11 Eylül 2013 Çarşamba

Bedava Vector'lerim Çeşit Çeşit



Selamünaleyküm sevgili dostlar kucak dolusu cicilerle geldim yanınıza :)
Öeraklısına çok faydalı olacağını düşünüyorum..kesilebilir başka yerlere eklenebilir biraz üretici ruha sahip olanlar içinse bir çok alanda kullanılabilir görsellerim var :)

Sayfada kalabalık etmemesi için görselleri tek tek değil de toplu halde yayınlamak istedim dolayısıyla bilgisayarınıza indirdikten sonra arzu ettiğinizi kesip kullanabilirsiniz ve geriye kalanlar yine bir arada kalıp arşiv olarak elinizde bulunabilir dostlarım..

Prensesler kıyafetler uğur böcekleri farklı şekillerde çerçeveler yaz objeleri bıyıklar yapraklar seçenekler çok ..dilediğiniz gruptakilerini indirebilir alabilirsiniz..

Umuyorum ki beğenecek severek kullanacaksınız..
Başka bir zaman da çerçeve veya kenarlıklar paylaşmayı düşünüyorum bakalım artık zaman ne gösterecek..
Sevgiler gönderiyorum hepinize..




Tam boyutunu görmek için resimlere tıklamanız gerekebilir..













O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

10 Eylül 2013 Salı

Çağıran kim?




Ayrılık anında..
Gece gündüze teslim ediyor kendini..
En güzel melodi duyuluyor arkaplanda..
Renklerin değişimi,kokuların değişimi..
Meleklerin değişimi..ziyaretleri..girdikleri ve giremedikleri 
Işığın yanan ve yanmayan
Sahibi uyanmış bekliyor veya uyanmayan beklemeyen evleriyle 
Ayrılık yeni bir kavuşmaya dönüşüyor..
Dünya ve hayat yaşam ve telaşa hazırlanmak için 
Yardımcılar geliyor tek tek sana özel..

Karşıladın mı bu sabah onları..

Dinle bak..
İşit..
İçine sindire sindire ayrılık vakti sindir bu sesi..

Sindirince..
Ellerini kaldır sonuna kadar aç parmaklarını..
Ellerine bak şafağın önünde,hayatına bak dünyanın önünde..
Diz çöktüklerini düşün..
Diz çöktürdüklerini say..

İşit..
Bu çağrı..
Senin..

Bu çağrı..
Sana..

Bana..

İşit..
Sindir her kelimesini..
Sevgi dolu satırlar sanadır..
Sevgi dolu çağrı sanadır..

Banadır bu çağrı..
Ayrılırken gece gündüzden..
Ayrılığın en tatlı anında güneşin çatılara henüz dokunmadığı
Taze ekmek gibi uykuya dalmış yavruların henüz uyanmadığı
 Dünyanın göz açmakta zorlandığı bu kutsal zamanda..

Kim çağırıyor seni?
Kimedir bu davet..
Kimedir bu sesleniş..

Hayırlı olsun günümüz..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

9 Eylül 2013 Pazartesi

Şeytan Doldurur!




Boş anlar..
Boş anlar insanın hayatındaki delikler gibidir..
Bir çuval dolusu incirin birer birer yerlere düşüp ezildiği kaçınılmaz olduğu gibi boş geçen zamanları da geriye almak tekrar dolu yaşamak için bir daha yaşamak telafi etmek pek mümkün değil..

Boş durmak sessizlik ve sakinlik olabilir..
Yapılacak işlerin nerdeyse yok olduğunu düşünebilir sadece öncelikli işleri yapıp bir kenara çekilip dinlenmek olarak düşünülebilir..işte tam da böyle düşünülen bir anda..Şeytan kollarını sıvar..

Boş olanı Şeytan doldurur çünki..

Üzerimize yönlendirir en tecrübeli yardımcılarını..
İnsanlardan veya şeytanlardan olanları işte o zaman yaklaşır bize sinsice..

Şeytan boş duranı çok seviyor olmalı..çok seviyor olmalı ki zemini uygun görünce üst üste yatırım yapar.

Boş duran eliyle,olmadı gözleriyle yetmedi beyniyle farkında olmadan şeytana itaat eder..
Gözler gördüklerinden yola çıkarak fısıldayan şeytana uyar..
Diller yine aynı şekilde uyum sağlar..
Beyin boş,el boş,vakit boş olunca tohumlarını serpiştirir şeytan..

Allah kutsal kitabimizda O Halde) Bir İşten Boşalınca Hemen (Başka) Bir İşe Koyul. (İnşirah, 7) buyurmuştur..

Bunu düşünerek ve bu güzel ayetten yola çıkarak yazıyorum satırlarımı..
Dolu ve yoğun bir insan boş insan gibi olmadığı gibi boş ve müsait bir insan da dolu ve yoğun bir insan gibi değildir..

Ahireti ailesinin rızkı evinin düzeni vs işlerle meşgul olan hem dünua hayatı için hem de ahiret için çalışıyor demektir..

Şeytan bunu bizden iyi biliyor..bilmez ki..
Şeytan Kur'an'i Kerim'i bizim bildiğimizden daha iyi biliyor..
Allah'ın neye daha çok yoğunlaşmamızı neyi daha çok yapmamızı kısaca Allah'ın bizden ne beklediğini ne istediğini hepimizden daha iyi bilen değil mi?

Buraya yatırım yapılır işte..
Şeytan boş duranı ideal kurban olarak görmektedir..

Anneler gün boyunca çocukların bitmek tükenmek bilmeyen istekleri ve talepleri hakkında bir çok kez butrun kıvırsak bıksak hatta bunalsak bile aslında en şanslı kişilerden olduğunu düşünüyorum..

Bizi sürekli meşgul eden,sürekli bir şeyler isteyen yavrularımız nasıl büyük bir tehlikeden alıkoyup ayağımızın kaymasına dünyamızdaki hayattan çok ahiretimiz için yaptığımız yatırımların yanmasını nasıl da önlemiş oluyorlar böylece değil mi?

Oflamamız aslında şükür olmalı..
Bir dakika oturtmayan,hiç rahat vermeyen,sürekli bir şeyler isteyen çocuk ne kadar büyük bir lutüftur oysa..

Çocuklarımız da sürekli meşgul olunca şeytan yavrularımıza da yani bizim tohumlarımıza da yatırım yapamaz..


Annelik ne kadar yüce bir şey Allahım..
Anne yani kadın yani eş bu vasiflara sahip bir insan evin ve ailenin kalbi en sağlam motoru en büyük çekim gücü ve kesinlikle en önemli kaynağıdır..

Şeytan annede veya çocukta ikisinden birinde yatırım yapınca her birine yansır her birini etkiler..
Domino gibi birbirini etkileyen şeyler birbirine dokunduğu birbirine yakın olduğu için de biri yıkılınca biri hata verince..hepsi ard arda birden yıkılır..bu kaçınılmazdır..

Sen güzel anne..
Bırak dağıtsın evi çocuğun..birak ıslatsın bırak bozsun bırak kirletsin..
Çocuk meşgul anne yoğun olduktan sonra şeytan yaklaşır mı bu iki cana?

Müsait bir zemin bulabilir mi yatırım yapmaya fitne çıkarmaya?

Değil mi ilk vazifelerimizden biri emanet olan çocuklarımızı yetiştirmek?

Her zorlukta bir hikmet her çıkmaz yolda elbet bir yok bir çare vardır diyen Rabbimiz göğüsleri genişleten ve ferahlatan Kur'an'i Kerim'in en güzel surelerinden birinde bu güzel emrini bir de böyle düşünmek nasıl olur acaba?

O Halde) Bir İşten Boşalınca Hemen (Başka) Bir İşe Koyul. (İnşirah, 7)


Rabbim şeytanın şerrinden cümlemizi muhafaza etsin..
Sevgilerimle..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

8 Eylül 2013 Pazar

Projelerimden Görsel İpuçları Getirdim!




Selamünaleyküm hayırlı pazarlar ola sevgili dostlar..
Havalar burada yukardaki resimde gördüğünüz gibidir kaç gündür..
Eveet sonbahar yaklaşıyor tatlı tatlı..tüm güzelliğiyle gelir inşaAllah..
Sarı yaprağı tatlı rüzgarı nazlı yağmuru ile birlikte gelmeden ve kış mevsimine bizi hazırlamadan evvel yılın en güzel mevsiminde havanın her işi yapabilmeniz için mükemmel olduğu bir gerçektir..
İlkbahar ayrı sonbahar ayrı güzel..
Sonbaharı ilkbahara tercih eden ben bu güzel havalarda bir çok şey yapmak kışa daha yeni daha temiz daha huzurlu girmek istiyorum zira kış müminin baharıdır..

Ev trmizliği yapılmadı uzun zamandır belki ama daha derin bir iş olan boya badana işine giriştim..
Sonbaharda yapılması bir çok kişiye garip gelebilir ama düşünün..önümüz KURBAN BAYRAMI!
Dolayısıyla hem erken bitirenlerden hem bayramdan evvel sonbaharın tadını miis gibi temiz evimde geçirenlerden olmayı isterim :)



Günlerdir şu haldeyim..günlerdir evin içi her türlü evin dışı bin türlü :)
Yemek vaktinde yenmez ama lezzetlidir yenince uykuya doyum olmaz ama yorgun uyumak bambaşkadır bence ellerin meşgul oluşu vucudun hareket halinde oluşu monoton bir hayattan uzak kaldığı için her hal güzeldir böylece :)



 Bir çok işe el atmışım içinde nasıl çıkılacak bilememiş düşünememişim :)
Evimin dışıyla ilgilendiğimi yazmıştım daha evvel de Kara Tahta Boyasında paylaşmış olduğum ada mavisini nihayet uygulamış oldum..karede ipucum mevcut :)
Şahane oldu sonuç bakmaya doyamıyorum ::)


Evin içinde bir köşemde var olan bir proje bir köşede daha yapılması gerekince kolları sıvadım..zaten kollar nicedir hep sıvanmış vaziyette ..işte o projeden bir ipucu..


İpuçları yardımcı olur belki sonucu tahmin edersiniz ama tümünü görmek elbette en güzeli...Rabbim paylaşmayı nasip etsin..


 Gün sonu severek bayıla bayıla tüketilen bu güzelliğin tarifini de paylaşmak istediklerim arasında..tabii yorgunluktan bitap düşmezsem :)


Ev yapımı kırmızı gıda boyasını da paylaşmıştı Rümeysacım işte onun postunda bahsettiği KIRMIZI PANCARDAN GIDA BOYASI ile yaptığım irmik helvamın geçen kış mevsiminde çekilmiş karesi..bunun yapımı da paylaşmak istediklerim arasında..



Hobim!..
Tasarlamak ve tasarımla ilgili kendime vakit ayırarak kendime kalmak yorgunluğumu atmama en büyük vesilelerden biridir..
Bu benim terapimdir dostlar :) 


Son bir ipucu daha..bu ciciler lavanta melissa ve yanlış hatırlamıyorsam dereotu ama emin olmamakla beraber söylüyorum bunu..yerleri güzel alınma sebepleri de öyle..


Tüm bunların nihayete ermesini bekliyorum..
Bekliyorum bekliyorum..
İnşallah bu hafta boya işlerim bitince tek tek yayına alacağım yenilikleri ve projelerimin son halini..
Ek ve son olarak oldukça uzadı proje listem..
Takipte kalmanız yararınıza olacaktır zira içlerinde o kadar kolay yapılan ve hemen kullanıma alınabilecek güzel şeyler var ki bazılarınıza 'evet ya!' dedirtecek bazılarınıza ise 'nasıl akıl etmedim daha evvel' cümlesini kurrduracaktır :) bende öyle oldu çünki..

Bekliyorum..haliyle bekleteceğim..
Çokça ziyaret edemediğim için dostlarımdan özür diliyorum..

Az kaldı..

Sevgiler..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

6 Eylül 2013 Cuma

Facebook Hesabı Nasıl Silinir?



Selamünaleyküm hayırlı sabahlar güzel bir haftasonu diliyorum herkese sevgilidostlarım.
Bir soru bir yayın sebebi bir yayın bir çok insanın stifade etme vesile olabilir.
Sevgili Yasemin sorusuyla yola çıkarak daha evvel blogumda olup Facebook'un ayarları değişince kaldırılan veya yeri değişen hesap silme/kaldırma nasıl yapılır onu ele alıp paylaşmakistiyorum bu gün..

Header yapımı yine ertelenmiş oluyor arkadaşım böylece :)
İnşaAllah onu da paylaşacağım veya sana mail yoluyla izah etmeye calışacağım..

Facebook Hesabı Nasıl Silinir?

Facebook hesabını tamamen ve sonsuza dek silebilmemiz için yapılabilecekler sanıldığından da kolay..
Küçük bir önhazırlık ise bu güne dek girilen tüm yayınlarımızı ortadan kaldırmaya vesile olacaktır.
Tabii ki şunu unutmamak lazım,internete yüklenen herşey İNTERNETTE KALIR..

Sizin yükleyip sonradan sildiğiniz bir yayını veya resmi siz silseniz dahi alınmış kopyalanmış başka yerde yayına girmişse onu internetten almak tamamiyle silmek nerdeyse imkansızdır dolayısıyla dostlarım bir yayın girmeden veya her hangi resminizi paylaşmadan önce onu sonsuza dek orada bırakma/kalma ihtimali olduğunu da lütfen göz önünde bulundurun.

Facebook hesabını tamamen silmek ve ortadan kaldırmak için evvela tavsiye edebileceğim bir adım var..
Faceboo'a konmuş (hesabınızda olan) her tür resmi-yayını size dair herşeyi silin veya kaldırın..Hesabınızdan çıkış yapmadan bu linke tıklayarak:DELETE ACCOUNT hesabınımı sil deyin.

Butona tıkladıktan sonra 14 gün boyunca:

1-Hesabınızla asla Facebook'a girmeyin-Giriş yapmayın

2-facebook üzerinde veya Facebook bağlantılı hiç bir yayını (resim-yazı vs)'yi beğenmeyin,LİKE YAPMAYIN.

3-Facebook hesabınızla hiç bir siteyi veya blogu TAKİBE ALMAYIN

Kısaca Facebook ile ilgili tüm bağlantılarınızı ve ilişkinizi kesmeniz gerekiyor ki daha evvel Facebook hesabımla giriş yap diye işaretlenen uygulama internet sitesi vs Facebook hesabınızı SİLME girişiminden sonra iptal edilmesine sebep olmasın..

Dilerim istifade edersiniz dostlar ve Yasemin kardeşim :)..
Mümkün olduğu kadar daha az sanal alem daha fazla gerçek hayatta paylaşın,sevin,eğlenin yaşayın..

Facebook ve benzeri yerler hafızasını kaybetmiş çamaşır makinesi gibidir..

Nerde nasıl durulacağını bilinmiyor..o sürekli dönecek sizi de döndürmek isteyecektir..

Fişi çekmek en mantıklısı :)


Sevgilerimle,güzel geçsin gününüz ..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Bloguna Kendi Sosyal Ağ Butonlarını Ekle

Selamünaleyküm hayırlı cumalar sevgili dostlar.. Dün Yaseminkardeşime header yapımını anlatacağıma dair söz vermiştim tam bir söz olmasa bile yayınlayabileceğimi söylemiştim,bugün vakit darlığından ve boya badana işleri yüzünden header konusunu tekrar ertelemek zorundayım. Header yapımı bir çok program ve şekilde yapılabileceği için oldukça zaman alacaktır erteleyip başka bir güne alıp geniş yer vermek en iyisidir diye düşünüyorum. Evet koalyca yapılabilir bir kaç seçenek ve yol var ama ben oldukça geniş bir yer vermek istiyorum ki herkes bilgisi ve yapabildiklerini göz önüne alarak bir şeyler üretsin istedim. Bu gün yine çok faydalı ve olmazsa olmaz bir konuyu paylaşmak istiyorum sizlerle,bir çok blogda sosyal ağ ikonlarını hazır bir şekilde bulabilirsiniz ancak kendi seçtiğiniz ikonları eklemeyi nerde nasıl yapabilirim diye soranlar oluyor zaman zaman işte bu gün kendi ikonlarınızı nasıl hazır edip hesaplarınızı nasıl bağlayacağınızı ve blogunuza nasıl ekleyeceğinizi göstermek istiyorum.. Bir çok sosyal ağ ikonları bulabileceğiniz sitelerin linklerini vereyim evvela.. Önce ikonlarımızı seçelim.. Linkler şöyle:






Oldukça geniş buton arşivine sahip olan bu sitelerden arzu ettiğiniz butonları seçip bilgisayarınıza indirdikten sonra  photobucket.com sitesine girerek indirmiş olduğumuz tün butonları buraya alarak yükleyelim..






Yükledikten sonra aşağıdaki kodu kopyalayarak aynı GADGET ekler gibi YERLEŞİM bölümünden HTML/Javascript ekleyi seçip içine kodu ekleyelim. Gadgetin nasıl eklendiğini resimli olarak görmek için buraya tıklayabilirsiniz: Gadget/Eklenti Nasil Eklenir



<a href="HESAP LİNKİ"><img alt="BUTON ADI" src="BUTON LİNKİ" width="50px"></a>

Karşınıza çıkan boş bölüme yukarıdaki kodu ekleyelim..




Kodumuzu girdikten sonra resimeleri yüklediğimiz siteden resimde daire içine aldığım bölümden resim linkini alarak kod bölümündeki yerine girelim..

Buton sayısı kadar kod ekleyip her birine resim linkinizi hesap linkinizi ve buton adını girmeniz gerekiyor..
Kodları girereken aklınızın karışmaması veya daha ileride kodu kolayca seçip buton ekleyebilmeniz için başı ve sonunu karıştırmamak için araya küçük boşluklar vererek kodları yerleştirmenizde fayda var..

Kodun içine RESİM LİNKİNİ-HESAPLİNKİNİ-BUTON ADINI girerek KAYDET deyip eklentimizi yani sosyal ağlarımızı arzuladığımız yere sürükleyerek Önizlemesini yapalım herşey yolundaysa KAYDET deyip çıkalım..


Ben size yüklemiş olduğum butonların linklerini veriyorum olur da beğenip eklemek isteyenler olabilir diye..

Sizin bu resimlerin linklerini yukarıda gösterdiğim şekilde kodun içine girmeniz gerekecektir..

FACEBOOK BUTONU İÇİN: http://i1294.photobucket.com/albums/b602/degmesinyagliboya/Facebook.png


TWİTTER BUTONU İÇİN:http://i1294.photobucket.com/albums/b602/degmesinyagliboya/Twitter.png

GOOGLE+ BUTONU İÇİN:http://i1294.photobucket.com/albums/b602/degmesinyagliboya/GooglePlus.png

PİNTEREST BUTONU İÇİN:http://i1294.photobucket.com/albums/b602/degmesinyagliboya/Pinterest.png

İNSTAGRAM BUTONU İÇİN:http://i1294.photobucket.com/albums/b602/degmesinyagliboya/Instagram.png

RSS BUTONU İÇİN:http://i1294.photobucket.com/albums/b602/degmesinyagliboya/RSS.png


Deneyecek olanlara kolaylıklar diliyorum..

Konuyla alakalı yorumlarınızı yorum kutusuna konuyla alakalı olmayan benzer sorularınız içinse SORU SOR bölümünü kullanabilir sorularınızı veya sorunlarınızı iletebilirsiniz..


Giderayak ŞABLON ÇEKİLİŞİMİ de hatırlatmak istiyorum..

ŞABLON ÇEKİLİŞİ



Herşeyin bir uyum bir zarafet içinde olması için Şablon çekilişime katılarak şansınızı deneyebilir tarzınıza blogunuza uygun birşablon kazanmak  için şansınızı deneyebilirsiniz :)

Boyacım çok güzel anlattın ama ben yine de güvenemiyorum kendime sen yaparmısın diyenler için adresim ve yerim belli: degmesinyagliboya@gmail.com bir mail atarak sosyal ağlarınız dahil herşeyi blogunuzda baştan sona birlikte yapabiliriz :)



Boyanız boya görünce dayanamadığı için fırçadan boya kutusundan da uzak durmakta zorlanıyor..
Evimi boyamakla meşgul olduğum bu günlerde cici bloglarınıza arzu ettiğim kadar uğrayamadığım yorum bırakamadığım için özür diliyorum dostlar..

Eylülün ve sonbaharın tadını çıkartmak güzeldir,tadını çıkartın bol bol gezin bol bol resimler çekin bol bol not alın..

Duygularımız da değişiyor çünkü doğanın bir parçası olduğumuz için her değişim bizi de etkiliyor sonbaharı tüm güzelliğiyle yaşamamız dileğiyle..



Sevgilerimle...









O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

4 Eylül 2013 Çarşamba

Bloguna En Çok Yorumlananlar Eklentisini Ekle



Selamünaleyküm sevgili dostlar hayırlı sabahlar :)
Uzuuuun zaman oldu blog tasarım hakkında bilgi ve cicler paylaşmayalı farkındayım şimdi bu boşluğu telafi etmek bir dünya ciciler eklentiler ve farklılıklar paylaşmanın zamanı geldi diye düşünüyorum..

Yaz bitti sayılır havalar bir çok yerde sıcak olmalarına rağmen bir çok yerde de Eylül ve sonbahar kendini hissettirmeye başladı..
Okullar da dolunca anneler nineler biraz nefeslenecektir dilerim:)

Bu gün bloglarımıza en çok yorum alan başka bir tabire göre de en popüler (tüm zamanların) konularını blogumuzun sağ veya sol tarafında sergileme ve listelemeyi göstermek istiyorum..

Kolayca yapılabilen kod bilgisi gerektrmeyen güzel bir eklenti olduğunu düşünüyorum özellikle de bloglarına bu tür eklentileri seven ancak hareketli resimli kısaca göz yorsun istemeyen ama olmasını arzulayanlar için ideal bir eklenti..

Daha evvel paylaştığım Gadget/Eklenti Nasil Eklenir bölümünden bu tür eklentilerin nasıl eklendiğini resimli olarak izah etmiştim buraya sözlü olarak nasıl eklendiğini ve kodu paylaşacağım görsel olarak yapmak isteyenler veya ilk kez yapacak olanlar Gadget/Eklenti Nasil Eklenir konuya giderek adım adım yapılışını görebilirler dostlar..




Bismillah..

KUMANDA PANELİ'nden YERLEŞİM diyoruz.
Karşımıza çıkacak olan seçeneklerden GADGET EKLE'ye tıklayarak beliren listeden HTML/Javascript diyelim..

Boş alana aşağıdaki kodu ekleyelim..



<!-- Popular posts with comment count Start -->
<script type="text/javascript">
function getYpipePP(feed) {
document.write('<ol style="">');
var i;
for (i = 0; i < feed.count ; i++)
{
var href = "'" + feed.value.items[i].link + "'";
var pTitle = feed.value.items[i].title;
var pComment = " \(" + feed.value.items[i].commentcount + "\)";
var pList = "<li>" + "<a href="+ href + '" target="_blank">' + pTitle;
document.write(pList);
document.write(pComment); //to remove comment count delete this line
document.write('</a></li>');
}
document.write('</ol>');
}
</script>
<script src="http://pipes.yahoo.com/pipes/pipe.run?
YourBlogUrl=http://www.degmesinyagliboya.blogspot.com
&ShowHowMany=10
&_id=390e906036f48772b2ed4b5d837af4cd
&_callback=getYpipePP
&_render=json"
type="text/javascript"></script>
<span style="font-size: 80%; float:right;"></span>
<!-- Popular posts with comment count End -->


Kodu yerleştirdikten sonra..


Resimde daire içine aldığım yere kendi blog adresinizi girerek KAYDET diyelim..

YERLEŞİM'de arzuladığımız yere eklentimizi sürükleyerek bırakalım..

Önizlemeye de gerek kalmaz o kadar kolay bir eklenti.
Dilerim seversiniz severek kullanırsınız..bu eklentinin işlevi ve kullanışı bu gün blogumda mevcutttur canlarım..

Konuyla alakalı yorumlarınızı yorum kutusuna konuyla alakalı olmayan benzer sorularınız içinse SORU SOR bölümünü kullanabilir sorularınızı veya sorunlarınızı iletebilirsiniz..

Hepsi bu :)

Kolaylıklar dilerim..

Sevgilerimle...



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Aynam


Aynam..
Geldim otuzbeş yaşıma..ulaşamadım halasana
Ne ismini ne cismini bilir dilim,işte bu yüzden 'aynam'dedim sana.
Sancılarım gün geçtikçe artmakta,gün geçtikçe beynimin sokaklarındaki lambalar tek tek göz kırpmakta.
Kendimi bilmiyorum ki bileyim seni de
Yerimi seçmedik ki çağırayım seni de
Hangi uzak alemlerdeyim ben,hangi alemlerdesin sen?
Sen nesin 'aynam'?
Özmüsün söz müsün mana mısın bana dava mısın 'aynam'.
Yok..nefes  ve beyinden şuur ve kemikten hele ki kelimelerden oluşmaz sadece insan.
Ruhuma takılan şeffaf bir yular gibidir seni arayışım,varlıım,seslenişim.
Henüz renklendirilmemiş resim gibiyim 'aynam'..
Tamamlanmayı bekliyorum sabırla.
Ressamımı görmeden varlığının suretsizliğine yokluk demeden,cismine şekil vermeden böylesine özlem dolu bir o kadar da aciz bir o kadar sevgi dolu..
Bekliyorum seni odalarda 'aynam'..
                                                                                                                                                    Ayşe'me..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

3 Eylül 2013 Salı

Anne,ben çok yalnızım



İşimin tam ortasında ve en yoğun anımda..
Ellerim köpük içinde mutfak tezgahında bir badak koyacak yer bulunamayacak kadar bulaşık birikmiş yıkanması için sıvanmış kollarım bir yandan oturma odasından gelen televizyon sesi bir yandan ayaklarımda dolaşan naciye kedi..

Derken cep telefonu çalıyor bir yandan da açık pencereden komşumun seslendiğini işitiyorum..
-Seeevgiii..

Diğer yandan kızım
-Anneeeee

Kedi hala ayaklarımda eteklerime dolanmış tırnaklarını batırarak sallanmaktan zevk alıyor.
Bir yandan ellerim köpük içinde bir yandan telefon hala çalıyor aklımda bulaşıktan sonra yapılacak işlerim var..

-Anneeee..

Kızım sesleniyor,komşum bekliyor..

Ellerimi kurulayıp kızımı biraz bekletmek için susturduktan sonra dışarıya çıkıp komşuma baktım.

-Bir yumurtan var mı?
-var..

Yumurtayı verdikten sonra kızıma dönerek ne istediğini sordum

-Süt istiyorum anne..

Mutfağa girdim sütünü hazırlayıp verdikten sonra ellerim tekrar bulaşıklara uzandı,ilk tabağı alıp süngeri üzerine sürecekken yine telefon çaldı..

Telefonu unutmuştum!

Tekrar ellerimi kurulayarak telefona cevap verdim..

Çok şükür ki telefondan bir istek gelmedi o anda zira oldukça telaşa kapılmış stres yapmıştım..
Bulaşıkların ardından evin diğer odalarını toplamaya geldi sıra..
Evin bisıkıntısı yok,kiri pası da yok sadece eşyalar ait oldukları yere konacak hepsi bu..

Oyuncaklar koliye,beşiktekiler dolaba,çamaşırlar dürülecek yerleştirilecek yatak yorgan kaldırılacak belki makine çıkartılıp süpürülecek ama araya hep bir şeyler giriyor arada hep bir istek bir talep oluyor böylece kahvaltı saati uzadıkça uzuyor..

Hele bir de bulaşık makinesini deterjanı veya tuzu bittiği bir günde!..
nerden nasıl nezaman ve ne kadar tarzından hesaplamalar yaparak yaşamak gibi oluyor bazen günler..

Saat onikiye kadar kahvaltı bitecek bulaşık yıkanacak ev toparlanacak..
Tüm bunlar sadece sabah dilimine ait durumlar..


Böyle bir telaş içinde sizi donduracak tüm planları alt üst edecek,programladığınızı sıfırlayacak bir cümle herşeyi bir anda bittirmiş oluyor.

-Anne,yanıma gel ben çokyalnızım..

-Anne benimle oynasana
-Anne ben kiminle oynayacağım?



Bulaşık yeni başlamış olmasına rağmen o anda biter.
Çamaşır asılmış veya toplanmış dürülmüş veya yerleştirilmiş o anda gerekliliği bitiyor.

Bütün bunları bir yana atarcasına elinle itersin tüm yapman gerekenler..

Bir patates bir sivri biber doğramak için dolmuş olan tezgahta yer açar bıçağını tabağını alarak yere bağdaş kurup oyun oynarsın..

Günü başında ortasında veya sonunda veya en telaşlı anında veya tam da şimdi olacak şeymi bu dediğin bir durumda..

Niye?

Bir cümle bu denli etkiliyor..
Bir cümle anne kalbine böylesine tehsir edebiliyor demek ki..

Ne yaşın önemi kalıyor ne işin..

Evet işler çok önemli..
Kadına bakar kadını bekler belki ama..

-Anne ben yalnızım,cümlesine ne cevap verilebilir?



-Mutluluğun sınırlarından birisi,şeylerden olduğu gibi hoşlanmak ve onları daha iyisi ile karşılaştırmamaktır..

-insan oradan biriktirdiği bilgelikle hayatı seyreder..

-Modern hayat bize ilişkinin değil işin öncelikli olduğunu söylüyor.

-Bebekler en tuhaf ortamlarda bile,kendilerine yeterince dikkat gösterilirse,serpilirler.

                                                                                                           Kemal Sayar-YAVAŞLA kitabından.


Bütün bunlar ve bütün yaşanan koşuşturmacanın asıl gayesi ne olduğuna bağlıdır elbet..
Anneysen ve benim gibi yoğunsan çok sıkıştığın zaman  kısa ve güzel bir formül uygulamanı nacizane tavsiye edebilirim..



Önemli olanı değil,acil olanı yap..

Böyle yaparak için rahat olacaktır..
Böyle yaparak belki yükün biraz hafifleyecektir..


Herkese kolaylıklar dilerim,özellikle de annelere :)

Sevgilerimle..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Pembe Göller-RETBA-HİLLER


Selamünaleyküm dostlar..
Hani bilgiler olmasa,ansiklopedilerde videolarda ve kısaca görsel ile ıspatlanmamış olsa 'Şakamısınız siz yaa :)diyebileceğim yerler varmış dünyada..

SubhanAllah..

SubhanAllah..

Gölün pembesi parkın pembesi olur mu demeyin..
Önyargılı olmayalım :)

Buyrun bakalım beraber :)

RETBA GÖLÜ-SENEGAL




 

HİLLER GÖLÜ-AVUSTRALYA



RETBA GÖLÜ:

Retba Gölü ya da Lac Rose Senegal'de Cap-vert yarımadasının kuzeyi boyunca uzanır. Senegal'in başkenti olan Dakar şehrinin kuzey doğusunda bulunmaktadır.
İsmini göl suyunun pembe oluşundan almıştır, pembe olmasının nedeniyse içinde bulunan Dunaliella Salina adındaki su yosunudur. Gölün rengi kurak iklimlerde oldukça belirginleşir. Göl aynı zamanda yüksek oranda tuz içermesiyle de bilinir -Yaklaşık olarak %40-. Tıpkı Ölü Deniz gibi Retba Gölü de insanların su yüzeyinde kolayca kalabilmesini sağlar. Yüksek miktarda tuz içermesi endüstriye katkı sağlarken kentte yapılan Dakar Rallisi'nin de bitiş noktası olarak Retba Gölü belirlenmiştir.

Resim:buzzfeed
Metin:Wikipedi


HİLLER GÖLÜ:

Hiller Gölü
Batı Avustralya'da bulunan Hiller Gölü pembedir.Yüce Allahın bir sanatı hikmeti olan bu sırrı çözmek tabiiki çok zordur. Hiller Gölü pembedir ve bilim adamları bunun sebebini halen açıklayamamaktadır.

Avustralya'daki Hillier Gölü bir tuz gölüdür ve barındırdığı tuz tüketen ve karşılığında bu pembe rengi üreten algler sayesinde suyla değil çilekli süt ile doluymuş gibi görünmektedir.

Batı Avusturalya güney kıyılarındaki Recherche Archipelago takımadalarından biri olan Middle adası üzerinden bulunan göl alışılmışın dışındaki soluk pembe rengi ile dikkat çekiyor.
İlk kez 1802 yılında keşfedilen ve yaklaşık 600 metre genişliğindeki gölün çok tuzlu bir suya sahip olduğu biliniyor.
Okaliptus ve Cajeput (Mersin ağacı ailesinden Avusturalya’ya özgü bir ağaç) ağaçlarından oluşan yemyeşil bir ormanla kuşatılmış olan gölün çevresi beyaz tuz kümeleriyle çevrili.
Hakkında çeşitli araştırmalar yapılmış olsa da gölün pembe rengini nerden aldığı hakkında herhangi bir açıklama yapılamamıştır.
Metin:Facebook


Buna benzer inanılmaz diye tabir edebileceğim bir kaç yer daha var..

Zamanla..

İnşaAllah..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

2 Eylül 2013 Pazartesi

Cennetül Baki-Baki Olmak İçin Öyle Olmalı Demek ki


Cennetü'l-Bakî, Medine'de müslümanların kurduğu ilk mezarlık.

Medine'nin Baki' veya Baklu'l-garkad adı verilen bu mezarlığı, şehrin güney­doğusunda Mescid-i Nebevî'nin yakının­da, Kanunî Sultan Süleyman devrinde yapılmış ve günümüzde yıkılmış olan ka­le duvarlarının dışında bulunmaktadır. Eskiden buraya Baki' kapısından geçi­lirken bugün Mescid-i Nebevî ile arasın­da bina kalmamıştır.

Hz. Peygamber tarafından mezarlık olarak kullanılmasına karar verilmeden önce Bakî' "garkad" adı verilen bir tür çalılıkla kaplı bir yerdi. Resûl-i Ekrem ashabından vefat edenlerin defnedilmesi için bir yer arayarak Bakî' mevkiini me­zarlık olarak kararlaştırdı. Türkler ara­sında daha çok Cennetü'l-Bakî' adıyla meşhur olan bu mezarlığa muhacirler­den ilk defnedilen Osman b. Maz'ûn'-dur. Hz. Peygamber onun baş ve ayak uçlarına kendi getirdiği iki taşı koydu; sonra da, "Bu âhirete ilk gidenimizdir" diyerek buraya Revhâ adını verdi. Daha sonra vefat eden bir kimsenin nereye defnedileceği sorulduğu zaman Hz. Pey­gamber, "Âhirete ilk gidenimiz olan Osman b. Maz'ûn'un yanına" buyururdu. Ensardan Baki'a ilk defnedilen ise Es'ad b. Zürâre'dir.

Hz. Peygamber, oğlu İbrahim vefat edince aynı yere defnedilmesini emret­ti; kabrinin üstüne su döktü ve buraya Zevrâ adını verdi. Bunun üzerine Medi­ne'deki her kabile Cennetü'l-Baki'da ken­dileri için bir yer ayırdılar. Hz. Peygamber'in kızlarından Rukiyye ve Zeyneb de buraya defnedildiler; sonradan Hz. Fa­tma ile oğlu Hz. Hasan da Bakî'a gömül­düler. Kerbelâ'da şehid edildikten son­ra Dımaşk'a götürülen Hz. Hüseyin'in başı Yezîd tarafından Medine'ye gönderilince annesinin yanına defnedildi. Hz. Peygamberin amcası Abbas ile halası Safiyye bint Abdülmuttalib ve bazı torunları da burada yat­maktadır. Bakî'a defnedilenler arasın­da, Hz. Peygamber'in "benim ikinci an­nem" dediği Hz. Ali'nin annesi Fâtıma bint Esed ile süt annesi Halîme, Resûl-i Ekrem'in zevcelerinden başta Hz. Âişe olmak üzere Hafsa, Ümmü Seleme, Zey­neb bint Huzeyme, Zeyneb bint Cahş, Safiyye, Reyhâne ve Mâriye bulunmak­tadır. Cennetü'I-Bakî'a birçok sahâbî ya­nında Ehl-i beytin ileri gelenleri, tabiîn neslinden birçok kimse defnedilmiştir. Sahâbîlerden ise Halife Hz. Osman. Abdurrahman b. Avf, Sa'd b. Ebü Vakkas, Abdullah b. Mes'üd, Suheyb b. Sinan ve Ebû Hüreyre zikredilebilir.

Hz. Âişe'nin rivayetine göre Resûlullah zaman zaman Cennetü'l-Bakl'a gi­der ve orada medfun bulunanlara dua ederdi. Bazı cenaze namazlarını burada kıldırırdı. Habeşistan hükümdarı Asha-me'nin gıyabî cenaze namazını da Bakî'da kıldırmıştı. Bazan ordularını bura­dan sefere uğurlardı.

Hz. Hasan ile Hz. Abbas'ın kabirleri­nin üzerine 529'da (1135) Müsterşid-Billâh'ın emriyle, bir kapısı ziyaret için hergün açılan iki kapılı yüksek bir kub­be ve türbe yapılmıştır. Eyüp Sabri Pa­şa, Kubbe-i Ehl-i beyt adı verilen bu tür­benin türbedarlık ve bevvâblık vazifesi­nin padişah beratı ile Şafiî müftüsü Seyyid Ca'fer b. Süleyman el-Berzencî nes­line verilmiş olduğunu zikreder. Hz. Osman'ın kab­ri üzerine de 601'de (1205) Selâhaddîn-i Eyyûbi'nin emriyle bir kubbeli türbe ya­pılmıştır. Evliya Çelebi Baki'da türbesi bulunanların adlarını zikrettikten son­ra sandukalarının altın işlemeli yeşil at­lasla örtülü olduğunu, türbedarların "öd-i mâverdî" yakarak ziyaretçilere gü­zel koku sunduklarını, Hz. Âişe'nin tür­besinin Kanunî Sultan Süleyman tara­fından 1543'te yenilendiğini, ayrıca Hz. Peygamber'in, annesi Âmine'yi Ebvâ'dan buraya süt annesi Halîme'nin yanına hicretin 6. yılında nakletmiş olduğunu ha­ber vermektedir.

1806 yılında Suûd b. Abdülazîz Medîne-i Münevvere'yi istilâ edince Cennetü'l-Bakî'daki mezar taşlarını ve tür­beleri yıktırdı; II. Abdülhamid bunları yeniden yaptırmışsa da 1926'da Suûdîler'den Abdülazîz b. Suûd türbe ve me­zarları yeniden yıktırmıştır. Bugün hiç­bir türbe ve mezar taşının bulunmadığı Bakî' yine mezarlık olarak kullanılmak­tadır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi
Kaynak:Filozof.net



Bu kabristanda, yaklaşık onbin sahabinin medfun olduğu rivayet edilir.

Zaman zaman bir çok kabir tahrip edildi,açıldı kazıldı taş atıldı toprağı kaldırıldı..
Kimileri Kur'an'i Kerim'de mezarların kaybolmasına dair ayet var böyle olması gerekiyordu zaten diyor,bu konuda bilgim olmadığı için buraya hiç vurgu yapmadan üzerinde durmadan geçmek istiyorum(Doğrusunu Allah bilir)

Benim tüm gördüklerim ve okuduklarımdan anladığım bir tek şey var ve ben bunu tutmak istiyorum..



Onlar hep tevazu içineydiler kimbilir belki de Allah onlara saygısından kabirlerinin o şekilde kalmalarını arzu etti.
Onlar daima dünya malından görkem ve ihtişamından uzak duranlardan idi..Dünya nimetleri içinde yüzerken dahi dünya evlerine girdi belki ama yüreklerine Allah ve Peygamberinden başkasına yer verilmedi,girmedi..
Kimbilir belki de mezarlarının da bu durumda olmaları bunu yaşatmak andırmak içindir..
Allah hepsinden razı olsun(amin)
Onlar ki Allahın kendilerinden razı olduğu bizler için her biri mükemmel bir örnek müslümandı..

Nitekim hadis-i şerifte Efendimiz buyurdu ki:“Ashabım gökteki yıldızlar gibidir; hangisine uyarsanız hidayet bulursunuz”



Onlar nerde olursa olsunlar bizim için birer yıldız birer pusuladır..
Efendimizin varlığı nasıl ki sürekli bizimle beraber ise onların da arkasında sürekli olacaktır.. 
Böyle düşünerek böyle bittirmek istiyorum bu yayını..
Doğrusunu Allah bilir..
Yukarıdaki resme bakınca o kadar çok şey anlatıyor ki sanki..karşımda duran ashabın kabirleri ve tam arkasında Mescid-i Nebevi..
Efendimizin (s.a.s) bu karede böyle yanlarında oluşu,o mutevazi kubbenin önünde sessiz ve tüm sadelikleriyle tüm şeref ve bıraktıklarıyla ebedi aleme göçmüş oluşları ve bunu bizlere bu şekilde göstermeleri muhteşem bir derstir.
İstanbula gittiğimde muhteşem mezarlıklardan geçtik..hiç birinin üzerindeki adını şanını okuyamadık,orada kim yatıyor bilemedik..öylesine geçtik önlerinden bir Fatiha dahi zaman zaman okumayı düşünemedik..
öylesine müthiş olmalarına rağmen,öylesine ihtişamlı yaşamalarına rağmen ve akılda kalır unutlumaz olmalarını arzulamalarına rağmen kim oduklarını bilemeden hatta yaptırdıkları çeşmelerin akmadığı için su dahi içip sevaplarını artıramadan sıradan bir yerden geçer gibi geçtik önlerinden..
Allah onlara da rahmet etsin..
Kabrin görkemi,mezarın mermeri veya süsleri şüphesiz toprağın altına geçemez,toprağın altındaki fayda veremez..
Aslolan toprağın altı için yapılan güzellikler,süslemeler ve yatırımlardır..gerisi,dünya malı dünya süsü..
Dünya ise elbet,fani..


Sevgilerimle..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Kemal Sayar-Yavaşla-Okunur ama Bitmez


Kemal Sayar'ın ''YAVAŞLA'' kitabını bittirdim demeye varmasa da dilim sonuç itibariyle görünen kitabın nihayete erdiğidir..
Okunacak yerleri bitmedi,üzerinde durulacak noktaları bitmedi,çizilecek cümleleri henüz çizilemediyse de bu kitabı okumanın ne denli doğrular ne kadar yerinde tespitler içerdiğini tekrar tekrar okunan bir satır veya bir cümleye dönüş yaptığınızda anlaşılıyor..

Bitti diyemiyorum bu kitaba..çünkü sürekli açıp içindekilerden faydalanabileceğim bölümleri mevcut..bu durumda böyle özelliği olan kitaplar asla bitti tabirine layık değiller kanımca..

Kitabı aldığımda zamanın hızından,teknolojinin sürekli ve ayarsız gelişiminden kısaca modern günlük hayatımızı yavaşlatacak içeriğe sahip olduğunu düşünmüştüm,yine öyle..yine öyle olmasına da..bu kitap bundan daha fazlasını verdi bana..

Sezgileri biraz daha fazla çalışan veya daha doğrusu biraz daha fazla gelişmiş olanlar bu kitaptan kesinlikle istifade edebilecek,farkında olup da anlamladırmakta zorluk çektiklerine anlam girdirebileceklerdir..

Altını çizdiklerim tekrar tekrar okumak istediklerim değil..üzerinde düşündükçe 'ne kadar da doğru,ne kadar da yerinde bir tespit' dediklerimdir..

Her psikoloğun kitabı okunmaz görüşündeyim..
Bu kitap okutuyor kendini..






Altını çizdiğim o kadar çok tespit-cümlesi var ki buraya aktararak sizi ve gözlerinizi yormak istemedim..
İkiyüzonyedi sayfalık ince denilecek bir kitap..size vereceklerin ağırlığı şüphesiz çok daha fazla çok daha ağır..

Düşündürebilir..başka pencereden baktırabilir,eski güzel üzerinde savaştığımız,üzerinde emek verdiğimiz değerlerimizi hatırlatabilir..


Bir teşekkür:

YAVAŞLA kitabını hediye eden arkadaşım Bahar YORGUN(BAHAR'IN ELLERİ)a bir kez daha teşekkür etmek istiyorum huzurlarınızda..

Sağolasın can..

Sevgilerimle..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

1 Eylül 2013 Pazar

Şeytan Hileleri-En Eski Düşman


Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinin SECERET' ÜL KEVN eserinden özetlenerek alınmıştır.

Muaz b, Cebel rivayet ediyor :
- Bir gün Resullullah (s.a) ile beraberdik. Ansardan birinin evinde toplanmıştık.. Tam bir cemaat olmuştuk. Sohbete dalmıştık.
Bu arada, dışarıdan bir ses geldi :
- Ev sahibi..... içerdekiler... Eve girmem için bana izin verir misiniz? Benim sizden bir dileğim var.
 Resullullah (s.a) Efendimiz,
-Bu seslenen kimdir bilir misiniz?
-En iyi bilen ALLAH ve Resuludur.
- O, lain iblistir. 'Şeytandır' Allah'ın laneti onun üzerine olsun.
Hz. Ömer :
-Ya Resullullah, bana izin veriniz onu öldüreyim.
- Dur ya Ömer, biliyomusun ki; ona belli bir vakte kadar mühlet verilmiştir... Öldürmeyi bırak. Kapıyı ona açın gelsin... O buraya gelmek için emir almıştır. Diyeceklerini anlamaya çalışınız. Size anlatacaklarını iyi dinleyiniz.

Kapı açıldı...
Bir ihtiyar. Şaşı. Aynı zamanda köse. Çenesinde altı veya yedi kadar kıl sallanıyor. At kılı gibi. Gözleri yukarı doğru açılmış. Kafası, büyük bir fil kafası gibi. Dudakları da, bir manda dudağına benziyordu.
Sonra, şöyle bir selam verdi ;
-Selam ya Muhammed; selam size ey cemaat-i müslimin.
-Selam Allah'ındır ya lain.  Bir iş için geldiğini duydum; nedir o iş?
-Benim buraya gelişim kendi arzumla olmadı. Mecburen geldim.
-Nedir o mecburiyetin ?
-İzzet sahibi Rabbın katından bana bir melek geldi. Ve dedi ki;
"Allah-ü Taâlâ sana emir veriyor: Muhammed'e gideceksin. Ama düşük ve zelil bir halde. Tevazu ile. Ona gideceksin ve ademoğullarını nasıl kandırdığını anlatacaksın. Onları nasıl aldattığını söyleyeceksin bir bir ona. Sonra o sana ne sorarsa doğrusunu diyeceksin."
Sonra ...  Allah-ü Taâlâ buyurdu ki :
"Söylediklerine bir yalan katarsan, doğruyu sölemezsen... seni kül ederim; rüzgara savurur... Düşmanlarının önünde, seni rüsvay ederim."
İşte ... böyle; ya Muhammed, o emir üzerine sana geldim.  Arzu ettiğini bana sor. Şayet bana sorduklarına doğru cevap vermezsem;düşmanlarım benimle eğlenecek. Şu muhakkak k , düşmanlarımın eğlencesi olmaktan daha zor bir şey yoktur.

Halk Arasında En Çok Sevmedikleri

Bundan sona Resullullah (s.a.) Efendimiz şöyle sordu :

-Madem ki, sözlerinde doğru olacaksın. O halde bana anlat:  Halk arasında en çok sevmediğin kimdir ?
Şeytan şu cevabı verdi :
-Sensin ya Muhammed. Allah' ın yarattıkları arasında senden daha çok sevmediğim kimse yoktur. Sonra senin gibi kim olabilirki?
-Benden sonra, en çok kimlere buğuzlusun ve sevmezsin?.
-Müttaki bir gence ki ... varlığını Allah yoluna vermiştir.
-Sonra kimi sevmezsin?
-Kendisini sabırlı bildiğim  şüpheli işlerden sakınan alimi ...
-Sonra ?
-Temizlik işinde... yıkadığı yerleri üç defa yıkamayı adet eden kimseyi.
-Sonra ?
-Sabırlı olan bir fakiri ki ; ihtiyacını kimseye anlatmaz... Halinden şikayet etmez.
-Peki, bu fakirin sabırlı olduğunu nerden bilirsin ?
-Ya Muhammed,  ihtiyacını kendi gibi birine açmaz. Her kim ihtiyacını kendi gibi birine üç gün üst üste anlatırsa, Allah onu sabredenlerden yazmaz. Sabırlı kimselerin işi buna benzemez. Hasılı , onun sabrını; halinden, tavrından ve şikayet etmeyişinden anlarım.
-Sonra kim ?
-Şükreden zengin.
-Peki, ama zenginin şükreden olduğunu nasıl anlarsın ?
-Onu görürsem ki , aldığını helal yoldan alıyor ve mahalline harcıyor. Bilirim ki: şükreden bir zengindir.

İbadet Esnasında Şeytanın Hali

Resullullah (s.a.) Efendimiz bu defa mevzuu değiştirdi ve ona başka bir sual sordu :
-Peki, ümmetim namaza kalkınca, senin halin nice olur?
-Ya Muhammed, beni bir sıtma tutar. Titrerim.
-Neden böyle olursun; ya lain ?
-Çünkü bir kul, Allah için secde edince bir derece yükselir.
- Peki ya oruç tuttukları zaman nasıl olursun ?
-O zaman da bağlanırım. Taa, onlar iftar edinceye kadar.
-Peki ya hac yaptıkları zaman nasıl olursun ?
-O zaman da çıldırırım.
-Peki, ya Kur'an okudukları zaman nasıl olursun ?
-O zaman da, eririm. Tıpkı ateşte eriyen bir kurşun gibi eririm.
-Peki ya sadaka verdikleri zaman halin nasıldır ?
-Ha, işte.. o zaman halim pek yaman olur. Sanki sadaka veren, bir testere alır eline, ve beni ikiye böler.
-Neden öyle testere ile ikiye biçilirsin, ya Ebamürre ?
- Çünkü sadakada dört güzellik vardır. Şöyle ki ;
1-Allah-ü Teala, sadaka verenin malına bereket ihsan eyler.
2-O, sadaka veren kimseyi halkına sevdirir.
3-Allah-ü Teala, onun verdiği sadakayı , cehennemle arasında bir perde yapar.
4-Allah-ü Teala, belayı sıkıntıyı ve ahları ondan defeder.

Dört Halife Hakkında Görüşleri

Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz ashabı hakkında bazı sorular sordu:
-Ebubekir için ne dersin ?
-O bana cahiliyet devrinde bile itaat etmedi... İslam'a girdikten sonra nasıl bana itaat eder ?
-Peki, Ömer b. Hattab için ne dersin ?
-Allah'a yemin ederim ki; her gördüğüm yerde ondan kaçarım.
- Peki, Osman b. Affan için ne dersin ?
-Ondan utanırım ... hem de çok ... Nasıl ki, Rahman' ın melekleri de ondan utanırlar.
-Peki, Ali b. Ebutalib için ne dersin ?
-Ah onun elinden bir kurtulsam... O, kendi başına kalsa; ben kendi başıma kalsam... O beni bıraksa.... ben de onu bıraksam .. Ben onu bırakırım; ama o beni bırakmaz.

Şeytan Kimi Azdıramıyor?

Resullullah (s.a.) Efendimiz, yukarıdaki soruları sorduktan ve şeytanın verdiği cevaplar kısmen bittikten sonra, şöyle buyurdu :
- Ümmetime saadet ihsan eden; seni taa, belli bir vakte kadar şeki kılan Allah'a hamd olsun.
Resullullah (s.a.) Efendimiz' in o cümlesini duyan lain iblis şöyle dedi :
- Heyhat, heyhat... Ümmetin saadeti nerede? Ben, o belli vakte kadar diri kaldıkça, sen ümmetin için nasıl ferah duyarsın?.. Ben, onların kan mecralarına girerim. Etlerine karışırım. Ama onlar, benim bu halimi göremez ve bilemezler. Beni yaradan ve baas gününe kadar bana mühlet veren Allah'a yemin ederim ki: Onların tümünü azdırırım. Cahillerini ve alimlerini... Ümmilerini ve okumuşlarını... Facirlerini ve abidlerini .. Hasılı, bunların hiçbiri elimden kurtulamaz. Fakat, Allah'ın halis kullarını... Evet, bunları azdıramam.

Bunun üzerine Resullullah (s.a.) Efendimiz sordu :
-Sana göre ihlas sahibi olan muhlis kullar kimlerdir ?
-Bilmez misin? ya Muhammed, bir kimse ki, dirhemini ve dinarını sever ... O Allah için bir ihlasa sahip değildir. Bir kimseyi görürsem ki; dirhemini dinarını sevmez; övülmekten, medhedilmekten hoşlanmaz.. bilirim ki o : ihlâs sahibidir... Hemen onu bırakır kaçarım.
Bir kul malı ve övülmeyi sevdiği süre, kalbi de dünya arzularına bağlı kaldığı müddet, o size vasfını yaptığım kimseler arasında bana en çok itaat edendir. Bilmez misin ki: mal sevgisi, büyük günahların en büyüğüdür. Bilmez misin ki ya Muhammed, baş olma sevgisi yine büyük günahların en büyükleri arasındadır.
Ya Muhammed, bilmez misin? Benim yetmiş bin tane çocuğum var. Bunların her birini bir başka yere tayin etmişimdir. Sonra o her çocuğumla birlikte yine yetmiş bin tane şeytan vardır.  Onların bir kısmını ulemaya gönderdim. Bir kısmını gençlere yolladım. Bir kısmını da, meşayihe saldım. Bir kısmını da ihtiyar kadınlara musallat ettim. Gençlere gelince, aramızda hiçbir anlaşmazlık yoktur. Onlarla gayet iyi geçiniriz. Çocuklara gelince... onlarla da, bizimkiler istedikleri gibi birlikte oynarlar. Bizimkilerin bir kısmını da abidlerin başına dert ettim. Bir kısmını da zahidlerin. Onlar bunların yanına girer; halden hale sokarlar. Bir tepeden öbürüne ... hep dolaştırıp dururlar. Öyle bir hal alırlar ki; başlarlar, sebeplerden herhangi birine sövmeye... İşte... böylece, onlardan ihlası alırım. Onlar bu halleri ile yaptıkları ibadeti, ihlassız yaparlar gayrı .. Ama , bu hallerin farkında olmazlar. Bilmez misin; ya Muhammed, Rahip Borsisa: tam yetmiş yıl ihlas ile Allah' a ibadet etti. Bu ibadetleri sonucunda ona öyle bir hal ihsan edilmişti ki ; Her dua ettiği hasta, duası ve bereketi ile şifa oluyordu. Onun peşine takıldım. Zina etti. Katil oldu. Sonunda da küfre girdi. Bu o kimsedir ki ; Allah-ü Teala aziz kitabında , ona şöyle anlatır :

"Şeytan hali gibidir ki; o insana: 'Kafir ol .. Dedi. Vaktaki o kafir oldu.: bu defa ona şöyle dedi:  Ben senden uzağım... Ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım ." (59/16)

İblis bundan sonra bazı kötü huylar üzerinde durdu. Ve onların her birinden nasıl istifade ettiğini anlattı..

YALAN

- Bilmez misin ya Muhammed, yalan bendendir ve ilk yalan söyleyen de benim. Her kim yalan söylerse ... o benim dostumdur. Her kim yalan yere yemin ederse ... o da benim sevgilimdir. Bilmez misin ya Muhammed , ben Adem'e ve Havva'ya yalan yere Allah adına and içtim. "Muhakkak ben size nasihat ediyorum." (7/16) Dedim... Bunu yaparım : çünkü yalan yere yemin gönlümün eğlencesidir.

GIYBET - KOĞUCULUK


-Gıybet ve koğuculuğa gelince .... Onlarda benim meyvelerimdir ve şenliğimdir.

NİKAH ÜZERİNE YEMİN ETMEK

-Her kim talak üzerine yemin ederse ... günahkar olacağından endişe edilir. İsterse bir defa olsun .. İsterse doğru şey üzerine olsun. Her kim talakı ağzına alırsa .. taaa.. hakikati belli oluncaya kadar karısı ona haram olur. Onlar bu halleri ile kıyamete kadar meydana getirecekleri çocuklar hep zina çocuğu olur. Ağza alınan o talak kelimesi yüzünden hepsi cehenneme girer.

NAMAZ ve ŞEYTAN

- Ya Muhammed, o her ne zaman ki, namaza kalkmak ister; tutarım .

    Ona vesvese veririm. Derim ki: "henüz vakti var. Sende meşgulsün. Hele şimdilik işine bak sonra kılarsın." Böylece o: Vaktinin dışında namazını kılar. Ve bu sebepten onun kıldığı namaz yüzüne atılır. Şayet o kimse beni mağlup ederse; ona insan şeytanlarından birini yollarım... Böylece onu vaktinde namaz kılmaktan alıkoyar.
    O, bunda da beni mağlup ederse; bu sefer onun hesabını namazında görmeye bakarım. O namazın içinde iken;  sağa bak, sola bak derim. O da bakar. O ki böyle yaptı. Yüzünü okşar alnından öperim. Bundan sonra ona: Sen ebedi yaramaz bi iş yaptın. Derim ve böylece onun huzurunu bozarım. Sende bilirsin ki ya Muhammed, her kim namazda , sağa ve sola çokça bakarsa , Allah onun namazını kabul etmez.
    Bunda da ona mağlup olursam. Yalnız başına namaz kıldığında yanına giderim. Ve ona; çabuk çabuk kılmasını emrederim. O da, başlar; namazını çabuk çabuk kılmaya. Tıpkı horozun, gagası ile yerden birşeyler topladığı gibi.
    Bu işi yaptırmakta da ona başarı kazanamazsam bu sefer, cemaatle namaz kılarken onun yanına varırım. Orada başına bir gem takarım. Başını imamdan evvel secdeden ve rükü'dan kaldırırım. İmamdan evvel de secde ve rüku yaptırırım. İşte o böyle yaptığı için, kıyamet günü, Allah onun başını eşek başına çevirir.
    O kimse bunda da beni yener ise. Bu defa, ona namazda parmaklarını çıtlatmasını emrederim. Böylece o beni tesbih edenlerden olur. Ama bu işi ona namaz içinde yaptırmaya muvaffak olursam.
    Bunda da mağlup olursam, bu sefer ona tekrar giderim. Namaz içinde iken burnuna üflerim. Ben üfleyince, o esnemeye başlar. Şayet o, bu esneme esnasında elini ağzına kapamazsa; onun içine küçük bir şeytan girer, dünya hırsını ve dünyevi bağlarını çoğaltır. İşteb undan sonra o kimse, hep bize itaat eder. Sözümüzü dinler. Dediklerimizi yapar.

Şeytan bundan sonra konuşmasına devam etti :
-Sen ümmetin hangi saadetinten ferah duyarsın ki ? Ben onlara ne tuzaklar kurarım... ne tuzaklar. Miskinlerine , çaresizlerine ve zavallılarına giderim. Namazı bırakmalarını emrederim. Ve onlara derim ki :
-Namaz size göre değil.. O, Allah'ın afiyet ihsan ettiği ve bolluk verdiği kimseler içindir.
 Sonra hastalara giderim :
-Namaz kılmayı bırak " derim çünkü Allah-ü Teala: "hastalara zorluk yok....." (24/61) buyurdu.  İyi olduğun zaman kılarsın. Ve böylece o, namazını bırakır. Hatta küfre de gidebilir. Şayet o, hastalığında namazı terkederek ölüp giderse, Allah'ın huzuruna çıkarken, Allah-ü Teala'yı öfkeli bulur.

Sonra şöyle dedi :
-Ya Muhammed, eğer bu sözlerime yalan kattımsa, beni akrep soksun. Sonra.... Eğer yalan varsa .. Allah 'tan dile beni kül eylesin.

İblis bundan sonra konuşmalarına devam etti ve şöyle dedi :
-Ya Muhammed, sen ümmetin için ferah mı duyuyorsun ? Halbuki ben onların altı da birini dininden çıkardım.

Şeytanın Arkadaşları

Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz ona, yani İblis'e aşağıdaki şekilde kısa kısa bazı sorular sordu. O da bunlara cevap verdi :
-Ya lain, senin oturma arkadaşın kim ?     
-Faiz yiyen.
-Dostun kim ?    
-Zina eden.
-Yatak arkadaşın kim ?   
- Sarhoş
-Misafirin kim ?      
-Hırsız.
-Elçin kim ?      
-Sihirbazlar.
-Gözün nuru nedir?   
-Karı boşamak.
-Sevgilin kim ?    
-Cuma namazını bırakanlar.
-Ya lain, senin kalbini ne yıkar ?  
-Allah yolunda cihada koşan atların kişnemesi.
-Senin cismini ne eritir ?     
-Tevbe edenlerin tevbesi.
-Ciğerini ne parçalar, ne çürütür ? 
-Gece ve gündüz, Allah'a yapılan bol bol istiğfar.
-Yüzünü ne buruşturur ?      
-Gizli sadaka.
-Gözlerini kör eden nedir ?     
-Gece namazı.
-Başını eğdiren nedir ?      
-Çokça kılınan cemaatle namaz.
-Sana göre insanların en saadetlisi (!) kimdir?  
-Namazını bilerek kasden bırakanlar.
-İnsanların en şakisi kimdir ?  
-Cimriler
-Seni işinden ne alıkoyar ? 
-Ulema meclisleri
-Yemeğini nasıl yersin ?    
-Sol elimle parmaklarımın ucu ile.
-Sam yeli estiği zaman ve ortalığı sıcaklık bastığı zaman çocuklarını nerede gölgelendirirsin ?
-İnsanların tırnaklarının arasında.
-Rabbinden neler talep ettin ?
-On şey talep ettim.
- Nedir onlar ya lain ?
-Şunlardır :

Şeytanın Allah'tan On Talebi

1. Allah'tan diledim ki, beni ademoğullarının malına ve evladına ortak ede. Bu ortaklık talebimi yerine getirdi. Ki bu:  "Onlara ortak ol... Mallarına ve çocuklarına . Onlara vaad et. Halbuki şeytan onlara gurur vaad eder..." (17/64) Ayet-i Celilesi ile sabittir.

    Her besmelesiz kesilen hayvan etinden yerim, faiz ve haram karışan yemeklerden yerim. Şeytandan Allah'a sığınılmayan  malın da ortağıyım.
    Cinsi münasebet anında; Allah'a şeytandan sığınmayan kimse ile birlikte hanımı ile birleşirim. Ve o her birleşmeden hasıl olan çocuk, bize itaat eder. Sözümüzü dinler.
    Her kim hayvana binerken, helal yola gitmeyi değil de, aksini isteyerek binerse, bende onunla beraber binerim. Yol  arkadaşı ve binek arkadaşı olurum. Bu da Ayet-İ Kerime ile sabittir. "Onlar üzerine süvarilerinle, piyadelerinle yaygara çıkart." (17/64)

2. Allah-ü Teala'dan diledim ki : Bana bir ev vere .. Bu dilediğim üzerine hamamları bana ev olarak verdi.
3 .Diledim ki bana bir mescid vere. Pazar yerlerini bana mescid yaptı.
4. Benim için bir okuma kitabı vermesini istedim. Şiirleri bana okuma kitabı olarak verdi.
5. İstedim ki; bir ezan vere , Mezmurları verdi.
6. Diledim ki; bana bir yatak arkadaşı vere.. Sarhoşları verdi.
7. Diledim ki; bana yardımcılar vere... Bunun içinde kaderiye mensuplarını verdi.
8. İstedim ki; bana kardeşler vere... Mallarını boş yere israf edenleri verdi. Bir de masiyet yoluna para harcayanları. Bunlarda şu Ayet-i Kerime ile sabittir :
"O kimseler ki ; mallarını boş yere harcarlar... Onlar şeytanın kardeşleri olmuşlardır." (17/27)

Bir ara Resullullah (s.a.) Efendimiz şöyle buyurdu :
- Eğer söylediklerini, Allah'ın kitabındaki ayetlerle ispat etmeseydin. Seni tastik etmezdim.
Bundan sonra İblis devam etti :
-Ya Muhammed, Allah'tan diledim ki; ademoğullarını ben göreyim; ama onlar beni göremeyeler. Bu dileğimi de yerine getirdi. Diledim ki; ademoğullarının kan mecralarını bana yol yapa; Bu da oldu. Böylece ben, onlar arasında akıp giderim. Gezerim. Hem nasıl istersem. Bütün bu isteklerimi verdi . " Hepsi sana verildi, buyurdu. " Ve ben bu hallerimle iftihar ederim. Sonra şunu da ekleyeyim ki ; benimle beraber olanlar , seninle beraber olanlardan daha çoktur. İşte... Böylece kıyamete kadar, ademoğullarının ekserisi benimle beraber olurlar.

Bundan sonrasını İblis şöyle anlattı :

    Benim bir oğlum vardır. Adı: ATEME'dir. Bir kul, yatsı namazını kılmadan uyursa gider; onun kulağına bevleder. Eğer böyle olmasaydı; imkan yok, insanlar namazlarını eda etmeden uyuyamazlardı.
    Benim bir oğlum daha vardır ki; onun adı da MÜTEKAZİ 'dir. Bunun vazifesi de ; yapılan gizli amelleri yaymaya çalışmaktır. Mesela bir kul , gizli bir taat işlerse .. ve bu yaptığını da gizlemeye çalışırsa MÜTEKAZİ onu dürter. En sonunda o gizli amelin yayılmasına ve açığa çıkarmaya muvaffak olur. Böylece ; Allah-ü Teala onun yüz sevabından doksan dokuzunu imha eder. Çünkü bir kulun yaptığı gizli bir amel için tam yüz sevap verilir.
    Sonra .. Benim bir oğlum daha vardır . Onun adı da KÜHAYL dir. Bunun işi de, insanların gözlerini sürmelemektir. Bilhassa, ulema meclisinde ve hatip hutbe okurken. Bu sürme onların gözüne çekildi mi , uyuklamaya başlarlar. Ulemanın sözlerini işitmezler. Böylece hiç sevap alamazlar.

Bundan sonra İblis şöyle anlattı :

-Hangi kadın olursa olsun .. Onun kalktığı yere şeytan oturur. Sonra kadının kucağında mutlaka bir şeytan durur. Ve onu, bakanlara güzel gösterir. Sonra o kadına bazı emirler verir. Mesela:  Elini kolunu dışarı çıkar ; göster. Der .. o da  bu emri tutar. Elini, kolunu açar, gösterir. Bundan sonra, o kadının haya perdesini tırnakları ile yırtar.

İblis bundan sonra ; Resullullah (s.a.) Efendimiz' e kendi durumunu anlatmaya başladı :

-Ya Muhammed bir insanı delalete sürüklemek için elimde bir imkan yoktur. Ben ancak vesvese veririm. Ve bir şeyi güzel gösteririm. O kadar. Eğer delalete sürüklemek elimde olsaydı, yeryüzünde;  "Allah'tan başka ilah yoktur ve Muhammed Allah'ın resülüdür." diyen herkesi, oruç tutanı ve namaz kılanı hiç bırakmazdım. Hepsini delalete düşürürdüm. Nasıl ki senin elinde de, hidayet nevinden bir şey yoktur. Sen ancak Allah'ın Resulusun. Ve tebliğe memursun. Şayet hidayet elinde olsaydı, yeryüzünde tek kafir bırakmazdın. Sen Allah'ın halkı üzerinde bir hüccetsin. Bende , kendisi için ezelde şekavey yazılan kimselere sebebim. Said olan kimse, taa, ana karnında iken saiddir. Şaki olan da  yine ana karnında iken şakidir. Saadet ehli kılan da Allah, Şekavet ehli kılan da Allah .

Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz şu iki Ayet-i Kerimeyi okudu.
"Bunlar, taa sonuna kadar böyle değişik şekilde devam edecek... Ancak Rabbın esirgedikleri hariç.." (11/118-119)
"Allah'ın emri behemehal yerini bulan bir kaderdir." (33/38)

Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz, İblise şöyle buyurdu :
-Ya Ebamürre, acaba senin bir tevbe etmen ve Allah' a dönmen mümkün değil mi ? Cennete girmene kefil olurum.
Bunun üzerine İblis şöyle dedi :
-Ya Resullullah, iş verilen hükme göre oldu. Karar yazan kalemde kurudu. Kıyamete kadar olacak işler olacaktır. Seni peygamberlerin efendisi kılan, cennetin ehlinin hatibi eyleyen ve seni halkı içinden seçen ve halkı arasında bir gözde yapan, beni de şakilerin efendisi kılan ve cehennem ehlinin hatibi eyleyen Allah'tır. Ve O: bütün eksik sıfatlardan münezzehtir.

Ve İblis cümlelerini şöyle tamamladı :
-İşte bu söylediklerim sana son sözümdür. Ve bütün söylediklerimi de doğru dedim.

 Evvel, ahir, zahir batın, alemlerin Rabbı olan Allah' a hamd olsun.
 Efendimiz Muhammet Nebiye Allah salat eylesin. Keza onun ailene de ashabına da ..

.Amin

Şeytanın düşünce hareket etme hakkında dahafazla bilgi için ilham veren ve düşündüren linkteki videoyu şiddetle tavsiye ederim..
İnsan tanımadığı şeyden korkar..tanıdığını ya sever ya uzaklaşır ya benimser ya da ona karşı tedbir alır.
Buyrun kardeşlerim:En Eski Düşmana Karşı

Okuyandan ilzeyenden Allah Razı Olsun..
Rabbim istifade etmemizi nasip etsin inşaAllah..


Güzel geçsin gününüz..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Recent in Recipes

SON YAZILAR