22 Ekim 2014 Çarşamba

İpliklerini Düzenle! - İki Güzel DIY Projesi



Minicik küçücük şirincik bir köşe olmalı..dikebileceğin sökebileceğin..bunaldıkça kaçıp saklanabileceğin minik bir köşe..gerek dikiş köşesi gerek el işleri köşesi gerek okuma veya dinlenme veya salya sümük ağlama köşesi..bugünkü konu dikiş köşesi olsun..

Geniş bir eve ve büyük bir alana hele hele ayrı bir odayı dikiş odası olarak dönüştürene ne mutlu! ammaaa herkes aynı şansa sahip olmayıp aynı arzuya vakıf olabilir gayet tabii ki..durum böyle olunca buradaki gibi sadece bir köşeyi dikiş köşesine dönüştürmek mümkün ama asıl konu ve paylaşmak istediğim o değiiiiil :)


Paylaşmak istediğim bu güzel fikir esasen..İPLİKLER!..iplikleri kutulara doldurmak ve birbirine karışmayı önleyecek güzel bir fikir paylaşmak istiyorum..


Aslında iki fikir iki DİY yani Do it Yoruself (kendin yap)projesi..ilk alternatif ve güzel çözüm çivilere dizmektir ipliklerimizi veyaaaa...
Buradaki gibi duvara asmak!..ne kadar parlak bir fikir ba-yıl-dım!..yapımı da kolay aslında..bu incecik çubukları şişleri keserek elde edebiliriz veyaaa kürdan da kullanılabilir gibime geliyor..ama fikir güzel mi güzel yapılır mı yapılır sevilir mi sevilir türünde ..ama öyle :)


Sevgilerimle..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

19 Ekim 2014 Pazar

Binbir Etek Modelleri (ŞEMALI)


Hayırlı sabahlar hayırlı bir hafta nasip etsin Rabbim güzel etek modellerine baktıkça her ne kadar canım dikmeyi de giymeyi de istese de bebiş gelene dek böyle bir girişimde bulunmak mümkün değil..belki daha farklı bir model denenebilir veya en iyisi doğumdan sonraya ertelenebilir bu arzu..o zamana için şimdiden arşiv yaptım..!

Hangi eteğin kesimi hangi modelin asimetrisi nasıl oluyor nasıl veriliyor şuracığa kaydetmek istedim..kimse sonsuza dek hamile kalmadığı için bir gün ben de dikerim ümidimi canlı tutacağım böylece :)








Yukarıdaki bir çok modelin bu denli kolay yapılabileceğini nerden bilebilirdim :) artık biliyorum ve ilk fırsatta dikmek ve giymek için sabırsızlanıyorum..bu denli zor işlere el atamam kesemem biçemem diyen dostların kabarmıştır iştahı kendileri için aşağıdaki basit modelleri paylaşasım var :)




Yeter ki yapmak istesin yeter ki giymek istesin insan seçenek çooook :)


Şimdilik ben yukarıdaki modellere bakıyorum yine de bu tarz etekler giyesim yok açıkçası ama bişeyler giymek gerek elbette..evdeyken geniş kıyafetler ve özellikle penye eşofman ve pijamalar kurtarıcı olabiliyor ama ya ziyarete gidilecek olsa!..Eyvah! :)
İşte o zaman bu tarz bişey giyilebilir..

Sevgilerimle..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

17 Ekim 2014 Cuma

Senin Suyun Beni Öldürüyor


Plastik bir kapağın..boş bir çakmağın..küçük bir parça plastiğin doğaya ne zararı olabilir demeyin..
Bu videoyu izledikten sonra bir kez daha düşünelim..
Alışkanlıklarımızı değiştirelim..



Tükettiğimiz ve attığımız hiç bir şey yok olmuyor...
Belki gözümüzün önünden kaybolmalarının sebebi bu canlılardır..nerden bilebiliriz..
Belki bizim içtiğimiz su şişesinin kapağı başka bir canlının yavrusunun hayatına mal oluyor..
Bizim suyumuz bizi yaşatırken başka canlıları öldürüyor..

Bu hesap da elbette biz insanlardan soruluyor..
Sorulacaktır..

Hayırlı cumalar...

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

15 Ekim 2014 Çarşamba

Tesettürüm Kaç Numara?


Çok güzel çizilmiş değil mi?

Tesettüre girdiğim ilk günü hatırladım....Kış mevsiminin son günlerdiydi..doğru düzgün tesettür kavramını bilmiyor tenimi örtebilecek giysiler giyerek sokağa ilk çıkışım..
Ayağımda kalın çorap,topuklu çizmeler,diz boyunda modern bir trençkot..
Başımı doğru dürüst bağlamayı bilmiyorum yine de bu halimle bile ruhumun pamuklara sarıldığını hissediyordum..

Zaman geçtikçe ve mevsim değişince kılık kıyafetimin değeri daha da çok karşıdan nasıl görünüyor düşüncesi içimi rahatsız etmeye başladı..

Böylece kendime iyi bir 'tesettür alışverişi' yapma çabasına girdim..
Şalımı bonemi,bluzumu eteğimi,ayakkabımı çantamı birbirine uyumlu olarak giydim..
Bir kaç yıl bu şekilde dolaştım durdum..

İnternetten farklı şal bağlama modellerini uygulayarak sokağa her çıkışımda nefsimin havalara girdiğini,bu görünümden zevk aldığını anlayamıyordum..

Ta ki karşıma bir gün komşumun iki küçük kızıyla karşılaşana dek..
-Büyüyünce ben de senin gibi giyinmek istiyorum Sevgi abla dedi ikisinden biri..

Eve gidince iyice aklıma takıldı bu söz..günlerce aklıma takıldı..aylarca ve nihayet yıllar geçmiş olmasına rağmen bu sözü asla unutamadım..

O kızların gözlerine kazınan ve özenti uyandıran bu halim Allahın örtünme emriyle gerçekten uyuşuyor muydu?..

Dış görünüşüm bu küçük kızları etkilemişti evet..ama bu etkilendikleri vermek istediğim mesaj değildi..
Kendilerine güzel bir giyim tarzı olarak görünen aslında benim 'kapanma'diye adlandırdığım ise burada bir yanlış vardı..olmalıydı..var dı da sonuçta..

Allaha hamdolsun ki yavaş yavaş tekrar okudum tesettür ayetlerini..

Dışarıya çıkarken dış örtümü almam gerektiğini,baş örtümü göğsümün üstünü örtecek şekilde bağlamam gerektiğini,topuzumun boyumu uzatmayacak şekilde olması gerektiğini,topuklu ayakkabılardan ve parfümden tamamen uzaklaşmam gerektiğini,vucüt hatlarımı gösteren giysi pardesü manto ferace dahi olsa benim kaç kiloluk bir gövdeye sahip olduğum dış örtülerin tesettür kavramına uygun olmadığını anladım..

Dün Facebook'ta yukarıdaki resme rastladım..
TESETTÜR BİR MAKAMDIR SEN HANGİ MAKAMDASIN diye bir soru soruluyordu..

Kademe kademe her birini inceledim,artık rahatlıkla 8 numarada olduğumu söyleyebilirim...olabildiğince vucüt hatlarımı göstermeyen olabildiğince beni bana mahsus ve eşime mahsus kılan giysi ile dolaştığımı görerek her ne kadar dışarıya çıkarken onlarca şeylden vaz geçmiş olsam kadın olarak gördüklerime zaman zaman özennsem giymek takmak istediğimi fark etsem bile belki Rabbim Cennette istediğim bedene istediğim giysiyi giymeyi nasip eder diyerek mutluluğumu tarif etmek nerdeyse imkansız dostlar..

Artık biliyorum ki beni gören 'merhaba'dan önce Selamün aleyküm demeyi tercih ediyor..
Artık biliyorum ki yanımda yürüyen beni değil kendini sorguluyor.
Artık biliyorum ki bu seçimi yapmakta özgürdüm..
Artık biliyorum ki beni görene görüntüm Allah'ı hatırlatıyor..
Artık biliyorum ki..Ben bir inciyim..ben bir mücevherim..ben çok kıymetliyim..Ambalajım bu yüzden..

Kusursuz bir iman muhteşem bir teslimiyet izlenimi bırakmak değil çabam..asla mükemmel olamam asla kusursuz bir şekilde kulluk edemem..ama elinden geleni yaptın mı? sorusuna gönül rahatlığı ile cevap verebileceğimden artık eminim..

Çabam bu tesettürün içini bu niyetin ve eylemin hakkını vermektir..tesettürsüz olduğum tek başıma kaldığım zamanlarda bile temiz olabildiğince Rabbimin istediği gibi davranmak ve yaşamaktır..örtünmekten daha zordur bu bana göre..

Evet..
Elimden geleni yapmaya çalışıyorum Rabbim..
Senin rahmetine ve merhametine sığınarak..günahlarım ve hatalarımla huzurunda bulunarak..affedileceğimi ümit ederek..bu hakkı kullarına tanıdığını bilerek..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

13 Ekim 2014 Pazartesi

Acil Yardım!


ÇİLEKLİ SÜT kardeşimin facebook'ta akçiğer kanseri hastası için açtığı sayfaya vicdanı olan her insanı davet ediyorum arkadaşlar..

Allah'ın Rahmetinden Ümit Kesmiyor Ve Allah'ın Adıyla Bu Grubu Açıyorum.
ACİL NAKİT YARDIMI!!! AMELİYAT OLACAK 3 ÇOCUKLU YETİM VE MADDİ DURUMU KÖTÜ AKRABAM İÇİN 57 MİLYAR TOPLUYORUZ.
ÇOK ÇOK ACİL TOPLAMAMIZ GEREKİYOR BU NEDENLE HER YOLDAN (YARDIM KURULUŞLARI, BELEDİYELER, SOSYAL AĞLAR VS.) PARA TOPLAMAYA ÇALIŞIYORUZ. YARDIMINIZ KARŞILIĞINDA VEREBİLECEĞİMİZ SADECE EN İÇTEN VE EN İHLASLI DUALARIMIZ OLACAK.

Facebook'taki gruba katılıp detaylı bilgi alımı için:Acil İNSAN aranıyor.

Rabbim acil şifalar versin gücü yeten yardım etsin gücü yetmeyen sanal alemde aktif olduğu yerlerde duyursun inşaAllah..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Doğaya Son Kaçışlar


Hayırlı sabahlar tüm canlara..Kurban bayramının ardından elimin neden bilgisayara pek fazla gitmediğini bayram boyunca ve sonrasında çekilen resimlere bakınca anladım..

İnsanın doğanın içinde olmak gibi bir ihtiyacı var..Kimseye çarpmadan kimseye takılmadan ve gözlerini sürekli olarak büyük yapılar yormadan ruhunu tenhalığa doğaya ve huzura teslim edip kaptırma gibi bir ihtiyacı var..

Günlük yaşantım her ne kadar kısmen sakin olsa da gerek evin işleri ve ihtiyaçları gerek hamileliğim ve çocuklarımın ihtiyaçları içinde zaman zaman bunalabildiğimi biliyorum..
Bu doğaya kaçışlar deşarj olmamıza kendimizi rahat hissetmemize en büyük etken oluyor..


Dört duvarın arasına henüz tam olarak kapatılmış değiliz elbette..havalar oldukça güzel sıcak ve keyifli..toprakta oyun oynamak da keyiflidir sonuç onu gösteriyor çocukların ne denli oyuna yoğunlaştığına bakarsak..


Doya doya ancak kendi salıncağın varsa sallanırsın..sırasını bekleyenler de varsa daha bir keyiflidir :) her eve toprak her eve salıncak gerek..


Sıradaki kareler şehrin dışında bulunan bahçeli köy evimizin bahçesinde yetişen güzelliklerdir..sözlerin yetersiz kaldığı da aşikardır..














Soğuyacak havalar yavaş yavaş..saatler de değişecek..ve tüm manzaralar kışı hatırlatacak bir kaç gün sonra..son güzel ve güneşli günlerin tadını çıkarmak gerek..en güzel şeylerden biridir..bedavadır..unuttuğumuz güzelliklerdendir..

Çıkabilenlere çıkın demek..bakabilenlere görün demek geliyor içimden..

Güzel bir gün geçrmeniz dileğiyle..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

11 Ekim 2014 Cumartesi

Şablon Çekilişimiz var-Buyurmaz mısınız Dostlar?



Instagramda duyurusu yapılan şablon çekilişim dün yayına girip start'ını almıştır dostlar..
Yepyeni pırıl pırıl bir blog görünümüne sahip olmak isteyen dostlar yukarıdaki şartları yerine getirerek çekilişe katılma ve tabii ki kazanma şansını elde edeceklerdir..

Instagramda geniş takipçi kitlesi ile @mutfakgram ve blog dünyasındaki adı www.mutfakgram.com takibi unutmayalım..

Hayırlı olmasını dilerim herkese bol şans!..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Keşf-i Blog:İffetin Günlüğü



Arkadaşların bloglarını gezerken bloglar listesinden tesadüfen karşılaştığım ve keşfettiğim çok sıcak ve samimi bir blog ile tanışalım dostlar..

Blogları son aylarda oldukça boşlayanlar,ihmal edenler ve artık yazmayanları dahi görünce blogun tadı o sıcak ve çok özel dostluğunu az biraz kaydeber gibi olduğumuzu hissediyorum..saniyeler içinde yorumların yapılması küçük bir tuşa basılarak beğeninin ifade edilmesi ve paylaşımın kaynayıp gitmesiyle tatmin olanlar anlık bir zevkin peşinden koştuklarını düşündürüyor bana..

Sebebini biliyor ama inanın reklamı yapılır diye paylaşmak dahi istemiyorum..affola..



Evli, ev hanımı, 4 çocuk annesi..Konya'dan güzel evi ve bahçesinden dediğim ve sürekli içimde bıraktığı o sıcaklık sebebiyle vurguladığım samimi ve içten paylaşımlarıyla blogunda uzun süre dolaşmama sebep olan bu hayatı doya doya yaşayan kendisine yer açan hobileri ve sosyal yönüyle de ben anne olabilirim ama bi dünya şey yapmayı da başarabilirim mesajını resmen hatırlamama sebep oldu..

Mutlaka okuyun bakın ziyaret edin demeyeceğim..Direk ve hemen izlemeye alın..
Blog sever olarak veya blog yazarı olarak bizlere bir çok duyguyu tekrar hatırlatacak bloglarımızın neden bizim için önemli olduğunu,ayrı bir pencere ve kendimize özel kurduğumuz bir dünya olduğunu hatırlatacaktır..

Ve varsa sizin de keşfettiğiniz,okumaktan zevk aldığınız güzel samimi bloglar lütfen paylaşın..bu güzellikleri kendimize saklamayalım..

Güzel blog yazan,emek verenlere teşekkürün en güzeli olur bu kanımca..

Bloglarını boşlayıp gidenlerin sessizliğini dinlemek çok acı olmaya başladı..çoğunu da üzülerek söylemeliyim ki artık izlemekten vazgeçip izleme listemden kaldırmış oldum..yenilerine,düzenli olarak yazanlara yer vermek istiyorum..

İFFETİN GÜNLÜĞÜ'nü okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum..ben büyük bir keyifle dolaştım sayfalında ve hayatında..paylaşımlarının devamını,bol azim çokça sabır ve güzelliklerinin artmasını diliyorum..

Siz kıymetli okurlarıma da güzel bir haftasonu diliyorum..
Blog tavsiyelerinizi bekliyorum ha ona göre ..:)

Allaha emanet olun canlar..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

8 Ekim 2014 Çarşamba

Tulumba Tatlısı ve Sıvı Yağlar



Eşimin arkadaşı tulumba tatlısı da yapan bir pastanede çalışıyor..bir gün eve geldiğinde dolapta tulumba tatlısını görünce bu tatlıyı yemememizi söyledi..ben de doğal olarak şaşırmış sebebini sormuştum..Gerek çocuklar gerekse ben bu tatlıyı çok severiz,eşim de sever sevdiği için de bayram sofralarında aile yemeklerinde sıkça tüketilirdi..

Arkadaşı ile geçen bir konuşma sonucu artık bu tatlıyı tüketmememiz gerektiğini vurguladı..karşı çıkar gibi bir tavırla sorular sormaya başladım..bunu neye dayanarak söylüyordu?



Arkadaşı çok miktarda tulumba üretimi yaptıkları için bolca büyük kazanlarda sıvıyağ kullandıklarını ve bu yağların miktarı gereği çok olduklarından sık sık değiştirmediklerini söyledi..sözüne devam ederek kullanılmış bir keresinde bu kazandaki yağları arkadaşının pastanenin arka bahçesine döktüğünü aradan uzun zaman geçtiğini ve bir kez daha yeşil alan olmasına rağmen yağın döküldüğü yerde otların bitmediğini o yerin kuruduğunu görünce kendisinin de bu tatlıyı artık tüketmediğini söyledi..


Bunu duyunca insan dolaptaki pastaneden aldığı tulumbaya el atıp yer mi?
Bu olayı duyduğum günden beri kızartma yağı hakkında tüm düşüncelerim değişti diyebilirim..
O günden bu yana sıvıyağı sadece bir kez kullanır oldum..kızartmaları seven bir aile olarak bu iş maliyet olarak elbette biraz yükseldi ama en azından içim rahat bir şekilde hazırlıyorum yemekleri..

Kızartmanın her halükarda pek sağlıklı olmadığını biliyorum yine de sıvıyağı bir kez kullanıp atmak içimi rahatlatıyor mümkün oldukça da kızartma için zeytinyağı kullanmaya çalışıyorum..
Zeytinyağı daha pahalıdır evet ve sanırım kızartma için biraz ağır gelen bir yağ türüdür bu sebepten dolayı mısır özü veya ayçiçek yağı tercih ediyorum..

Kullanılmış yağı ise mutlaka pet şişelere alarak çöpe atıyorum..aslında belediyenin veya devletin bu konuda özel bir yer yapması özel bir tesisat veya toplama yer göstermesi gerek..yok mu?..

Evet var..ama o yerler evimden çok uzak ve sadece bir yerde olduklarından kullandığım yağı çevreye de ulaştığı yerlere de (kanalizasyon-deniz vs..)zarar vereceği için bu yöntemi kullanır oldum son bir kaç aydır..


Sıvıyağların kullanımı ile ilgili bir yazıyı da paylaşmak isterim giderayak:



Çukurova Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cahide Yağmur, yağda kızartmayı, beslenmede çok fazla önermediklerini, ancak yapılması durumunda yağın kullanımına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Yağmur, kızartmalarda aynı yağın birden fazla kullanımının bazı sağlık sorunları doğurabileceğini belirtti.
Cahide Yağmur, ''Evlerde yapılan kızartmalarda yağın iki-üç kere kullanılması durumunda sağlık riski ile karşılaşılmayacağı gibi yanlış bir kanı var. Oysa, kızartmaya koyduğunuz yağ ısındığı zaman kimyasal yapısında değişiklik başlar. Isınmayla başlayan bu değişim, ısı bittiği zaman ve bekleme dönemlerinde de sürer" dedi.
Yağın, ilk kullanımından sonra oksidasyon denilen değişimin kendi içinde devam ettiğini ifade eden Yağmur, "Dolayısıyla değişen yapı, ortaya çıkan toksik maddelerin miktarını artırır. Tekrar ısı ise toksik madde oluşumunu daha da hızlandırır. Her bekleme ve ısınma dönemlerinde değişim artarak devam eder'' şeklinde konuştu.

Yağmur, bekleme süresinde ortaya çıkan toksik maddelerin kanserojen etkiye sahip olabileceğini belirtti ve bu yağların kullanımıyla yiyeceklere geçen bu özelliklerin tüketim sırasında ise vücuda alındığını söyledi.
Yağdaki toksiklerin vücutta hücre ve DNA yapısına etki edebileceğinin altını çizen Yağmur, ''İkinci kez kullanılan kızartma yağının kimyasal yapısı bozulur ve toksikler kanserojen maddelerin oluşumu hızlanır. Aynı zamanda yemeğin tezzet ve rengini de bozar'' dedi.

Yağı az kullanın
Yağmur, yağın kızartmada bir kez kullanımının dışında az kullanılmasının da önem taşıdığına işaret etti.
Yağmur, ''Kızartma yapımı sırasında tavaya gereğinden fazla yağ konuyor. Tavaya, kızarttığınız yiyeceğin içine girebileceği kadar yağ aktarılması yemeğin pişirimi için yeterlidir. Az yağ kullanıldığı için tasarruf da sağlanmış olur'' dedi.
kaynak:CNNTÜRK 



Siz sıvıyağı nasıl kullanıyor ne sıklıkla değiştiriyorsunuz?

Düşüncelerinize,sıvı yağları kullanma yöntemleriniz ve tavsiyelerinize talibim dostlar..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Ortaçağ Elbiselerinin Asaleti ve Çalınabilecek Detayları



Çook eskilere götürmek isterim sizi ama söz hoşunuza gidecek :)

Bu tarz giysilerin biz kadınlarda çok başka duyguları harekete geçirdiğini biliyorum..Ortaçağ dönemine ait olup günümüzde dahi giysilerimizde detaylarını kullanabileceğimiz giysilerdir benim için..



İncelik zarafet ve kadınlara her daim uzun giysilerin daha çok yakıştığını resmen haykıran bir şey olsa gerek..bu zamanda da seveni çok ama giyeni pek azdır..yine de bu tarz kıyafetlere ulaşıp sahip olmak isteyenlere güzel bir site paylaşımı postumun sonunda yerini alsın istedim..


 Tasarımcı Maria Pryor tarafından tasarlanmış çok güzel bir giysi dikkatimi çekti ve bu yayını hazırlamama sebep oldu...gerek kumaş türü gerek rengi ve gerekse detayları günümüzde de kullanılabileceğini ıspatlıyor..








Ortaçağ'a ait bir gelinliktir gördüğünüz..ve evet rengi beyaz değil tül diye bir şey kullanılmamış ama bol miktarda asalet var diyebilirim..



Daha fazlasını görmek veya sahip olmak isteyen hanımlar buraya bir göz atabilirler:ARMSTREET

Paylaşımda olan giysilerin bir çok detayını elinden dikiş gelebilenin işine yarayacağı en azından ilham kaynağı olacağını düşünüyorum..ben hepsini sevdim ve hepsinden bir şeyler alarak bu tarz bir kaç giysi dikmeyi isterdim..müsait zamanda ..yani,belki bir gün :)

Siz sevdiniz mi bilmem ama ben bakmaya doyamıyorum :))

Sevgiyle kalın Allah'a emanet olun dostlar..





O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

1 Ekim 2014 Çarşamba

Sen Kimsin Bebeğim?



Burada bir abin bir ablan küçük bahçeli bir evin var..
Burada mahalle tabirine tamamen uyan ve tüm anlamıyla her günü yaşayan bir yer var.
Sabahları kapılarının önünü süpüren komşu annelerin var..balkonlarında yatak yorgan havalandıran teyzelerin var..
Senin akranın olacak birlikte sokakta oynayacağın bir kaç arkadaşın var..
Gün boyunca arabaların altında saklanıp hava kararmaya başlayınca sokaktan geçen ve mahalleli olmayana çılgınca havlayan köpekler var..

Alacalı siyah beyaz kül rengi hatta Van kedileri cinsi görünümlü kediler var..
Küçük mavi minaresi olan bir camii var..ezanını çoğunlukla çocukların okuduğu bir cami..

Yola çıkmış geliyorsun..
Geleceksin Allahın izniyle..
Bir düzenin içine bir düzenin üçüncü yavrusu..
Sen..

Sen kimsin bebeğim?
Kimin o eller kimin o ayaklar..bu hafif hafif tepinmeler,tekmelemeler kime ait?
Kimin canı çeker tatlıyı,tuzluyu?

Sana ne renk yakışacak ve senin bu mahallede bu evde bu dünyada en çok sevdiğin kim olacak en çok sevdiğin şey ne olacak bebeğim?..

Şu anda minik bir canlı..bir su damlasından yavaş yavaş anbean günbegün gelişen bir canlısın..
Önce başın sonra yavaş yavaş gövden ardından ellerin ayakların..yüzün..
Gözlerin dudakların burnun şekilleniyor..

Bunların yanısıra kişiliğin bunların yanısıra kaderin bunların yanısıra yaşayacakların ve yaşayacaklarımız..
Şimdilerde seni kimse bilmiyor..şimdilerde sen hiç birimizi tanımıyorsun henüz..
Oysa daha şimdiden çok zengin ve kalabalıktır etrafın..
Seni sevmek için kaç yürek hazır bekliyor bilir misin bebeğim?

Kaç göz merak ediyor gözlerini ve kaç kol bekliyor bilirmisin bedenini sarmayı?
Sen kimsin bebeğim?

Saçı lüle lüle bir kız mı yoksa bakışları keskin bir delikanlı mı?
Rabbine secde edecek güzel bir kul mu yoksa isyan edecek biri mi?

Tam zamanında geldin bil..
Bil ki hiç bir şey ayarlı planlı hiç bir şey düzenli olmadı..
Allah istediği anda ailemizin şu anki kıvamına ulaştırdıktan sonra sevgimizi ve bağlarımızı gönderdi seni..

Allahın planı Allahın lütfusun..
Ama kimsin henüz bilmiyorum bebeğim..

Tam olarak ne zaman gelirsin tam olarak nasıl olursun bilmiyorum..
Bilemem gözünün rengini bilemem teninin miskini bilemem bakışının derinliğini bilemem boyunu bilemem kilonu bilemem kaderini..

Yola çıktın geliyorsun bebeğim..
Bilemiyorum yolculuğunun nasıl geçtiğini.
Nelerden veya hangi evrelerden geçtiğini..bilip bilmediğini bizi..
Bilemem ne zaman tam olarak geleceğini..

Bildiğim bir gerçek var bebeğim..
Ben tanımıyorum henüz seni..
Sen tanımıyorsun henüz bizi..

Bildiğim bir gerçek daha var bebeğim..
Ne gözüne,ne yüzüne ve boyuna ne posuna,ne kaderine ne huyuna müdahale ediyor annen..

Havale ettim bu yüzden seni Rabbime..Emanet ettim..
Nasıl ki o seni bize emanet ettiyse..
Onun kadar mükemmel ve kusursuz olamayız belki ama..Burada bir abin bir ablan küçük bahçeli bir evin var..
Burada Allahın emaneti olan seni merak ve heyecanla bekleyenlerin var..
yatağını yorganını biz seçeceğiz bebeğim ..gerisini Allah bilir gerisini Allah seçiyor ve yaşatıyor gerisine Allah Kerim bebeğim..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Recent in Recipes

SON YAZILAR