İşimin tam ortasında ve en yoğun anımda..
Ellerim köpük içinde mutfak tezgahında bir badak koyacak yer bulunamayacak kadar bulaşık birikmiş yıkanması için sıvanmış kollarım bir yandan oturma odasından gelen televizyon sesi bir yandan ayaklarımda dolaşan naciye kedi..
Derken cep telefonu çalıyor bir yandan da açık pencereden komşumun seslendiğini işitiyorum..
-Seeevgiii..
Diğer yandan kızım
-Anneeeee
Kedi hala ayaklarımda eteklerime dolanmış tırnaklarını batırarak sallanmaktan zevk alıyor.
Bir yandan ellerim köpük içinde bir yandan telefon hala çalıyor aklımda bulaşıktan sonra yapılacak işlerim var..
-Anneeee..
Kızım sesleniyor,komşum bekliyor..
Ellerimi kurulayıp kızımı biraz bekletmek için susturduktan sonra dışarıya çıkıp komşuma baktım.
-Bir yumurtan var mı?
-var..
Yumurtayı verdikten sonra kızıma dönerek ne istediğini sordum
-Süt istiyorum anne..
Mutfağa girdim sütünü hazırlayıp verdikten sonra ellerim tekrar bulaşıklara uzandı,ilk tabağı alıp süngeri üzerine sürecekken yine telefon çaldı..
Telefonu unutmuştum!
Tekrar ellerimi kurulayarak telefona cevap verdim..
Çok şükür ki telefondan bir istek gelmedi o anda zira oldukça telaşa kapılmış stres yapmıştım..
Bulaşıkların ardından evin diğer odalarını toplamaya geldi sıra..
Evin bisıkıntısı yok,kiri pası da yok sadece eşyalar ait oldukları yere konacak hepsi bu..
Oyuncaklar koliye,beşiktekiler dolaba,çamaşırlar dürülecek yerleştirilecek yatak yorgan kaldırılacak belki makine çıkartılıp süpürülecek ama araya hep bir şeyler giriyor arada hep bir istek bir talep oluyor böylece kahvaltı saati uzadıkça uzuyor..
Hele bir de bulaşık makinesini deterjanı veya tuzu bittiği bir günde!..
nerden nasıl nezaman ve ne kadar tarzından hesaplamalar yaparak yaşamak gibi oluyor bazen günler..
Saat onikiye kadar kahvaltı bitecek bulaşık yıkanacak ev toparlanacak..
Tüm bunlar sadece sabah dilimine ait durumlar..
Böyle bir telaş içinde sizi donduracak tüm planları alt üst edecek,programladığınızı sıfırlayacak bir cümle herşeyi bir anda bittirmiş oluyor.
-Anne,yanıma gel ben çokyalnızım..
-Anne benimle oynasana
-Anne ben kiminle oynayacağım?
Bulaşık yeni başlamış olmasına rağmen o anda biter.
Çamaşır asılmış veya toplanmış dürülmüş veya yerleştirilmiş o anda gerekliliği bitiyor.
Bütün bunları bir yana atarcasına elinle itersin tüm yapman gerekenler..
Bir patates bir sivri biber doğramak için dolmuş olan tezgahta yer açar bıçağını tabağını alarak yere bağdaş kurup oyun oynarsın..
Günü başında ortasında veya sonunda veya en telaşlı anında veya tam da şimdi olacak şeymi bu dediğin bir durumda..
Niye?
Bir cümle bu denli etkiliyor..
Bir cümle anne kalbine böylesine tehsir edebiliyor demek ki..
Ne yaşın önemi kalıyor ne işin..
Evet işler çok önemli..
Kadına bakar kadını bekler belki ama..
-Anne ben yalnızım,cümlesine ne cevap verilebilir?
-Mutluluğun sınırlarından birisi,şeylerden olduğu gibi hoşlanmak ve onları daha iyisi ile karşılaştırmamaktır..
-insan oradan biriktirdiği bilgelikle hayatı seyreder..
-Modern hayat bize ilişkinin değil işin öncelikli olduğunu söylüyor.
-Bebekler en tuhaf ortamlarda bile,kendilerine yeterince dikkat gösterilirse,serpilirler.
Kemal Sayar-YAVAŞLA kitabından.
Bütün bunlar ve bütün yaşanan koşuşturmacanın asıl gayesi ne olduğuna bağlıdır elbet..
Anneysen ve benim gibi yoğunsan çok sıkıştığın zaman kısa ve güzel bir formül uygulamanı nacizane tavsiye edebilirim..
Önemli olanı değil,acil olanı yap..
Böyle yaparak için rahat olacaktır..
Böyle yaparak belki yükün biraz hafifleyecektir..
Herkese kolaylıklar dilerim,özellikle de annelere :)
Sevgilerimle..






