya sahip olduğu biliniyor.
Okaliptus ve Cajeput (Mersin ağacı ailesinden Avusturalya’ya özgü bir ağaç) ağaçlarından oluşan yemyeşil bir ormanla kuşatılmış olan gölün çevresi beyaz tuz kümeleriyle çevrili.
Hakkında çeşitli araştırmalar yapılmış olsa da gölün pembe rengini nerden aldığı hakkında herhangi bir açıklama yapılamamıştır.
Metin:Facebook


Buna benzer inanılmaz diye tabir edebileceğim bir kaç yer daha var..

Zamanla..

İnşaAllah..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Süleymaniye Camii




Süleymaniye Camii Istanbul'a defalarca gitmeme rağmen daha evvel hiç ziyaret etmemiştim..
En son gidişimde Ayşem Süleymaniye Camii'nde akşam yemeğimizi orada yemeği teklif edince yazın ortasında kuru fasulye pilavınve ardından yenen Kemalpaşa tatlısının bu deli zevkli olacağını düşünememiştim..

Ayşem blog aleminde olmayan kesinlikle kendi aleminde ve benim alemimle içiçe bana daha evvel bu derece yakın olmamış özel insanlardandır benim için..
Kendisinden bahsetmek için satırlarım oldukça uzun olacağı için Ayşem için kısa ve öz olarak söyleyebileceğim tek şey yanında kendimi kendim ve güvende sanki annemin yanında bulunuyormuş gibi hislerimin ağır bastığıdır..

Süleymaniye Camiine ilk girdiğimiz zaman geniş pencerelerin birinde oturduk..
Akşam olmaküzereydi..üst resimdeki camlardan sızan mavi ışık ve bu muhteşem mavinin sebebi akşamın ışıklarıydı günün Süleymaniye'de noktalanmasıydı..

Bir pencere içinde Ayşemle derin bir sohbete kaptırdık kendimizi öylesine derinki okunan akşam azanını dahi camiinin içinde olmamıza rağmen çok uzaklardan duyarmış gibi namaza hazırlanmak için nerdeyse kıpırdamayı,kalkmayı düşünemedik..

Saf tutup kardeşlerimizle kılınan namaz ve üzücü ama gerçek bir avuç cemmatin bu muhteşem camiinin hakkını verdi mi bilemiyorum..

Süleymaniye de çok şeyim kaldı..
Arka bahçesinde kuş bakışı izlediğimiz İstanbul kaldı mesela..
Oturduğumuz duvarın hemen altında o eski ve kaderine terk edilmiş mahalle sokaklarının yalnızlığı kaldı içimde..



Ayşem..
Sen de kaldın içimde..

Bu ziyaretimde çok az resim çekebildim..
Bir insan bir insanı çekince içine ziyade bir şeyler yapmak gelmiyor fikre..


Süleymaniye'de duyulan huşu ve hissedilen derinlik,kılınan namaz ve edilen baldan tatlı sohbet bilemiyorum içimde kaç yıl yer eder kaç yıl yaşar..

Söyleyebileceğim tek şey..

Süleymaniye maneviyatın zirveye tırmandığı ve günler geçmesine rağmen tırmandığı yerden bir nebze aşağıya inmeyen muhteşem bir mekanın yaşattığı duygusallık ve inancın damgasını vurdu kalbime..

Sizin için Süleymaniye Camii hakında bilgiler aktarmak istedim..olur da ziyaret ederseniz bana da dua edin olur mu?




GENEL BİLGİLER>Kaynak:I Am Istanbul

Bir rivayete göre; Kanuni Sultan Süleyman, Süleymaniye Cami’nin inşasına karar verdiği zaman, bir gece rüyasında Hz. Muhammed’i görür; Hz. Muhammed, ona camiin nereye yapılacağını göstermekten başka, camiin iç ve dış unsurları hakkında da birtakım bilgiler verir: “Minberi şuraya, mihrabı şuraya, kürsüyü de şuraya yapınız,” şeklinde ifade buyurur. Büyük bir heyecan ve sevinçle bu güzel rüyadan uyanan Sultan, sevinç gözyaşları içinde Allah’a şükreder, sabah namazını kılar ve hemen Hz. Muhammed’in işaret ettiği yere giderek Mimarbaşı Sinan’ı yanına çağırtıp, Sinan’a buraya bir cami yaptırmak istediğini söyler. Sinan’da bu teklifi bekliyormuşçasına: “Sultanım! Cami’yi şu şekilde yaparız; mihrabı şurada, minberi şurada, kürsüsü de şurada durur; şu kadar kubbesi, şu kadar camı, şu kadar da ayağı olur!” diyerek Kanuni’ye Hz. Muhammed’in rüyasında söylediklerini aynen tekrarlar. Bunun üzerine Kanuni tebessüm ederek Mimar Sinan’a bağırır ve: “Mimarbaşı! Benim rüyamdan haberli gibisin!” der.





Mimar Sinan da aynı rüyayı gördüğünü ifade edercesine:“Sultanım! Sizin dün geceki kutlu rüyanızda ben de oradaydım ve bir iki adım gerinizden geliyordum!” diye karşılık verir. Bu durum karşısında sevinç ve heyecanı bir kat daha artan Kanuni:“O halde bir an evvel caminin inşası başlasın!” diye ferman buyurur. Bu emri evvelden bekleyen Mimarbaşı da, hiç zaman kaybetmeden hazırlıklarını tamamladı ve Şeyhülislam Ebüssuûd Efendi’nin temele ilk taşı koymasıyla caminin inşasına başlanılır.

Evliya Çelebi bu eşsiz eserin yapımını şöyle anlatmıştır: “Bütün Osmanlı ülkesinde ne kadar bin mükemmel üstat,mimar, yapı ustası işçiler ve taşçılar ve mermer işleyenler varsa hepsini toplayıp üç yıl bütün ayakları bağlı forsa temelini yerin altına indirdiler. Temel kazanların vurdukları kazmaların sesini yeraltında dünyayı sırtında taşıyan öküz duyardı. Üç senede binanın temeli yeryüzüne yükselip bina meydana çıktı. Bir yıl o halde kaldı… Bir yıldan sonra Sultan Beyazıd-ı Veli’nin presesine (hiza ipi) göre mihrap konuldu. Dört tarafına duvarlarını, kubbe aralarına varıncaya kadar 3 yıl yükselttiler. Ondan sonra metin, güçlü dört paye üzerine yüksek kubbeyi yaptılar. Süleymaniye Camii’nin ne yolda şekillendiği, bu ulu camiin kubbenin mavi tasının ta üst tepesi Ayasofya kubbesinden yuvarlak ve yedi meliki arşın yüksek cihanı kaplayan bir kubbedir.”

..dahası ve camiinin videosu için:Süleymaniye Camii Efsaneleri



Sevgilerimle..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

16 Ağustos 2013 Cuma

Mukaddes Miras Sergisi


Sultan Ahmet meydanında ziyaret edilecek görülecek bir çok yer vardır..
Ayasofya camiisi/müzesi Yerebatan sarnıcı Gülhane parkı vs..

Bütün bu güzel yerler dört mevsim boyunca ziyaretçilerin hizmetindedirler..
Sultanahmette olup da varlığı kısa sürecek ve daha evvel saydıklarım kadar kıymetli bir mekan daha var dostlar.

Mukaddes Miras sergisi..

Her ne kadar camiilerimiz parklarımız saraylarımız kadar ziyaretçisi olmasa da,hatta duvarları örtecek boyutta panoları asılmış olsa da nedense ziyaretçi sayısı oldukça az.

Üstelik girişte ödemeniz gereken hiç bir ücret yok..

Mukaddes Miras sergisinin panoları Sultanahmet'e gittiğim ilk günden dikkatimi çekmişti lakin tadilat sebebiyle kapalıydı(!) 

2 Ağustos-2Eylül arası açık olunması gereken sergi kapalıydı..
Allaha hamd olsun ki gitmeden görmek nasip oldu ziyaret etmek nasip oldu..

Önümüz haftasonu..
Sultanahmet'e yakın olanlar bin yılda yazılan her boyda Kur'an'ı Kerim'i taşıyan el yazması mushafları ziyaret edebilir bu enfes sergiyi mutlaka kaçırmamalıdırlar.

Sizlere resimler çektim..flash kullanmadan arzu ettiğiniz kadar resim çekmekte özgürsünüz..
Özellikle İstanbulluların gidip görmesi gereken bir yer..
Zamanı da var daha..yavrularınızı mutlaka almalısınız..bu aşk görülmeye değer..




Sergi öylesine güzel kurulmuş ve düzenlenmiş ki Üstadların yazdığı mushaflardan Kur'an'i Kerim'e olan sevgiyi,aşkı,bağlılığı hemen sezebilirsiniz.




Sergide bulunan en büyük Kur'an'i Kerim..


Bu minik bir kibrit kutusu büyüklüğündeki mushaf ise sancak mushafı olma özelliğini taşımaktadır..el yazması olduğunu hatırlatmakta fayda var..


Serginin tam ortasında bir şadırvan/çeşme bulunmaktadır..arada su içen kediciklere de rastlayabilirsiniz.


Kesinlikle en çok ilgimi çeken bölüm..
Mushafların etrafında rulo kağıdı şeklindeki mushaf bu güne dek daha evvel görmediğim bir şeydi şüphesiz..
Mushafların kılıfa konup duvara asıldığını gören biri değilim okunuyor seviliyordu ancak bu şekliyle daha önce hiç görülmemiş olsa gerek.


Sergi boyunca duyulan tek şey Kur'an'i Kerim..



Haftasonu henüz planlanmış olmayanların ziyaret etmesini kesinlikle tavsiye edeceğim bir yer..
Sergiden çıkışta güneş,insanlar,kalabalık ve kısaca dünya öylesine yalancı geliyor ki insana..
Geriye dönüp sergiye ve sergidekilere sığınası hissi meydana geliyor..

Bir sonraki ziyaretim:Süleymaniye Camii

Sevgilerimle..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

4 Ağustos 2013 Pazar

Kendimizi tanımak-Yemen


İkindi vakti TRT_TÜRK kanalının yayınladığı İstanbul Şehirleri belgesel tadında programını izlemek bir kaç gündür tutku haline geldi bende..
Yemek programların zirvede olduğu bu saatlerde kaçırmamaya özen gösterdiğim bu programda her gün Türklerin gelip geçtiği yerler Osmanlının bıraktığı izler dinimizin ortak güzelliklerini ve ana çizgilerini yansıtan ve yaşatan şehirlerin tanıtımını izlerken kendimi bazen uzak doğuda bazen arap ülkelerinde dolaşırmış gibi hissediyorum..
Ne yazık ki bir çok arap ülkesindeki haberlere ve ülkelerle ilgili bilgilere baktığınız veya kısa bir resim araması yaptığınız zaman karşınıza kan şiddet öfke kin İslamı karalayan cümleler ve yayınlarla karşılaşırsınız..

Batının bir planı mı bizim eksikliğimiz mi bilemiyorum.
Şahsen bir çok İslam ülkeleri hakkında bilgim çok az..üzülerek bu yayınıma zengin bilgiler eklemediğimi belirtmek istiyorum..

Batı o kadar işlemiş ki içimize ve biz buna o derece müsaade etmişiz ki nerden bakılırsa bakılsın şu anki yaşam tarzımız ve hatta günlük yaşantımız çocukları yetiştirme metodlarımız dahi onlara dayanıyor onlardan ilham alınıyor onlar taklit ediliyor..




Basit bir örnek olarak evimiz ve evimizdeki tarzımız eşyalarımızın seçimi düzeni..
Mutfağımız banyomuz yatağımızın yeri..
Banyomuz kıbleye doğru olur genelde ki tuvaletin kıbleye doğru olması asla uygun değildir dinimizde mesela..mutfağımız bir ordu besleyecek kadar olabildiğince geniş ferah ve gıda dolu..

Yatak odalarımızda televizyon ve benzeri elektronik cihazlar mevcut..
Her alanda kendimizi kaybettiğimize şiddetle inanıyorum..
Her alanımızda kendimizi oyalamak için mutlaka bir şeyler koyduğumuzdan anlıyorum bunu.




Köyüme gittiğim zaman köy olmasına rağmen dışarıdan beton bir binaysa görünen içi saray gibi döşenmiş bir ev olduğunu gördüğüm zaman el ayak uzatmak zor dahi oluyor..köy kavramından dahi utanır olduğumuz için köydeki evlerimizi dahi dizideki evler gibi döşer olduk..


İslam ülkelerine baktığım zaman onca güzellik ve köklerimizin şiddetle karalandığını ezildiğini yok edildiğini görüyorum..bunu herkes fark edebilir.. 
Fark ediliyor evet fark edildiği anda içi cız ediyor insanın..
İzledikçe ve onları gördükçe içi yanıyor insanın..
Evet o yapılarda o camiilerde o sokaklarda bize ait bir parçamız var..kayıp bir yanımız oralarda sanki düşüncesi hakim oluyor.


Yukarıdaki kare sadeliğin doğallığın insanın derinlik ve rahatlıkla yaşayabileceği bir alanı gösteriyor..
Evlerimizdeki onca eşya ve süsü tek tek inceleyecek olsak her biri orada neden var orada bulunmasının sebebini sorsak sanıyorum ki mantıklı bir cevabımız olmayacaktır...


Üzülerek tekrar belirtmeliyim ki kardeşlerimizin çocukları kardeşlerimizin eşleri anaları babaları kültürleri yaşam tarzları hakkında çok az bilgiye sahip olduğum için içim acıyor..
Hani bir hayal yaşatırım ya heğ içimde..
Durumum el verse bir gün mümkün olsa gezmek isterim dünyanın bir çok yerini diye..
Bu yerlerden ilki kesinlikle Fas olacaktır sonra Yemen olsun isterim sonra Türkmenistan olmalı vs..

İçimde ne Fransa hayali ne Londra izleri ne de batı ülkelerinin sembolleri yapıları binaları inşaat devleri yatıyor..





İçimde uyandırılmayan,katledilen..boğazlanan yeşermesine ve filizlenmesine müsaade edilmeyen İslam kültürünü öğrenmek arzusu yatıyor..
Nasıl ki küçüklüğüüzden beri aşılanıyorsa bazı şeyler,nasıl ki kanımıza karıştırılıyorsa işte onların yerine değiştirmek isterim gördüklerim ve bildiklerimi..
Kulaktan dolma öğrenmemeliydik alimlerimizi..
Büyük din alimlerimizin sayısının milyonlarca olduğunu duyunca insan üzüntü değil gurur ve onur hisleriyle kabarmalıydı..


Kendimi tanımıyorum..
Nasıl bir hayat yaşadığımı biliyorum..günlük neler yaptığımı neler ettiğii neyi nasıl yapacağımı biliyorum..
Bildiğim bir şey daha var bunların yanısıra duran büyük bir gerçek daha var..
Biz bu değiliz..
Bu yaşadığımız hayat tarzı yaşam stili bizim değil,kültürümüz değil bize ait değil..

Osmanlı döneminden kalan mezarlıklarımız var..bütün taşlardaki yazılar Arapça yazılmış..
Orada kim yatıyor bilmiyoruz..
Atalarımızın ölülerimizin mezar taşlarını dahi okuyamıyorsak..Onlar için bir fatiha dahi okuyamıyorsak..
Bu hale gelmişsek eğer üzülerek bir daha kendime şu cümleyi söylemek zorunda kalıyorum..

Kendimizi tanımıyoruz..


Sana bir mesaj gönderdim..
Aldın mı?


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

2 Temmuz 2013 Salı

Bir kilo boya ve bir çiçek


Güzellik nedir?


Çoğu zaman güzelliği,bollukta,çoklukta,eşyada,mağazalarda,alışverişte maddede arıyor insan oysa..



Hayat sadelik ve kolaylık içinde açıyor en güzel çiçeklerini..en parlak güneşler doğal mekanlarda..beyazda pırıl pırıl görünüyor..


Mutluluk tüketmekte değildir her zaman..hatta çoğu zaman bir kilo boya ve bir çiçek yetiyor hayatı tanımlamaya..


 Gitmek istediğin yerler asla çok uzaklarda değildir bu yüzden..hiç bir şey uzakta değildir..
Gidilesi yerler bulunduğun duvarların içinde,yaşadığın alanların tam da ortasındadır..


Aslolan çizgilerinin inceliği ve düzgünlüğü..
Kalite eşya ile ün ve şöhret ile girmez kapılardan içeriye..
Ruhun hafifliği kibirden,şehvetten,isteklerden uzaklaşmakla mümkün..
İnsan olarak doğanın içinde bulunmakla mümkün..


Yılların geçtikçe..sayısını sayma..
Kaliteni gözlemle..düşün aldıklarını hayattan..neler sahiplendiğini neler kazandığını o zaman göreceksin..


Küçücük bir köşe dahi olsa kazanıp elde ettiğin bu güne dek..o köşenin temiz,senin,samimi,pürüzsüz olup olmadığına bak..
Çizgilerini kontrol et..

Resimler:Yunan adalarından


Yoksa dünyadakiler gerçekten ikinci bakışı hak etseler bile elde edilmeye değer şeyler değildir..
Hayat bazen bir kilo boyadan..ve bir çiçekten ibarettir..


Sevgilerimle..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Recent in Recipes

SON YAZILAR