Günlük tadında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Günlük tadında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Günlük tadında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Günlük tadında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2014 Pazartesi

Doğaya Son Kaçışlar


Hayırlı sabahlar tüm canlara..Kurban bayramının ardından elimin neden bilgisayara pek fazla gitmediğini bayram boyunca ve sonrasında çekilen resimlere bakınca anladım..

İnsanın doğanın içinde olmak gibi bir ihtiyacı var..Kimseye çarpmadan kimseye takılmadan ve gözlerini sürekli olarak büyük yapılar yormadan ruhunu tenhalığa doğaya ve huzura teslim edip kaptırma gibi bir ihtiyacı var..

Günlük yaşantım her ne kadar kısmen sakin olsa da gerek evin işleri ve ihtiyaçları gerek hamileliğim ve çocuklarımın ihtiyaçları içinde zaman zaman bunalabildiğimi biliyorum..
Bu doğaya kaçışlar deşarj olmamıza kendimizi rahat hissetmemize en büyük etken oluyor..


Dört duvarın arasına henüz tam olarak kapatılmış değiliz elbette..havalar oldukça güzel sıcak ve keyifli..toprakta oyun oynamak da keyiflidir sonuç onu gösteriyor çocukların ne denli oyuna yoğunlaştığına bakarsak..


Doya doya ancak kendi salıncağın varsa sallanırsın..sırasını bekleyenler de varsa daha bir keyiflidir :) her eve toprak her eve salıncak gerek..


Sıradaki kareler şehrin dışında bulunan bahçeli köy evimizin bahçesinde yetişen güzelliklerdir..sözlerin yetersiz kaldığı da aşikardır..














Soğuyacak havalar yavaş yavaş..saatler de değişecek..ve tüm manzaralar kışı hatırlatacak bir kaç gün sonra..son güzel ve güneşli günlerin tadını çıkarmak gerek..en güzel şeylerden biridir..bedavadır..unuttuğumuz güzelliklerdendir..

Çıkabilenlere çıkın demek..bakabilenlere görün demek geliyor içimden..

Güzel bir gün geçrmeniz dileğiyle..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

9 Eylül 2014 Salı

20 Gerçek-Mim



Nazlı Çiçeğimden gelen mim'i cevaplamadan evvel aklıma ilk gelen şey:Arkadaşlarıma dostlarıma ve çevremdeki insanlara yani beni tanıyanlara benimle ilgili olumlu olumsuz üç düşüncelerini paylaşmalarını istemek geldi..

Zaman alıp uzun süreceği için ve uzun sürünce mim'im tazeliği kaybolup gündemden düşeceği pek muhtemel olduğu için aklıma ilk gelen gerçekleri yine ben vereceğim..çok özür dilerim bazı cevaplar tam olduğu gibi değil belki de gerçekten biraz uzak olacaklar :)


1-Sofrada kağıt mendil yoksa sofraya oturamıyorum

2-Yemekte çocuklarıma sürekli önlerinden yemelerini söylüyorum.Sürekli ama.

3-Herkesin gücü kadar evin işlerinde yardımcı olmasını istiyorum (oğlum bunu yaz tatilinde kabullenmekte zorlansa da bu böyledir)

4-Alışveriş yapmayı sevmiyorum

5-Aşırı düzgün çok fazla temiz evlerde büyük bir huzurluszluk hissediyorum

6-Çocuk odası hariç süret silüet veya insan resim karikatür veya hayvan resmi gibi hiç bir şey bulundurmuyorum.

7-Emeğe saygı duyduğum gibi emeğime saygı duyulmasını istiyorum.

8-Apartman dairesinde yaşayamayacağımı düşünüyorum.Evimin olabildiğince toprağa yakın olmasını istiyorum.Doğaya yakın yaşamayı çok seviyorum.

9-Olabildiğince az şeyle yaşanabilir fikrindeyim aşırılığı sevmiyorum abartılı şeylerden etkilenmiyorum.Bir çuval param olsa onlarla ne alacağıma dair en küçük fikrim bile yok.

10-Sezgilerim çok güçlüdür diye bilirim bir insanın havasını ve saçtığı enerjiyi anlamak için iki satırı veya iki dakikalık konuşması yeterli olabiliyor.

11-Kalabalık ortamları (çalgılı,erkekli-kadınlı)düğünler kınalar vs etkinliklerde bulunmayı sevmiyorum.

12-Ana dilim ikidir ek olarak da konuştuğum iki dil daha vardır.

13-Gece uykum 5 beş saati nadiren geçmektedir.Son uyuyan ilk uyananlardanım.

14-Vaktimi boş yere alan insanlar veya uğraşların sayısını bilinçli olarak azaltma çabam devam etmektedir.

15-Kur'an'i Kerim'in mealini hala baştan sona okuyamadığım için büyük bir eksiklik ve utanç hissediyorum.

16-Yirmi adet gerçek çok fazla olduğunu düşünüyorum :)

17-Unutmak istemediğim güzel sözleri veya ayetleri mutfağımın bir dolabında yazıyorum.

19-Eşimin işi gereği iki çocuğumuzu da tek başıma büyütüyorum.

20-Denizi çok seviyorum..suya giremediğim için ağladığımı dahi bilirim..evet bu yaşımda bile :)


Cevaplarımdan beni daha çok yansıtacak olanları yazmaya çalıştım...Yanlış anlaşılırım düşüncesiyle de bir çok gerçeği sanal ortamda aktarmanın doğru olmadığına inandığım için yazmadım..

Mim güzel gerçekten de zor bir mim..Nazlı çiçeğime tekrar teşekkür ediyorum..

Sevgilerimle..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

1 Ağustos 2014 Cuma

Ay Yüzlüm'e Veda



Gençliğim dizleri üstüne çökmüş
Kapaklanınca sevda yoluna
Bir doğuş yaratıldı çırılçıplak
Ve sen.. Ve sen Ay yüzlüm

Kurumuş yaprak gibi düşerken dalından
Bir aah uzun sesli koptun dudaklarımdan
Dön Ay yüzlüm dön, neredeysen dön

Sensiz olmuyor
Kan damlıyor gözlerimden kan
Gücün varsa gel, gel de sen dayan

Çünkü ben son nefes gibi titrek
Çünkü ben çırılçıplak
Çünkü ben sensizim
Çünkü ben... Çünkü ben...


Taksiratın,çektiğin ızdırapların keffareti olsun günahlarının..
Hayatımıza eşlik etti notaların ve sözlerin..
Hani gidene dek sevdiğini anlayamazsın ya bazı insanları..
Sende ettikleri yeri yoklukları çıkarır ya gün yüzüne..
İşte öyle bir şey..
İşte öyle bir şey..



Rabbim rahmet eylesin..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

5 Temmuz 2014 Cumartesi

Bir Köy Ziyareti


Köy ziyaretlerimiz genelde önemli bir olay veya önemli günler sebebiyle yapılır..arabası da olmayınca insanın daha çok uzuyor gözünde yollar...oysa uzak desen uzak değil yakın desen yakın değil ama köye gitmek şehirli olduktan sonra ağır geliyor insana.
Bir kaç ay önce gidişimizin sebebi bir cenazeydi..cenaze evinin pencereleri beni dünyaya getireceklerin dünyaya geldikleri ve büyüdükleri eve bakıyordu.
Kahvelerin yakıtı  ispirto olan minik bir ocakta pişirildiği,dört ayaklı sobanın sürekli yandığı,duvarlar boyu rafların olduğu ninemin evine..



Cenaze kaldırılırken sessizlik havlayan köpekler oynaşan çocuklar kapılarda pencerelerde avuçları açık dua eden insanlar vardı..kimileri ise pencerelerin arkasında sessizce yüzleri görünmeden dua ediyordu,yukarıdaki resimdeki gibi..


Köy sokaklarında dolaşmaya çıktık sonra..daracık sokakların içinde herşey sağımdan solumdan geçti durdu..
Defalarca sevinçle yokuş aşağı koşarak dizlerimi parçaladığım sokak..defalarca akşam vakti karpuzcuya yetişmek için nefes nefes çıktığım sokak..


Çocukken evlerin ve kafesli pencerelerin Osmanlının hükmettiği dönemde inşaa edildiğini bilmiyordum..Köyümüzün adını bir Osmanlı Paşasından aldığını da..


Herşeyde olduğu gibi köylerin de doğallığı ve orjinalliği yavaş yavaş elden gidiyor..güzel evler kocaman binaların arasında boyun eğiyor..çocuklarını çok sevdiklerinden dolayı boyun eğip hayır diyemeyen anne babalar gibi..


Evimizin takvimi hala duvardaydı..terk edildiği günde durmuş zaman..toz duman içinde herşey..
Kurban bayramında etlerin dinlendirildiği kocaman çengeller ağlar içinde..yerlerde kabak çekirdekleri,dolapların içinde el yazısı mevlid-i şerif yaprakları çorap kutusunda Kur'an'i kerimler,pencerelerin çoğu açık vaziyette zemin gıcırdamakta...

Hatıralar gibi..herşey tozlanmış,yaşanmışlıklar gibi herşey unutulmuş..hayat gibi herşey yok olmaya yıpranmaya ve son bulmaya mahkum edilmiş.

Aklımdan gitmiyor..Çocukluğumun mutluluktan çığlık çığlığa can atarak çiçek açtığı bu ev yavaş yavaş yok oluyor,yıkılıyor.

Hatıralarım yıkılıyor,seviçlerimi örümcekler ağlarına hapsediyor,karşı koyamıyor kurtaramıyorum.. ve ben sallanan merdivenin basamaklarından çıkarken hala korkuyorum.

Korktuğum halde o eve gitmekten kendimi alamıyorum..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

25 Haziran 2014 Çarşamba

Aksesuar Kumaşlar ve Pembe Ayakkabılar


Bazı vitrinler var ki her sezon ve her değişim sonrası mutlaka uğrayıp önünde biraz durarım..ürünlerine ve yeni gelen cicilere baka baka hayaller kurduğum dahi olmuştur..


Yine sevdiğim bir mağazanın vitrini karşısında yeni gelen ürünlere baktım uzun uzun..renkleri ve ürünlerin tarzları tam da istediğim gibiydi..özellikle renklerine hayran kaldım..


Aksesuarlar olmazsa olmazımızdır kabul ancak çok fazla aksesuar kullananbiri değilimdir..yine de aksesuarsız elbette olmaz..bilezikler bileklikler çanta ve özellikle yüzükler artık vazgeçilmezimdir..
Bu güzel vitrin evet ikna edici ve çok etkileyiciydi..


Yeni temin edilen kumaşlarıma uygun olacağını düündüm bir yüzük bir de çanta alarak döndü eve..


Yüzüğüme hayran hayran baktım..gerçekten çok güzel bir desene sahip değil mi?


Seçtiğim çanta ise diktiğim ve dikilecek olan yukarıda gördüğünüz kumaşlardan abayalarım ile uyumlu olacağını düşündüm..çok hafif pastel bir renge sahip zarf çanta..her ne kadar büyük çantalar daha kullanışlı ve tercihim olsa da yaz mevsimi için daha derli toplu bir şeyler aldım,ilk kez :)


Seçim zordur elbette böyle ürünler arasından yine de alış verişimden memnun bir şekilde çıktık mağazadan..yanımdaki böcük rahat vermedi desem yeridir,vaatlerde bulunduğum doğrudur ..dondurma her zaman iyi bir rüşvettir :)


Karşındaki anlaşınca tabii..anlaşamayan biri olunca karşında nefis dondurmaların huzurundan ayrılarak büfedeki dondurma dolabından bir dondurma alıp taksiye atlayıp dönersin evine ..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

18 Mayıs 2014 Pazar

Felaketten Anladığım



Çek arabanı nereye süreceksen sür dediğim günlerden biri.
Kızdırana kızamadığım küstürene küsemediğim günlerden üçüncüsü..
Yavaş yavaş nefesimizi toplayıp su yüzüne çıkıp yüzmeye başlıyoruz yine..

Bu sefer bir yara daha var kalbimizin üzerinde.Kabuk bağlayıp suyun etkisiyle rüzgarın katkısıyla yavaş yavaş kapanacak yavaş yavaş izi kalmayacak ve belirecek yeni deri tabakamız..

Pürüzsüz mü?

Son günlerde yaşananları gövdemizde bir yara gibi hissetseydik keşke..
Keşke sürülebilecek bir merhemi olsaydı..

Acı her yeri boyadı,ıslattı..
Ölenlere ağladık,ölenlere ağlayanlara ağladık,ölülerimize ağladık öleceğimize ağladık..

Ağladık ağladık..pekine anladık?

Benim anladığım insan bazen çok uzaklarda bilinmeyen biri dahi olsa insanlığı varlığıyla olmasa bile yokluğuyla sarsabileceğidir.

Benim anladığım bu dünyaya geliş gibi gidişi de çoğu zaman acı ve kederlidir..

Benim anladığım hiç bir zaman hiç bir şeyin tamamlanmayacağını,gözümüzde bitmeyeceği ve dünyanın bize yetmeyeceğidir.

Benim anladığım bazı insanlar sadece insan süretinde görünmekten vazgeçmeyeceğidir..

Benim anladığım kalbin inceliğini,zayıflığını,Yüce Rabbimin kudretinı ve  imtihanını böyle durumlarda daha iyi hissettiğidir..

Benim anladığım son sözü daima Allah'ın söylediğidir..






Benim anladığım konuşmaktan çok susmak isteğişimdir..

Susmak geliyor hep içimden bu yüzden..

Susmak ve içime konuşmak..nefsime seslenmek..

Bak nefs diyorum..kendine gel ve düşün elindekileri.

Ulaşamadıklarının peşinde koşa koşa yordu seni dünya gör,gör dünyaya göre şekillendiğini,gör ahiret için yaptığın yatırımın azlığını yetersizliğini gör.


Say sayabilirsen bir bir yaptıklarını ve yaşadıklarını..

Sıralayabiliyormusun sevaplarını günahlarını?..bilebiliyormusun nereye gideceğini seni neyin beklediğini..


Karamsar deme bu sözlerime aciz nefis..gençliğinde olmasa yaşlılığında sorgulayacaksın elbet bunları bir gün..sabah olmasa gece yastığa başını koyduğunda merak edeceksin elbet bu yolculuğun sebebini..


Sar kendini kumaşlara en koyu hakaretlere at kendini şimdi..

Anca uslanır anca anlarsın.




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

14 Mayıs 2014 Çarşamba

Acı


Acının rengi olsaydı,kızıla boyanırdı dağlar..

Rabbim ailelere sabır versin..

Şehitler üç kısımdır. 1- Hem dünya ve hem âhiret şehidleri, 2- Dünya şehidleri, 3-Âhiret şehidleri. Dünya şehitleri olmak belki bir çok mümine nasip olmaz ama, ahiret şehidi olabilmek herkese nasip olabilir. Yeter ki sayılan 23 maddeden birisi siz de bulunsun.

Ahiret şehidleri şunlardır;
1. Zulmen öldürülen,
2. Nefsini, malını veya evlâdını korurken ölen ve öldürülen,
3. Hükümdârın hapsiyle veya dövdürmesiyle ölen,
4. Yangında yanarak ölen,
5. Suda boğulan, 
6. Depremde ölen,
7. Yapı altında kalanlar,
8. trafik kazasında ölen,
9. Yırtıcı hayvan tarafından parçalanan,
10. İshal ve istikâ’dan, taun, kanser ve verem gibi amansız hastalıklardan ölen
11. Sıtma ve sar’â hastalığından ölen,
12. Hamilelikten dolayı ölen kadın,
13. Doğumda (nifas halinde) ölen kadın,
14. Kuma sahibi olup sabır ve tahammül ederek ölen kadın,
15. Vatanı beklerken ölen,
16. Aşktan ölen,
17. Her gece Yasin Sûresini okuyan,
18. Her gün kuşluk namazı kılanlar,
19. Her ayda üç gün (eyyâm-ı bîyz’da) oruç tutan,
20. Günde yirmibeş defa (Allâhümme bârik lî filmevti ve fi mâ bâdel-mevti) duasını okuyanlar,
21. Hastalığında “Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîyn” duasını okuyanlar.
22. Sabah namazının sonunda haşr süresinin son ayetlerini okuyanlar,
23. İffetini sabırla koruyanlar,
24. Fitne zamanı Resûlullah’ın sünnetine sarılıp ölen,
25. Helal rızık peşinde iken ölen,
26. Cuma gecesi ölen, 
27. Gurbette ölen,
28. Ezan okunurken ölen,
29. Allâh’ın emir ve yasaklarına ve Resûlünün sünnetine bağlı bir hayat yaşarak ölen,
30. Mehd-i Aleyhirridvân’ın zamanında İslâma hizmet eden Müslümanlar,
31. İlim yolunda ölen, 
32. Ve damdan düşerek ölen,
33. Ve günahlarından tevbe edip; ölen mü’minleri Cenab-ı Allâh şehâdet mertebesine yükseltir. 

Kaynak: Ruhul beyan Nisa suresi tefsiri

"Şehâdet ve şehidler" hakkında daha geniş bilgi için bakınız: Suyutî, el-Kelâm alâ’ş-Şühedâ ve Aksâmihim, varak: 2, mahtut. Abdullâtif Harputî, Mecâlisi’l-Envâri’l-Ahadiyye ve Mecâmiu’l-Esâri’l-Muhammediyye, s.183


Allah şehadetlerini kabul etsin..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

6 Nisan 2014 Pazar

Kışa Elveda İlkbahara Merhaba


Kış bitti.
Günler geçtikçe kesinleşiyor havalar ısındıkça şafaklar daha ılık kuşlar daha erken uyanmaya başlıyor.
Gürültülü telaşlı heyecanlı oluyor sabahlar artık..balkona çıkıp kahve içmek büyük bir keyif veriyor insana...
Bahçedeki nar ağacım kış boyunca sessiz renksiz durdu..Belki kar göremedik bu yıl ama soğuklar sisler dertler sevinçler oldu..



Kış ile ilkbaharı bir arada ..bahçemdeki şebboylar daha önce hiç bu kadar çok açıp bu kadar yoğun kokmadılar..nerdeyse eve girişi engelliyorlar ama bu durumdan herkes memnun..her misafir evine almak için mutlaka bir tutam mor şebboyla ayrılıyor evimizden :)


Mevsim değişikliği sebebiyle bazı sevdiklerimle vedalaşmam gerekiyordu haliyle..odun sobamın manzarasını ve seslerini ne kadar sevsem de kendisiyle yavaş yavaş vedalaşıyorum..


Odunlar,taşınmaları sıralanmaları da kışa ait..görüntüsü dahi ısıtıyor insanın içini..ama ilkbaharda veya yaz mevsiminde değil..kendileriyle de vedalaşmak gerekti.


Fırsat buldukça kısa yürüyüşler yapılabilir belki..günün daha sıcak olduğu saatlerde..havanın değişimi ve ilkbaharın alerjileri etkilemiyorsa bu güzel mevsimin de birazcık tadına bakmak lazım..


Cafelerin lokantaların masaları kaldırımlara sokaklara taştı..güneş gözlükleriyle güneşi karşılıyor güneşin tadına varıyor insanlar..her yerde çocuk ve kuş sesleri..


Küçük şirin samimi mekanlar tercih ediliyor..ama dışarıya bakan dışarıda alanı ve yeri olan..çok içeride kaldık uzun süre evimizde oturduk..doğanın içindeydik dışına çıkmamız zaten imkansız nefes aldıktan sonra ancak bu zaman daha farklı biraz daha .



Papatyaları gelincikleri anemonları olan tarlalarda koşmak yürümek uç uç böceklerini yakından görmek elbette en güzeli olurdu..bulunduğumuz çevrede olanlarla yetinmek zorundaysak yakın bir yerlere kaçabiliriz veya gözlerimizin önünde uyanan doğayı ve dünyayı seyredebilir saksımızdaki çiçek sayesinde komşulardaki ilkbahar temizliği sayesinde bu güzel mevsimi hissedebilir selamlayabiliriz..

Hoş Geldin İlkbahar..

Seni buralarda bekleyenler özleyenler var...


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

14 Aralık 2013 Cumartesi

Günlük Kaçış Eczane Güzeli ve Allahın Büyük Nimetleri


Bismillah..gece olmuş...hızlıca akıp geçen bir günün son demlerindeyiz ..artık :)
Hızlı bir kararla hızlı bir hazırlanma sürecinin ardından bir bakmışsın evimden çıkmış kendimi Keşan pazarında ardından da Kipa'da bulmuşum..bir günde ülkeden çıkmak havanı değiştirmek yollara düşmek çok uzak olmayacak şekilde evinden uzaklaşmak..

Bir günlük kaçışlar güzel olur ya bazen..öyle güzel bir kaçış yaptık bugün ailemle..
Bir eczanede resimdeki güzelliğe rastladık..yıl boyunca çiçek açan bu güzelliğin ismini sormama rağmen adını kimsenin bilmediği eczane güzelini görmenizi istedim..gövdesi dikenli mi dükenli..boyuna dikenlerle yaratmış Rabbim ama gelin görün ki bu dikenli gövdeden öylesine narin ve güzel çiçekler açıyor ki..dikenini unutturacak kadar etkiliyor insanı..



 Bilemem Keşana gideniniz Keşanda yaşayanınız var mı aramızda belediye parkındaki camiide kıldık namazlarımızı..birk aç karede oradan eklemek istedim..her gidişimde resimlemeyi unutuyorum..bu da bir güzellik nihayetinde görülmeye değer..



Bu karelerdeki görüntüme mutlaka yorum yapıp bir kaç satır eklemek isterim..İpsala Hudut kapısındaki alış-veriş merkezinin alt katında lavabolar ve inanılmaz güzel bir mescid ve bir abdesthane var..
Sıcacık..
Suyu sıcak havlusu temiz..mescidin içi bayanlara özel bir perde ile ayrılmış..duvarları çinilerle süslenmiş..
Gönül rahatlığı ile çamurlu sulara buz gibi sulara el değdirmeden abdestinizi alabiliyorsunuz..

Rabbim bu tür yerleri inşaa edip bakımını hizmetini yapanlardan binlerce kez razı olsun..


İmam Gazali'nin Abidlerin Yolu'nu okumaktayım bu aralar..1971'de basılmış eski bir kitap..Vallahi bir kitapçıya uğrayıp yeni baskılardan iki tane alıp kütüphaneden aldığım elimdeki eski baskıyla değiştirmeyi çok arzuladım..
Melun şeytan düşündürmedi akıl ettirmedi gün boyunca..
Kipa'da kitapları görünce geldi aklıma..ki kitap arabadayken elimdeydi çoğunlukla...
Kitabı tabii ki Kipa'da bulmak mucize olurdu.Mevlana'nın Yedi Sırrı kitabını aldım..en azından!..
İçimde kaldı Abidlerin Yolu..ne muhteşem bir eser...alamadım seni..çız ediyor hala içim..neyse..


Arab kızı :)..nette bu kreme dair çok şey okudum..bilemem gerçeklik payını..kullanıp sizinle paylaşmak isterim..bunun için de zaman gerekecek elbet :)..
Gülsarayı ise bildiğimiz vazelin gül kokulusu varmış hiç denemediğim için bir adet de ondan aldım..yorumlar ileride..



SubhanAllah...
Yuvaya dönüşhuzur köşemde bir kaç dakika geçirerek tekrar kitabımı alıp okumadan evvel aklımdan geçenler..
İnsan bir günde nerelere kadar gidebilir .Ne kadar uzaklaşabilir manen ve fiziken...
Uzaklaşmak nasıl ki çeşit çeşitse..nasıl ki süresi ve sebebi fark gösteriyorsa geri dönüşler de bir o kadar farklıdır..
Yavrularımdan uzaktayken duyduğum her çocuk sesi gördüğüm her çocuk hareketi özlem ve hasret kibritini tutuşturdu yüreğimde..bir günde hemde..

Eve gelmenin inanılmaz huzuru...
Çocuklara yıllarca sarılmamış gibi sarılmanın ne kadar benzersiz bir nimet olduğunu ne denli inanılmaz bir güzellik olduğunu bir kez daha hissetmek..

Tarifsiz..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

9 Aralık 2013 Pazartesi

Naciye


Bayrama bir kaç gün kala balkonda oturmuş sokakta küçük bir kedinin miyavladığını işittik..
Sokağa baktığımızda geçen arabaların altında kalma ihtimalinin yüksek olduğunu fark edince kedinin geçen arabalar tarafından ezilmesini önlemek için eve alarak biraz süt içirmiştik..
Zamanla kedi bize biz kediye alışınca biraz toparlanana dek evimizde kalmasına karar verdik..çok zayıf ve çok küçüktü..
Zaman geçtikçe çocuklar ve evdeki herkes bir kişi hariç kediye alışmıştı..


Kedi artık kedimiz oldu zamanla..artık bir adı bile vardı:Naciye..
Kendini toparlamış tombul tatlı bir kediye dönüştü zamanla..acıkınca pencereleri tırmalayan asla uyutmayan uyandırmak içinden elinden geleni yapan acaip kararlı ve azimli bir kedidir Naciye..

Kedilerin inanılmaz canlılar olduğunu düşünüyorum..özellikle de çocukluğumda babannemin evindeki Mamur ismindeki kediyle geçen zamanları hatırlayınca..tatlı hatıralarımın etkisi altında kalarak kedilere karşı sempatim artar..
Küçük bir kız çocuğu kakaolu sütünü kedisiyle paylaşır bu hatıra güzel bir anı olarak kalır da kedilere soğuk bakar mı insan?


Naciyeyi bu şekilde seccademde uzanmış gördüğümde acaba İslamdaki yeri nedir alimler bu konuda ne demiş Efendimiz (s.a.s)ne buyurmuştur diye merak edip münük bir araştırma yaptım ve bakın neler buldum :)

Eshab-ı kiramdan kayınpederim Ebu Katade'nin abdest alması için bir kaba su koymuştum. Kedi gelip bu kaptan su içiverince Ebu Katâde biraz daha su içmesi için, kabı kedinin önüne uzattı. Benim kendisine hayretle baktığımı görünce, "Niye hayret ettin ey kardeşimin kızı, Resulullah efendimiz, "Kedi pis değildir, etrafınızda (evinizde) serbest dolaşsın buyurdu. Kendisi de abdest almıştı, ben de sünnet eylemekteyim" dedi (Nakleden: İmam Malik, Muvatta, Taharet [2.13]-Diğer Kaynaklar: Ebu Davud, Taharet, 1/38; Tirmizî, Taharet, 1/69; Nesaî, Taharet, 1/54; İbn Mace.Taharet, 1/32, Ayrıca bkz. Şeybanî, 90).


Sevgili Peygamberimiz(s.a.s), kedisi Müezza'yı o kadar çok severmiş ki, Müezza bir gün sedirde oturan Peygamber Efendimizin'in giysisinin ucunda uyuya kalmış. Her kedi dostu gibi uyuyan bu güzelliğe kıyamayan Efendimiz(s.a.s), Müezza'yı uyandırmaktansa giysisinin ucunu usulca keserek kalkmayı tercih etmiş. Hz. Muhammed, kedisi Müezza içtikten sonra kapta kalan su ile abdest alacakken Sahabe-i Kiram Ebu Nuaym "Ya Resul o sudan kedi içti" deyince, Resulullah "Onlar en temiz ağıza sahiptirler" buyurmuş ve abdest almıştır (Hadisi Nakleden Peygamberimizin eşi Hz. Aişe annemiz(r.anha).

..hadislerin kaynağı ve daha fazla bilgi:İslam'da özel bir hayvan


Köpeklerin dinimizde necis(pis)olduklarını biliyordum ama kediler hakkında geniş bilgim hatta hiç bilgim yoktu..kedileri sevmenin sünnet olduğunu Efendimizin de bir kedisi olduğunu hatta adını öğrenince kedilere bakışım biraz daha değişti..

Daha evvel merak edip araştırsaydım şüphe yok ki kedimizin adını Müezza koyardım..cinsiyeti ne olursa olsun..

Sevgilerimle..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Recent in Recipes

SON YAZILAR