Kadraj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadraj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadraj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadraj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Haziran 2014 Cuma

Foto Coğrafya-Ayder Yaylası


FOTO COĞRAFYA-TRT BELGESEL




Yüce Yaradan doğanın her boyutuyla ve tasarımıyla ayetlerini anlatır. Kar, yağmur, rüzgâr, şimşek, gök gürültüsü, yaz, kış, çiçek, böcek her şey yüce Yaradan’ın mektubudur. Doğanın doğallığına bakıp Yaradan’ı düşünen, her şekilden yüce Yaradan’a işaret eden metafizik bir yayın algılar. “Müminler ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. ‘Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru.’ derler.” 

Kuran, Ali İmran, 191 - Dr. Muhammed Bozdağ Zihinsel Şifa Kitabından






Güzel bir haftasonu geçirmeniz dileğiyle..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

10 Haziran 2014 Salı

Hadi Kırlara Çıkalım!


Bir düş yolculuğu gibidir dünya bazen..ve hayat ilkbaharda öylesine güzeldir ki..
Ne gidesi ne ayrılası vardır insanın doğadan..her delik her köşe her çatlağı toprağın çekercesine seni içine hapseder yüreğini..


Aynı toprak aynı tanecikler nasıl olur..nasıl olur da çeşit çeşit güzelliği çıkartabilir yeryüzüne..? ve nasıl da durabiliyor bu su damlası böyle papatyanın üzerinde?


O yeryüzü ki merhameti azdır zayıflara karşı..o toprak ki anaçlığı tanecikleri kadar çok sayısız ve sonsuzdur belki de..


Uzanıp da dokunman için kaç çeşit güzellik var maliyeti sıfır olan!..
Ne para ne pul isteyen kaç değer bitiyor çevremizde zaman zaman..bazen tatlı bir rüzgar bazen bir dandelyon çiçeği..


Savruluşlar vardır bunun gibi doğada..endamlı,uyumlu ve daima toplu olunca güzel olan..birleşince güçlü olan ve ahenkle bizi alıp götüren..



Damlalar..ıslaklık..yağmur kokusu..incecik bir yaprağın üzerinde düşmeden sarsılmadan durmak...yaprağın analığı mıdır damlanın güzel serinliği midir yoksa onları birbirinden ayırmayan..bilmiyorum..


Harıl harıl çalışanlar..bir lokmacık bile olmayancanlıların yer altında kurdukları dünya..basıp geçtiğimiz altını düşünemediğimiz sonsuz kraliyetler gibiler..


Ve yeşil..acı yeşil..canlı yeşil..dünya yeşili..huzur yeşili..








Her üründen bir değil bin fayda çıkar..


Bir daneden bin sevap belki de..belki de sıcak bir ekmek..





Yürümek dünyanın üzerinde ve tüm bu güzelliklere bakmak,dokunmak içlerinde olmak..

Paha biçilemez oldukları kadar büyük bir nimettir..ve Allah'a hamd olsun ki bedavadır..ve hepsi biz insanlar içindir..

Dünyayı sürekli değiştirmek için yarışan,farkında olmadan bir çok doğallığı yok eden,orjinalliğimizi kusmak için içimizi yapay gıda yapay duygu yapay mutluluk ile doldurmaya çalışan..

Biz,bu dünyanın nesini beğenemiyoruz...anlamıyorum..



Sizden uzak kaldım nicedir..elimden bir iş çıksa başka bir iş yapışır..hamdolsun şikayetçi değilim..dolu dolu geçiyor günlerim..fidanlarım günbegün boy alıyor yükseliyor karşımda..üzerimdeki ağırlığı alıyorlar..

En güzel meyvelerim tomurcuklanıyor en güzel meyvelerim çiçek açıyor ve hiç ummadığım bir anında günümün o güzel çiçeklerin narin yapracıkları dökülüveriyor başımdan aşağı tam yüreğimin üzerine..

Sevgim de işte böyle..hayatımdaki güzel kalplerin üzerine dökülsün dilerim..kardeşlerim,dostlarım,güzel yürekli herkese selam olsun ..



not:Müzik kastıysa değiştirebilirim :)


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

24 Ocak 2014 Cuma

Bulunduğun Yer




Bulunduğun yere ruhundan birşeyler verirsen..biraz emek damlatır biraz renklendirirsen..orası senin..orası özel..orası işte böyle güzel ve gıpta edilir olur..

Hayırlı sabahlar..

Hayırlı cumalar...

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

22 Kasım 2013 Cuma

Köyde Bir Gün..


Dünyanın bir çok yerinde gökyüzü hemen hemen aynı..Ülkelerinde,şehirlerinde,kasaba ve köylerinde de öyle..Kutuplarda olsun en sıcak bölgelerde olsun bu böyledir..
İşte bu güzel gökyüzü altında..değişmeyen şeyler vardır..ve her zaman uzaklarda olan ve özlenen bir köy vardır mutlaka..
Minik minik evler şirin şirin çatılar yavaş yavaş şehirlere özense de elbet asla değiştirilmeyecek şeyler de var..
Değişmeyecek ve asla büyük şehirlerde bulunup rastlanmayacak güzellikler..


Adını bilmediğim otlar,kimin yaptığı meçhul duvarlar ve o taşlardaki muhteşem renk tonları..üzerime bas üstümden geç diye davet eden patikalar..




Lale mi?..yaban laleler mi..başka bir çiçek türü mü?..fark etmez ismi..onları görünce farketmiyor isimleri gözümde..dimdik duruşları bir arada oluşları ve birlikte olup yanyana durmanın güzelliğini sunuş şekli yetti gönlüme..


Haftada bir yakılan komşuların tepsi tepsi yoğurdukları ekmeklerle neşelenen taş fırının mutluluğunu merak ettim ama..
Ekmekler pişene dek kaç kalp yoğurulur ve yaklaşır kim bilir..bunu da merak ediyorum doğrusu..miis gibi şu anda burnuma geliyor ekmeğin kokusu..


Karların çatılarda uzun süre kalmaması için özellikle tercih edilen taş türü..
-Bu taşları nerden alıyorlar,dedim.
-Dağlardan toplayıp çatılara dizerlerdi eskiden,dediler..
Bir de karla kaplanmış hallerini görmenizi isterdim..bacanın tütüşünü de bir yandan..


Herşey orada ve herşey çocukluğumdaki gibi..yaban mersinlerine bakınca küçükken isimlerini dahi bilmediğim bu güzelliğin hayatımdaki yerini anısını daima her zaman saklamak istiyorum kalbimin bir yanında..çocuklarım da görsün..çocuklarımda da anıları olsun..


Gün boyunca evden uzak gün boyunca kum toprak,aç,sıcak güneşin altında yakılan ateşin küllerine gömerek pişirdiğimiz patateslerin yanında böğürtlen mutlaka vardı..o zamanlarda ne kadar saf bir gerçeğin farkına varmışım meğer..
Doğa varsa insan açlık hissetmez asla..


Mantarara güvenip de yememek şartıyla ama :)


Ne tabak takımı ne çanak çömlek ne masa örtüsü..bir sofra bezi vardı..sayısını bilmediğim çatal-kaşıklar duvara asılmış halleri tavalar süt tencereleri..
Hepsi çivilerle sıralanmış vaziyette,ne askı ne stand ne raf...


Ama seccadelerin sayısı çoktu..seccadeler çoktu ve rengarenkti..her biri de yıpranmıştı..her birinde diz,alın ellerin izi vardı..


Eski günlerin anısına..o günlerin içinde büyümüş olmanın anısına..bu toprakların çocuğu olduğumdan olsa gerek çaktım mutfak dolaplarımın altına üç adet çengel..cezvelerimi de dizdim sırayla..


Güzel bir haftasonu geçirmeniz dileğiyle..



Sevgiler ..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

20 Nisan 2013 Cumartesi

Avuc ici dunya

Toprak buluta, bitki toprağa, hayvan bitkiye, bizler ise bitki ve hayvanlara muhtacız. Bunları, birbirinin yardımına koşturan kim? 

 

Isaret parmagim kadar minicik bir selvi agaci onun yaninda iki kucuk bitki daha..bitkilerin icinde bahcedeki agaclardan dokulmus tohumlar var..kozalaklar gibi ama daha uzun bir gorunumde..yesilin en guzel tonlarinda yosun sag tarafa yayilmis..kiyi gibi..veya kucuk tepeler gibi..


Tas duvarin yuzune baktim sonra..agaclardan,havadan,esen ruzgardan,hava kosullarindan yani kisaca ilkbahar yaz sonbahar ve kis mevsimlerinin art arda art arda gecislerinin izleri var..o acik bej renkteki noktalari ne olusturmus olabilir..yesil rengin sayisini bilmemin mumkun olmadigi tonlarin sayisi..ince ve daracik bir alanda yosunun yayilmis olusu..ve eminim..oyle eminim ki bu nesnelerin hepsi ama hepsi Allahi andigini..eminim..oyle eminim ki bu nesnelerin bile onlara baktigimin farkinda..eminim..oyle eminim ki benim onlarla,onlarin benimle bir bagin olduguna..

Kucucuk bir alan bu..cami bahcesinin duvari ustunde tam da demirin dibinde iki avucuma sigacak buyuklukte..


Subhanallah...
 

 Peygamberimiz (s.a.v) buyurdu ki,
- Cennetde ağaç yokdur. Oraya çok ağaç dikiniz!.
- Oraya ağacı nasıl dikelim dediklerinde,
- Tesbîh, tahmîd, temcîd ve tehlîl okuyarak) buyurdu.
Yanî, (Sübhânallahi velhamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber) diyerek Cennete ağaç dikiniz buyurdu.
Bir hadîs-i şerîfde,
-Bir kimse, Sübhânallahil'azîm ve bihamdihi derse, onun için Cennetde bir ağaç fidanı dikilir, buyurdu.


Guzel gecsin gununuz..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

5 Nisan 2013 Cuma

Ah Istanbul..




 









Ah Istanbul...

Ben ozledim galiba seni..
..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

13 Ocak 2013 Pazar

Bir sehir turu -Bol resimli


Ganimet bil kis mevsiminde gunesi..dal,agac,bortu bocegi de gorursen onu da ganimet bil..gormek onlari ve fark etmek varliklarini insani yanini besler..gormek onlari icindeki guzellikleri artirir..
Bu gun daha fazla dal..daha cok temiz hava ve daha fazla yuruyebilmek icin bucur kizim Bahar'im ile sehir turuna ciktik...


Osmanlinin izlerini tasiyan ve capcanli tutulmasi icin gayret gosterilen sehrin yollarini goruyorsunuz..evler,balkonlari,pencere kafesleri..bir cok seyde Osmanliyi gormek mumkun..gelen turistler en cok sehrin bu yerini seviyor begeniyor..




Kliselere veya kucuk anitlara rastlamak her yerde mumkun..dinlerinin geregini yapamadiklari icin kliselere papazlara bagislarin miktari artiyor boylece rahatlatiyor vicdanlari..bu siradan eski bir klise..komple minik minik taslarla suslenmisi de var..muazzam bir iscilik,insallah onu da bir gun resimleyecegim..


Sevgili Osmanli..olmasaydi kemirenler govdeni belki daha uzun surerdi hakimiyetin ve kimbilir belki Turk bayraklari dalgalanirdi buralarda ..


Bu guzel yapilardan kaderine terk edilmis olanlari da var..kilidi vurulmus ardina bakmadan gidenlerin son izleri belki de..ama merhametlidir Allah'im..kilide dahi sarmasigi gonderir,onu avutsun diye..


Zeybek havasi..Zeybek havasini canlandiran ve simgeleyen metal bir sanat eseri heykel gibi dikilmis sokagin kosesine..tabelada kucuk bir aciklama mevcut..Zeybek havasinin erkeklere ozgu oldugunu mertligi ve cesareti simgeleyen bir oyun havasi oldugunu anlatiyor satirlari..


Bir cok evin alt kati cafe-lokanta veya muzik salonu olarak kullaniliyor..aksamlari yaz mevsiminde dolasilasi gezilesi bir yerdir..


 

Merdiven basamaklarinda bucurumun elledigi metal detayin amacini henuz ogrenmis degilim..tahminler yuruttum..belki eskilerde at sahipleri atlarini bagliyor veya tozluk da olabilir belki misafirler eve girmeden evvel ayakkabilarini burada temizliyor olabilirlerdi..bilemiyorum..


Hala sahibi olan ve icinde kalinan evlerin boyle sirin koseleri vardir..iceridekiler gordu mu bilmiyorum ama resimelemden gecemedim..



Antika esyalar satan kucuk dukkanlar da var..gumusunden porselenine..havanindan ayigina kadar saatinden fincanina kadar her sey bulmak mumkun..yukaridaki gullu saate bayildim diyebilirim!...uzerindeki fiyat indirimli fiyati..25euro


O kadar yuruduk o kadar dolastik ki enerji depomuz bosaldi..bugun Pazar..en tazesinden kazandibini yeme gunu :) yukaridaki kare bir cafenin kosesi..eskiden ev olan ve gunumuzde alti pasten ustu cafe olarak eski dokuyu koruyarak dekor edilmis guzel bir yerdir..severek gittigimiz..


Taze keci sutunden yapilmis miiiis gibi kazandibi..pastanenin adi ''Bizans" bu tatlilarinda Bizans'a ait oldugunu soylerler..tabi turistlere..:) hemen hemen butun tatlilar (tepsi tatlilar-serbetli tatlilar) bildigimiz geleneksel Turk tatlilaridir.. :)


Ve son karede yemyesil bir goruntu mevcut..hala var yer yer yesil kalmis kosecikleri parkin..bunlar da kis mevsiminin tatli cocuklari olsa gerek..


Sevgilerimle...

..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Recent in Recipes

SON YAZILAR